Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/9262 E. 2023/10104 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/9262
Karar No
2023/10104
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/382 E., 2018/195 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : Kula Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2021 tarihli ve 2017/382 Esas, 2018/195 Karar sayılı ek kararı ile mahkûmiyet, ... plakalı araç ile bu araca bağlı ... plakalı dorsenin müsaderesi KANUN YARARINA BOZMA : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay YOLUNA BAŞVURAN Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan sanık ...'un anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci ve 52 nci maddeleri gereğince 2 yıl 6 ... hapis ve 3.500,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, suçta kullanılan 14 AG 892 plakalı araç ile bu araca bağlı ... plakalı dorsenin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine, katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 2.180,00 Türk lirası vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine dair Kula Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2018 tarihli ve 2017/382 Esas, 2018/195 sayılı Kararının istinaf edilmeden kesinleşmesi, ancak malen sorumlu Yavuz-Dem Tarım Taşımacılık İnşaat Gıda Kuyumculuk Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin sadece müsadere hükümlerinin uygulanmasına yönelik istinaf isteği üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 05.07.2018 tarihli ve 2018/2458 Esas, 2018/2416 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddedilmesine karar verilmesini müteakip, anılan kararın infazı sırasında, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle uyarlama yapılması talebinin kabulü ile anılan suçtan sanığın, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ... hapis ve 1.740,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, uyarlama yargılaması öncesi karar verildiğinden yeniden müsadere konusunda karar verilmesine yer olmadığına, uyarlama yargılaması yapılması nedeniyle yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına ilişkin Kula Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 2017/382 Esas, 2018/195 Karar sayılı kararına karşı katılan vekili tarafından yapılan itirazın kabulü ile müsadere ve vekâlet ücreti yönünden yeniden karar verilmesi gerektiği ve suça konu eşyanın değerinin ''hafif'' olarak nitelendirilmesi gerektiğinden bahisle anılan kararın kaldırılmasına dair mercii Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2021/529 Değişik İş sayılı kararı sonrasında Kula Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2021 tarihli ve 2017/382 Esas, 2018/195 Karar sayılı ek kararı ile dosya üzerinden yapılan inceleme ile sanığın atılı suçtan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ... hapis ve 1.740,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, suçta kullanılan 14 AG 892 plakalı araç ile bu araca bağlı ... plakalı dorsenin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine, katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 2.180,00 Türk lirası vekâlet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine karar verildiği, bu kararın sanık müdafiinin itirazı ile Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 10.08.2021 tarihli ve 2021/780 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilerek 10.08.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 13.03.2023 tarihli ve 94660652-105-45-20873-2021 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/36142 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2023 tarihli ve KYB-2023/36142 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "1-15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun'un 61 ve 62. maddeleri ile sanığın mahkum olduğu 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. ve 5. maddelerinde yapılan değişiklikler sanık lehine hükümler içerdiğinden mahkeme tarafından duruşma açılıp, taraflara davanın bildirilmesinden sonra bir karar verilmesi gerekirken, duruşma açılmaksızın ek kararla yazılı şekilde hüküm kurulmasında, 2-Sanık hakkında Kula Asliye Ceza Mahkemesince 13.03.2018 tarihinde verilen hükmün malen sorumlu şirket tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 05.07.2018 tarihli ve 2018/2458 esas, 2018/2416 sayılı kararında, suçta kullanılmayan ... plakalı dorsenin müsadere edilemeyeceğinden söz edilmesine rağmen, mahkemesince 18.06.2021 tarihinde verilen ek kararda ... plakalı dorsenin de müsaderesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı neden yönünden; Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanun'un 98 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca "Mahkûmiyet hükmünün yorumunda duraksama olursa veya sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanunu'nun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden duraksamanın giderilmesi veya yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir " ve aynı Kanun'un 101 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca " Cezanın infazı sırasında, 98 ilâ 100 üncü maddeler gereğince mahkemeden veya infaz hâkimliğinden alınması gereken kararlar duruşma yapılmaksızın verilir" hükmü gereğince kanun yararına bozulması talep edilen Kula Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2021 tarihli ve 2017/382 Esas, 2018/195 Karar sayılı kararında hukuka aykırılık bulunmadığından talebin reddine karar vermek gerekmiştir. B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) numaralı neden yönünden; Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle; Ceza Genel Kurulunun yerleşmiş kararlarında da vurgulandığı üzere, kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünde değişiklik (uyarlama) yargılaması, asıl ceza yargılamasının bütünüyle sonuçlanıp hükmün kesinleşmesinden sonra, ancak infazın tamamlanmasından önce yürürlüğe giren bir ceza yasasının, kesinleşmiş mahkûmiyet hükmüne, dolayısıyla infaza etkisi bulunup bulunmadığının saptanmasına ilişkin ve esas itibarıyla infazı ilgilendiren ve etkileyen bir yargılama faaliyetidir. Ancak bu yargılamanın amacı, kesinleşmiş hükümde suç olduğu saptanan olaya ilişkin lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması ile sınırlı olduğundan, yeniden bir olay yargılaması yapılmasını gerektiren ayrıksı durumlar dışında, önceki yargılamada iddia ve savunma olarak ileri sürülen görüşler ile delillerin tartışılması ve değerlendirilmesine gerek bulunmamaktadır. Temel özelliği, talî yargılama olmasıdır. Bu bağlamda, sonraki yasanın lehe sonuç doğurup doğurmadığının saptanması, lehe ise uygulanması ile sınırlı, kendine özgü bir yargılamadır. Bu talî yargılamada, aslî ceza yargılaması sürecinde kesinleşmiş bulunan önceki kararın dışına çıkılamayacak, oradaki suça konu sabit eyleme uygulanması olanağı bulunan yeni yasadaki hükümler bütünüyle tatbik olunduktan sonra yeni yasanın lehe sonuç doğurduğunun saptanması halinde, hükümlünün bu sonuçtan faydalanması için, infaza konu olabilecek nitelikte bir hüküm kurulmasıyla yetinilecektir. Somut olayda; sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan Kula Asliye Ceza Mahkemesinin 13.03.2018 tarihli ve 2017/382 Esas, 2018/195 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine, suçta kullanılan 14 AG 892 plakalı araç ile bu araca bağlı ... plakalı dorsenin müsaderesine karar verildiği, kararın malen sorumlu Yavuz-Dem Tarım Taşımacılık İnşaat Gıda Kuyumculuk Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin sadece müsadere hükümlerinin uygulanmasına yönelik istinaf isteği üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 05.07.2018 tarihli ve 2018/2458 Esas, 2018/2416 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun ... plakalı dorsenin suçta kullanılmadığı anlaşıldığından kayıt sahibine iadesine, üzerindeki tedbirin kaldırılmasına karar verilerek düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, anılan kararın infazı sırasında, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik nedeniyle uyarlama yargılaması yapılarak kanun yararına bozma talebine konu Kula Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2021 tarihli ve 2017/382 Esas, 2018/195 Karar sayılı ek kararı ile sanığın mahkûmiyetine, suçta kullanılan 14 AG 892 plakalı araç ile bu araca bağlı ... plakalı dorsenin müsaderesine karar verildiği, bu kararın sanık müdafiinin itirazı ile Salihli Ağır Ceza Mahkemesinin 10.08.2021 tarihli ve 2021/780 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın süreden reddine karar verilerek 10.08.2021 tarihinde kesinleştiği gözetilerek; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 05.07.2018 tarihli ve 2018/2458 Esas, 2018/2416 Karar sayılı kararı ile suçta kullanılan nakil araçları yönünden istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmakla; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR A.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (1) numaralı neden yönünden; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, B.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlardan (2) numaralı neden yönünden; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğindeki hususlar yerinde görüldüğünden talebin KABULÜNE, Kula Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2021 tarihli ve 2017/382 esas, 2018/195 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca, sanık hakkında verilen hükümde nakil araçlarının müsaderesine ilişkin fıkranın çıkartılmasına, dosyanın, Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/9262, K. 2023/10104, T. 17.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-9262-e-2023-10104-k-79eeb913e864