Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/9481 E. 2024/10195 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/9481
- Karar No
- 2024/10195
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/81 E., 2022/1258 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Gümrük İdaresi vekilinin katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260. maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu, hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Suça sürüklenen çocuk hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE Katılan Gümrük İdaresi vekili nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine yönelik temyiz isteminde bulunmuş ise de, iddianamede bu hususta talep bulunmadığı gibi Mahkemece de aracın iadesine yönelik bir karar verilmediği anlaşılmakla, katılan vekilinin araç müsaderesine ilişkin temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır. Müsaderesi talep edilen kaçak eşya hakkında mahalinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için, sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerektiği, aynı Kanun'un 231/9. maddesi uyarınca sanığın, mağdurun veya kamunun uğradığı zararı derhal gideremediği takdirde, sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık taksitler halinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebileceği cihetle, suça sürüklenen çocuğun aleyhine olacak şekilde zararı giderme koşulunun 3 yıl olan denetim süresinden daha az belirlenemeyeceği gözetilmeden ödeme yapılmadığından bahisle suça sürüklenen çocuk hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi yasaya aykırı ise de; Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile aynı maddenin ikinci fıkrası gereği 5 yıl 4 aylık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 7 yıl 12 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan suça sürüklenen çocuğun 10.02.2014 tarihli savunmasından itibaren 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin hüküm tarihinde tamamlanması nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 21.11.2024 tarihinde karar verildi.