Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/5278 E. 2024/8802 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5278
- Karar No
- 2024/8802
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1005 Değişik İş SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması "....5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’na muhalefet suçundan sanık ...'un, anılan Kanun’un 3/2, 3/22, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 inci ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, 2.725,00 Türk lirası vekâlet ücretinin sanıklardan eşit oranda tahsili ile katılan kuruma verilmesine dair Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.09.2019 tarihli ve 2018/252 Esas, 2019/588 Karar sayılı kararının, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 05.11.2019 tarihli ve 2019/38 Esas, 2019/35 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini takiben, Hopa Cumhuriyet Başsavcılığınca, 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik (etkin pişmanlık) gereğince uyarlama yapılmasına yönelik talepte bulunulması üzerine, talebin kabulü ile infazın durdurulmasına dair Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2020 tarihli ve 2018/252 Esas, 2019/588 Karar sayılı ek kararını müteakip, sanık tarafından ödeme yapılmadığı ve suç tarihi itibarıyla suça konu eşyanın fahiş değerde olduğundan bahisle hüküm kurulmasına yer olmadığına ilişkin Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.03.2021 tarihli ve 2020/1332 Esas, 2021/476 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın, sanığa suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödemesi hususunda bildirim yapılmadığı, önceki hükümdeki yargılama gideri ve vekalet ücretinin uyarlama yargılaması sonunda aynen gösterilmediği ve zarar giderilmediği gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyeceği şeklindeki gerekçelerle kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına dair Artvin Ağır Ceza Mahkemesinin 16.09.2021 tarihli ve 2021/519 Değişik İş sayılı kararı sonrasında, sanık tarafından ödeme yapılmadığı ve suç tarihi itibariyle suça konu eşyaların fahiş değerde olduğundan bahisle uyarlama yapılmasına yer olmadığına yönelik Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.09.2022 tarihli ve 2022/531 Esas, 2022/841 Karar sayılı kararına karşı yapılan itiraz üzerine, hükümlünün uyarlama yargılamasında ataması yapılan müdafiiden haberi olmadığı, Kanun'da yapılan değişikliklerin hükümlü lehine düzenlemeler içerdiği, kamu zararının giderilmesi durumunda hükümlünün lehine sonuçlar doğabileceği, bu itibarla daha önceden bağışık tutulma talebi olsa dahi tüm bu hususlardan hükümlünün haberdar edilmesi gerektiği, hükümlünün adresine ihtaratlı davetiye çıkartılmadığı ve yeniden savunması alınmadığı halde zararı giderip gidermeyeceği sorulmadan hükümlünün ödeme iradesinin bulunmadığından bahisle uyarlama yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi ile savunma hakkının kısıtlandığı, ayrıca mahkemece yapılan uyarlama yargılamasında verilen yeni kararda yargılama giderlerinden doğacak sorumluluğun infazda kuşku ve duraksama olmayacak şekilde saptanarak belirtilmesi ve bu doğrultuda kesinleşen önceki hükümdeki yargılama giderlerinin (vekâlet ücreti dahil) uyarlama hükmünde de aynen gösterilmesi gerektiğinden bahisle Artvin Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2023 tarihli ve 2022/1005 Değişik İş sayılı mercii kararı ile itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.05.2024 tarihli ve 94660652-105-08-17761-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/58400 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2024 tarihli ve KYB-2024/58400 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, 1- Mercii Artvin Ağır Ceza Mahkemesinin 06/02/2023 tarihli kararı ile, kesinleşen önceki hükümdeki yargılama giderlerinin (vekâlet ücreti dahil) uyarlama hükmünde de aynen gösterilmesi gerektiğinden bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de; Benzer bir olayla ilgili Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 25/06/2019 tarihli ve 2019/1832 Esas 2019/3352 Karar sayılı ilamında yer alan, "İnfaza esas alınacak olan uyarlama kararı ile uyarlamaya konu kesinleşmiş hüküm tüm sonuçları ile ortadan kalkacağından, uyarlama sonucu verilen kararda vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin de karara bağlanması gerektiğinin düşünülmemesi," şeklindeki açıklama dikkate alındığında, uyarlama kararı ile birlikte önceki hükmün geçerliliğini kaybedeceği nazara alınarak, uyarlama kararında ilk kararda hükmedilen miktarı geçmemek ve tahsilde tekerrür olmamak üzere yeniden vekâlet ücretine hükmedilmesinin gerektiği, ancak Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/09/2022 tarihli kararının uyarlama yapılmasına yer olmadığına ilişkin bir karar olduğundan önceki karardaki vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin anılan kararda gösterilmesinin gerekmediği gözetilmeden, 2- Yine anılan 06/02/2023 tarihli mercii kararı ile, uyarlama yargılaması aşamasında, sanığın zorunlu müdafiiden haberdar olmadığı, uyarlama yargılamasına ilişkin olarak savunmasının alınmadığı ve zararı giderip gidermeyeceği hususu sorulmadığından bahisle itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, 7242 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik uyarınca uyarlama yargılaması yapılması için infazın durdurulmasına dair Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/05/2020 tarihli ek kararını takiben, sanığın 07/12/2020 tarihinde İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/549 sayılı talimat numarası ile savunmasının alındığı, savunmasında avukatı ile birlikte ödemeye ilişkin olarak ayrıca beyanda bulunacağını ve ödemeye ilişkin süre talebinin olduğunu beyan etmesi karşısında, sanığın uyarlama yargılamasına ilişkin savunmasının alındığı gibi zararın ödenmesi hususunda da bilgisinin bulunduğu ve kendisini temsil eden avukatından da haberinin olduğu gözetilmeden, Yazılı şekilde itirazın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir..."şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Artvin Ağır Ceza Mahkemesinin 06.02.2023 tarihli ve 2022/1005 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.