Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/7380 E. 2024/6719 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/7380
- Karar No
- 2024/6719
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/316 E., 2022/608 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsadere talebinin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi, münhasıran suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna ve suçta kullanılan nakil vasıtasının müsadere edilmesi gerektiğine ilişkindir.
2.Suça sürüklenen çocuk müdafiin temyiz sebebi, müvekkili hakkında verilen mahkûmiyet hükmü kaldırılarak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
3.Sanığın temyiz sebebi, hakkında verilen mahkûmiyet hükmü kaldırılarak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE Olay tutanağına göre, 07.03.2014 tarihinde beyaz renkli kapalı kasa İsuzu marka bir kamyonetin hudut hattından çıktığının kolluk kuvvetlerine bildirilmesi üzerine 1. derecede askeri yasak bölge içinde sanık ...'un da bulunduğu suça sürüklenen çocuk ...'un sevk ve idaresindeki ... plakalı araç durdurularak gecikmesinde sakınca olan hal kapsamında alınan arama kararına istinaden yapılan aramada, aracın kasasına sonradan monte edilmiş şekilde sac ile yapılan ve zula tabir edilen bölümdeki çuvallar içinde toplam 5.550 paket nargile tütünü ele geçirilen olayda, sanık ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık ve suça sürüklenen çocuk savunmalarında, üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmediklerini beyan etmişlerdir.
Malen sorumlu ... beyanında, söz konusu aracı 4 yıl önce ... isimli kişiye sattığını ve olayla ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Malen sorumlu ... beyanında, suçta kullanılan aracın kendisine ait olduğunu ve sanık ile suça sürüklenen çocuğun babası olan ...'a emaneten verdiğini ve olayla ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
A.Suçta Kullanılan Nakil Aracının Müsadere Talebinin Reddi Yönünden Yakalanan eşyanın miktarı ve değeri nazara alındığında suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkaniyete aykırı değilse de, malen sorumlu ...'in iyi niyetli olduğunun aksine dosyada bir delil bulunmaması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki şartlar oluşmadığından cihetle, nakil aracının müsadere talebinin reddine, trafik kaydı üzerindeki şerhin kaldırılmasına ve ödenen teminatın iadesine yönelik kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak; Suça sürüklenen çocuk hakkında ... ceza olarak belirlenen 4 yıl 6 ay hapis ve 600 gün adlî para cezasından 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereği 1/3 oranında indirim yapılması sırasında hapis cezasının "3 yıl hapis" yerine "2 yıl 12 ay hapis" olarak hükmedilmesi ve sonrasında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği 1/6 oranında indirim sırasında "2 yıl 6 ay hapis" yerine neticeten mahkemece "1 yıl 18 ay hapis" olarak hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR A.Suçta Kullanılan Nakil Aracının Müsadere Talebinin Reddi ve Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (A ve B) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanık ve katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafii ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin altıncı fıkrası gereği suça sürüklenen çocuğa ilişkin hükmün 2 numaralı bendindeki ''2 yıl 12 ay'' ibaresi çıkartılarak yerine ''3 yıl" olarak ve hükmün 3 numaralı bendindeki "1 yıl 18 ay" ibaresi çıkartılarak yerine "2 yıl 6 ay'' olarak hükmedilmek suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.