Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/4710 E. 2024/6705 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4710
- Karar No
- 2024/6705
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/142 E., 2015/260 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında beraat, sanıklar ..., ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Sanık ... hakkında onama, sanık ... hakkında bozma EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Sanık ... hakkında bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; sanık ... hakkında verilen beraat kararı usul ve kanuna aykırı olduğundan kararın sanık ... aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiin temyiz istemi; müvekkili hakkında verilen mahkûmiyet kararının hukuka aykırılık teşkil ettiğine, bozulması gerektiğine ve re'sen tespit edilecek nedenlere ilişkindir. 3.Sanık ...'nin temyiz istemi: hakkında verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, bozulması gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağına ve dosya kapsamına göre, 08.11.2013 tarihinde, Çaldıran ilçesi, Kandil köyü yolu üzerinde kaçak sigara yüklü bir kamyonetin olduğu ihbarı üzerine olay yerine gidildiği, 27 L 6822 plaka sayılı kamyonetin bozulması sonucu şoförün aracı durdurduğu, bu esnada güvenlik güçlerinin aracın önüne geçtiği, şoförün kaçarak gözden kaybolduğu, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcısı tarafından verilen yazılı arama emrine istinaden araçta yapılan aramada 5650 karton kaçak sigara ele geçirildiği, dosyada mevcut iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına dair kayıtlara istinaden sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Sanık ... aşamalardaki savunmalarında; sanıklar ... ve ...'i tanıdığını, fakat beraber kaçakçılık yapmadıklarını, bahsi geçen aracın ...'in kullanımında olduğunu bildiğini, 2013 yılında kaçakçılıktan 5 ay yattığını, bu işlere tövbe ettiğini, bu olaydan önce de aracı ...'in kullandığını, sigara yüklü aracı ...'e götürürken yakalandığını duyduktan sonra sırf merakından ...'i arayıp olayın doğru olup olmadığını sorduğunda olayın doğru olduğunu kendisine söylediğini beyan etmiştir. Sanık ... savunmasında; atılı suçlamayı kabul etmediğini, diğer sanıkları tanımadığını beyan etmiştir. Sanık ... savunmasında; ...'ı bir dönem Çaldıran ilçesinde yaşadığı için tanıdığını, ...'i ise tanımadığını, adına kayıtlı telefonu kendisinden başka kimsenin kullanmadığını, TAPE kayıtlarında ... ile olan konuşmaları kendisinin yapmadığını beyan etmiştir. A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden; Sanıkların savunmaları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanık ...'un diğer sanıklar ... ve ...'in eylemlerine iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak cezalandırılmasını gerektirecek nitelikte kesin, yeterli ve inandırıcı somut kanıt elde edilemediğinden sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık ... ve ... Haklarında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Tüm dosya kapsamına göre sanıklara ait ticari miktar ve mahiyette sigara ele geçirilmesi, savunmalarının atılı suçtan kurtulmaya yönelik olması, sanıklar ... ve ...'in dosyada bulunan TAPE kayıtlarına göre aralarında söz konusu sigaraların taşındığı aracın bozulması nedeniyle yakalandığına dair görüşmeler bulunması karşısında, sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eylemlerinin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delâletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek, Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukukî durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2-Suça konu kaçak sigaralara ilişkin kaçak eşyaya mahsus tespit varakası düzenlettirilmemesi, 3-İddianamede müsaderesi talep edilmeyen davaya konu kaçak eşya ve nakil aracı hakkında ek savunma hakkı tanınmak suretiyle müsaderesi hususunda karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... ve ... Haklarında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafii ve sanık ...'nin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.