Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/4414 E. 2024/7387 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/4414
- Karar No
- 2024/7387
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2942 E., 2023/2155 K. SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk derece mahkemesi kararının kaldırılarak açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmek suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
Sanık ... müdafiinin temyiz istemi üzerine, 19.06.2023 tarihinde usulüne uygun şekilde
tebliğ edilen karara karşı sanık ... müdafii tarafından 5271 sayılı Kanun'un 291 inci maddesinde belirlenen onbeş günlük kanuni süre geçtikten sonra 10.07.2023 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu,
Katılan EPDK vekilinin temyiz dilekçesi içeriğinin incelenmesinde 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na (5015 sayılı Kanun) muhalefet suçundan kurulan hükümlere yönelik olduğu, bu kapsamda Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan EPDK vekilinin temyiz nedenleri; 5015 sayılı Kanun kapsamında sanıkların lehine hüküm kurulurken, gerekli ve yeterli incelemenin yapılmadığına, hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE Katılan EPDK vekili tarafından sanıklar ..., hakkında da temyiz isteminde bulunulduğu görülmüş ise de, katılan vekilinin temyiz dilekçesinin içeriğinin münhasıran 5015 sayılı Kanun kapsamında olduğu, anılan sanıklar hakkında 5015 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle iddianame düzenlenmediği gibi mahkemece de bu hususta karar verilmediği anlaşılmakla katılan kurum vekilinin anılan sanıklar yönünden temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.
A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Sanık müdafiinin yokluğunda verilip 19.06.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen onbeş günlük kanunî süre geçtikten sonra 12.07.2023 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Katılan EPDK Vekilinin Sanıklar ..., ..., Hakkında 5015 sayılı Kanun Kapsamında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden İlk Derece Mahkemesince 5015 sayılı Kanun'a muhalefet suçu kapsamında sanıklar ..., ..., ..., ... yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ölüm nedeniyle davanın düşmesi kararları ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve aynı Kanun'un 67 nci maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın düşmesi kararlarının istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (h) bendinde yer verilen; “Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile
ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar”ın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan EPDK vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
C. Katılan EPDK Vekilinin Sanıklar ..., ..., Hakkında 5015 sayılı Kanun Kapsamında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden İlk Derece Mahkemesince 5015 sayılı Kanun uyarınca kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıkların ve katılan EPDK vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşma açılmaksızın yapılan yargılamada; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanıkların üzerine atılı ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 5015 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, dosya kapsamında en son suçun 18.02.2010 tarihinde işlendiği, bu itibarla 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin tamamlanmış olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükümlerinin kaldırılarak, sanıklar hakkında 5015 sayılı Kanun uyarınca açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine, suçta kullanılan 34 UJ 4244, 27 NJ 254, 27 NJ 191 plakalı nakil araçlarının iadesine şeklinde hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçeler yerinde görülmüş, dava zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle düşme kararı verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan EPDK vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
D. Katılan EPDK Vekilinin Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında 5015 sayılı Kanun Kapsamında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden İlk Derece Mahkemesince, sanıklar hakkında 5015 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanıkların istinaf kanun yoluna başvurmadıkları anlaşılmış ise de, katılan EPDK vekilinin 14.01.2022 havale tarihli istinaf dilekçesi içeriği incelendiğinde, anılan sanıklar yönünden de kurulan hükümlerin istinaf edildiğinin anlaşılması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanıklar ..., ... ve ... hakkında da davanın zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükmü istinaf etmedikleri şeklindeki gerekçeyle sanıklara sirayetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, ancak istinaf inceleme tarihi itibarıyla davanın zamanaşımına uğradığı anlaşılmıştır.
III. KARAR A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanık ... müdafiinin temyiz
isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan EPDK Vekilinin Sanıklar ..., ..., Hakkında 5015 sayılı Kanun Kapsamında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katlan EPDK vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
C. Katılan EPDK Vekilinin Sanıklar ..., ..., Hakkında 5015 sayılı Kanun Kapsamında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle katılan EPDK vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
D. Katılan EPDK Vekilinin Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında 5015 sayılı Kanun Kapsamında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Katılan EPDK vekilinin istinaf dilekçesi incelendiğinde, sanıklar ..., ... ve ... aleyhine de hükmün istinaf edildiği gözetilmeden Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir kısım sanıklar hakkında 5015 sayılı Kanun uyarınca mahkûmiyet kararlarının kaldırılarak, dosya kapsamında en son ... olan 18.02.2010 suç tarihinden itibaren 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle düşme kararı verilirken, anılan sanıklar hakkında da zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği halde, hükmü istinaf etmeyen sanıklara sirayetine karar verilmesi kanuna aykırı olup, Gerekçe bölümünde (D) bendinde açıklanan nedenlerle, katılan EPDK vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2024 tarihinde karar verildi.