Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/2983 E. 2024/11580 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/2983
Karar No
2024/11580
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1508 E., 2021/1859 K. SUÇLAR : 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanun'a muhalefet, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanun'a (1072 sayılı Kanun) muhalefet ve kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçlarından sanık ...'un, anılan Kanun’un 2, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 228/1, 62/1 (2 kez) ve 52/2. (2 kez) maddeleri gereğince 10 ay hapis, 1.660,00 Türk lirası adlî para, 10 ay hapis ve 3.320,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (2 kez) ve 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına dair Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2020 tarihli ve 2019/274 Esas, 2020/993 Karar sayılı kararının 18.11.2020 tarihinde kesinleştiğinin kabul edilmesine müteakip, sanığın denetim süresi içinde 25.04.2021 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm edildiğinin ihbar edilmesi üzerine, Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.12.2021 tarih ve 2021/1508 Esas, 2021/1859 Karar sayılı kararı ile hakkındaki hükmün açıklanması ile sanığın 1072 sayılı Kanun’un 2, 5237 sayılı Kanun'un 228/1, 62/1 (2 kez) ve 52/2. (2 kez) maddeleri gereğince 10 ay hapis, 1.660,00 Türk lirası adlî para, 10 ay hapis ve 3.320,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.03.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/37722 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2024 tarihli ve KYB - 2024/37722 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “...1- Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 02/07/2019 tarihli ve 2018/108554 soruşturma, 2019/33559 esas, 2019/23431 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 228/1. maddesinde düzenlenen kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan kamu davasının açıldığı, mahkemesince 10/03/2020 tarihli celsede sanık hakkında 1072 sayılı Kanunun 2. maddesinin uygulanması ihtimaline binaen sanığa ek savunma hakkı tanınmak suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 228/1. maddesinde düzenlenen kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçu yanında 1072 sayılı Kanuna muhalefet eylemi sebebi ile de mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesinde yer alan, “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir.” şeklindeki düzenleme karşısına, hakkında açılmış dava bulunmayan ve iddianamede anlatılış tarzına göre unsurları gösterilmeyen 1072 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca ek savunma verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Mahkemenin 19/07/2020 tarihli ve 2019/724 esas, 2020/993 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanığın yokluğunda verildiği, gerekçeli karar tebliğ mazbatalarının 27/10/2020 ve 07/11/2020 tarihlerinde sanığa tebliğ edilemeden iade edildiği, dolayısıyla anılan kararın usüle uygun kesinleşmediği, bu nedenle sanık hakkındaki denetim süresinin de işlemeye başlamadığı, dolayısıyla sanığın işlediği suç nedeniyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmayacağı anlaşıldığından, dosyanın yeni esasa kaydedilip yargılamaya devamla sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Ankara 45. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.09.2020 tarihli ve 2019/274 Esas, 2020/993 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, sanığın yokluğunda verildiği gibi gerekçeli kararın tebliği için gönderilen tebliğ mazbatalarının 27.10.2020 ve 07.11.2020 tarihlerinde sanığa tebliğ edilemeden iade edildiği, Dairemizin 20.06.2023 tarihli tevdi kararı sonrasında dosyaya başkaca bir tebliğ mazbatası sunulmadığı gibi anılan dava dosyasına ilişkin kararın 21.11.2023 tarihinde ceza infaz kurumunda bulunan sanığa tebliğ edildiği anlaşıldığından, 25.04.2021 tarihi itibarıyla sanık hakkındaki denetim süresinin başladığından söz edilemeyeceği ve bu halde 25.04.2021 tarihinde işlediği suç nedeniyle açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasının hukuken mümkün olmaması nedeniyle hükmün açıklanmasına dair kararın kanun yararına bozma istemine konu edilemeyeceği anlaşılmış olup, talebin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünceler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/2983, K. 2024/11580, T. 16.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-2983-e-2024-11580-k-1ab0a93fa14f