Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/3370 E. 2024/6866 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3370
Karar No
2024/6866
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/602 E., 2024/31 K. SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanık müdafi 30.01.2024 tarihinde tebliğ edilen karara karşı, 29.01.2024 tarihli dilekçe sunduğundan temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz sebepleri; sanığın suça konu ürünleri üreten kişi olmadığına, ürünlerin faturalarının istenip markalarının yazılı olup olmadığının incelenmesi gerektiğine, sanığın suç işleme kastı bulunmadığına, eksik inceleme yapıldığına, ürünlerin noter tespit işlemi ile ele geçirilmemesi nedeniyle delil niteliğinde sayılmaması gerektiğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmaması sebepleriyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Şikâyet üzerine "Eyfel Parfümeri Çanta" isimli iş yerinde yapılan aramada 20 adet çanta ve cüzdan ele geçirilmiştir. Sanık hakkında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A-1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında; suçlamayı kabul etmediğini, ürünlerin üzerinde sadece harf yazılı olduğunu, yeni açtığı mağazada ürünleri sattığını beyan etmiştir. Dosyada mevcut 02.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda, ürünlerin taklit olduğu tespit edilmiştir. 12.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda; ele geçen ürünler üzerinde katılan firmalar adına tescilli desenlerin yer aldığı, suça konu ürünlerin orta seviyede tüketiciler nezdinde ... ve ... firmalarına ait tescilli markalar ile karışıklığa neden olabileceği yönünde görüş bildirilmiştir. Sanık müdafiin 29.01.2024 tarihinde istinaf başvuru dilekçesi sunduğu anlaşılmakla, temyiz isteği süresinde olduğundan tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Olay tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporları, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında bozma öncesi 6000,00 TL ve 80,00 TL adlî para cezasına hükmedildiği ve kararın sadece sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği sanığın kazanılmış hakkı bulunduğu gözetilmeksizin yeniden yapılan yargılama sonucu sanığın 1 yıl 15 gün hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılması ve kendisini aynı vekille temsil ettiren katılanlar lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, her bir katılan için ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmolunması, dışında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, hükmün (4) numaralı bendinden sonra gelmek üzere "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek sanığın cezasının 6000,00 TL ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi, hükümden 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin (5) numaralı bendin çıkarılması ve hükmün vekâlet ücretine ilişkin (9) numaralı bendi çıkartılarak yerine "kendisini vekil ile temsil ettiren katılanlar Hermes Internatıoanal, ..., ... lehine karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 25.500,00 TL maktû vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/3370, K. 2024/6866, T. 11.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-3370-e-2024-6866-k-70648413a9e8