Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/499 E. 2024/2875 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/499
- Karar No
- 2024/2875
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2021/7489 D.İş Kabahatli hakkında, 2918 sayılı Kanun'a muhalefet kabahatinden, aynı Kanun’un 48 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca 3.836,00 TL idari para cezası ve aday ... belgesinin iptali idari yaptırımlarının uygulanmasına karar verilmiştir. Kabahatli tarafından bu karara karşı başvuruda bulunulduğu, Ankara 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 17.06.2021 tarihli ve 2021/6891 D.İş sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verildiği, kabahatlinin bu karara itirazı üzerine de Ankara 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 30.06.2021 tarihli ve 2021/7489 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.01.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.01.2024 tarihli ve KYB - 2024/2324 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.01.2024 tarihli ve KYB - 2024/2324 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1-Dosya kapsamına göre; Benzer bir olayla ilgili Uyuşmazlık Mahkemesinin 26/10/2020 tarihli ve 2020/579 esas 2020/597 karar sayılı ilamında yer alan, "...... belgesinin belli bir süre için geri alınması değil iptal edildiği dikkate alındığında bu kararın idari davaya konu edilebilecek kesin ve yürütülmesi zorunlu idari bir işlem olduğu ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 19. maddesi kapsamında bulunmadığı gözetilerek, durumun saptanması idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun’un ikinci maddesinin (a) bendinde belirtilen iptal davasına uygun olarak açılan davanın görüm ve çözümünün idari yargı yerine ait olduğu sonucuna varılmıştır." şeklindeki açıklama dikkate alındığında, somut olayda, kabahatliye ait ... belgesinin belli bir süre için geri alınması değil iptal edildiği nazara alındığında, başvuruyu inceleme görevinin idari yargıya ait olduğu cihetle, yapılan başvurunun 5326 sayılı Kanunun 28/1-b maddesi uyarınca görev yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Kabule göre de; Olay tarihinde adı geçen kabahatlinin sevk idaresindeki ...plakalı aracı ile karışmış olduğu maddi hasarlı trafik kazası sonrasında, olaya müdahale eden polis memurlarınca alkol kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi amacıyla teknik cihaz kullanılmasını kabul etmeyen kabahatli hakkında 2918 sayılı Kanun'nun 48/9. maddesi gereğince idari para cezası uygulanarak daimi süreyle ... belgesinin geri alınmasına ilişkin tutanak tanzim edildiği, 2918 sayılı Kanun'un "Alkol, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin etkisi altında araç sürme yasağı:" başlıklı 48. maddesinde yer alan, "Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmeleri yasaktır. Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılır. Kişinin yaralanmalı veya ölümlü ya da kollukça müdahil olunan maddi hasarlı trafik kazasına karışması hâlinde, ikinci fıkrada belirtilen muayeneye tabi tutulması zorunludur. Teknik cihaz ile yapılan ölçüme itiraz eden veya bu cihaz ile ölçüm yapılmasına müsaade etmeyen bu sürücüler, en yakın adli tıp kurumuna veya adli tabipliğe veya Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kuruluşlarına götürülerek uyuşturucu veya uyarıcı madde ya da alkol tespitinde kullanılmak üzere vücutlarından kan, tükürük veya idrar gibi örnekler alınır. Bu işlem bakımından 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 75 inci maddesi hükümleri, beşinci fıkrası hariç olmak üzere uygulanır. Uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılıp kullanılmadığı ya da alkolün kandaki miktarını tespit amacıyla, kollukça teknik cihazlar kullanılmasını kabul etmeyen sürücülere 2000 Türk Lirası idari para cezası verilir ve ... belgesi iki yıl süreyle geri alınır." şeklindeki düzenleme ile, Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 18/09/2017 tarihli ve 2016/15527 esas, 2017/6940 karar sayılı ilâmında yer alan, "... Buna göre, kabahatli hakkında 48/9. maddesinde öngörülen idari yaptırımların uygulanması için uyuşturucu veya alkol kullandığının tespiti mecburiyeti yoktur. Ancak madde metninde devamla bahsedilen süreç; kolluk tarafından kişinin alkollü olduğundan şüphe edilmesi halinde, ayrıca yetkili trafik zabıtasınca adli kolluk görevi usule uygun biçimde üstlenildikten sonra, 2918 sayılı Kanun'un, trafik kazasına karışan sürücüler hakkında 48/2 ve 3. maddelerinde öngördüğü üzere, teknik cihaz ile yapılan ölçüme itiraz eden veya bu cihaz ile ölçüm yapılmasına müsaade etmeyen bu sürücülerin, alkollü olduklarının tespiti amacıyla, kamu gücü zorlamasıyla en yakın Adli Tıp Kurumuna veya adli tabipliğe veya Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kuruluşlarına götürülerek uyuşturucu veya uyarıcı madde ya da alkol tespitinde kullanılmak üzere vücutlarından kan, tükürük veya idrar gibi örnekler alınacağı düzenlenmektedir." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Somut olayda, sevk idaresindeki araç ile maddi hasarlı trafik kazasına karışan kabahatlinin alkol kullanıp kullanmadığının tespiti için kolluk görevlileri tarafından cihaz ile ölçüm yapılmasına müsaade etmemesi sebebiyle, alkol durumunun tespiti amacıyla, anılan düzenlemede belirtildiği şekilde kamu gücü zorlamasıyla en yakın Adli Tıp Kurumuna veya adli tabipliğe veya Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kuruluşlarına götürülerek alkol tespitinde kullanılmak üzere vücudundan kan, tükürük veya idrar gibi örnekler alınması gerektiği cihetle, bu tespit yapılmadan uygulanan idari yaptırımların hukuka aykırı olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (1) numaralı talep yönünden yapılan değerlendirmede; Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (1) numaralı isteminin KABULÜNE, 2.Ankara 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin, 30.06.2021 tarihli ve 2021/7489 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3.Bozma nedenine göre, kanun yararına bozma ihbarnamesindeki (2) numaralı istem yönünden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.03.2024 tarihinde karar verildi. ....