Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/36 E. 2025/9400 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/36
- Karar No
- 2025/9400
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/1349 E., 2023/211 K. ŞİKÂYETÇİ : Gümrük İdaresi MALEN SORUMLULAR : ..., ... SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na Muhalefet SUÇ TARİHLERİ : HÜKÜM : Mahkûmiyet, suça konu eşyaların müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekili, o yer Cumhuriyet savcısı, vekili, sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî zamanaşımı nedeniyle düşme Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. O yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istemleri yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eylemlerinin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II- O Yer Cumhuriyet Savcısı ve Sanığın Temyiz İstemleri Yönünden; Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanığın üzerine atılı son suçun işlendiği 03.08.2011 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle o yer Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, nakil araçlarının trafik kaydı üzerindeki şerhin kaldırılarak sahibine iadesine, 17.06.2025 tarihinde karar verildi.