Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/7330 E. 2024/9605 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/7330
- Karar No
- 2024/9605
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/77 E., 2021/47 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak sigaraların müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma 1. Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. 2. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yönünden; usûlüne uygun şekilde 02.03.2021 tarihinde yüze karşı tefhim edilen karara karşı karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 12.03.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, cihetle, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmıştır. 2. Sanıkların ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yönünden; sanıklar hakkında 7242 sayılı Kanun gereği dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ...'ın temyiz sebepleri; ele geçirilen sigaraları içmek amacıyla satın aldığına, ticari amacının olmadığına, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmediğine, bu nedenle usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanık ...'ın temyiz sebepleri; ele geçirilen sigaraları içmek amacıyla satın aldığına, ticari amacının olmadığına, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmediğine, bu nedenle usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir. 3.Üst Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18-son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/10-son maddeleri gereğince uygulama yapılması gerekirken aynı Kanun'un 3/18. maddesi gereğince hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, bu nedenle usul ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE A. Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığı'nın davaya katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden; O yer Cumhuriyet savcısına yüze karşı usûlüne uygun şekilde 02.03.2021 tarihinde tebliğ edilen karara karşı karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 12.03.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. C. Sanıkların ve Üst Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemleri Yönünden; Suç tarihinde Ilgaz Sulh Ceza Hakimliğinin 05.08.2015 tarihli ve 2015/85 Değişik İş sayılı önleme arama kararısı uyarınca .... plaka sayılı yolcu otobüsünün bagaj kısmında yapılan aramada, otobüste yolcu olarak seyahat eden sanıklar ile temyiz dışı suça sürüklenen çocuk .....'a ait olduğu anlaşılan toplam 311 karton gümrük kaçağı sigaranın ele geçirilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında, 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanıkların alınan savunmalarında, ele geçirilen sigaraları içmek amacıyla satın aldıklarını beyan ederek atılı suçu inkar ettikleri anlaşılmıştır. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin 21.930,72 TL ve hafif değerde olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu olayda ele geçen 311 karton gümrük kaçağı sigaranın Daire uygulamalarımıza göre ticari miktarda olması, sanıkların alınan savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması karşısında, sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit kabul edilip haklarında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1. Konusu ve tarafları arasında fiili ve hukuki irtibat bulunduğu anlaşılan, suça sürüklenen çocuk Adem Kaynak'a ait Dairemizce aynı gün incelenen ve bozulmasına karar verilen Ilgaz Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/92 E, 2021/273 K. sayılı dava dosyası ile incelemeye konu dava dosyasının aralarındaki fiili ve hukuki irtibat nedeniyle delillerin birlikte değerlendirilmesi bakımından birleştirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine eksik inceleme ile hüküm kurulması, 2. Sanıkların ve temyiz dışı suça sürüklenen çocuğun valizlerinde yapılan aramada ayrı ayrı suça konu kaçak sigaraların ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında, her bir sanık ... suça sürüklenen çocuktan ele geçirilen sigara miktarı yönüyle ayrı ayrı KEMT varakası tanzim ettirilerek dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin her bir sanık ... suça sürüklenen çocuk için ayrı ayrı tespit ettirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 3. Sanıklar hakkında, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/10-son ila sonradan yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddeleri gereğince uygulama yapılması gerekirken, suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi gereğince hüküm tesisi, 4. 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2-son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanıklara yapılan etkin pişmanlık ihtarında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödedikleri takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağının bildirilmesi gerekirken, "1/3" oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle sanıkların yanıltılması ve bu itibarla ödeme yapmadıklarından bahisle haklarında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması, 5. Katılan ... İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilirken, her iki sanık hakkında da mahkûmiyet kararı verildiği halde katılan idare lehine hükmedilen vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak alınması gerektiği gözetilmeksizin sanıktan alınmasına karar verilmesi, 6. Dava konusu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur. III. KARAR A. Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle, sanıkların eyleminin suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5607 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği sanıklar hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle, o yer Cumhuriyet savcısının yüzüne karşı tefhim edilen karara karşı karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 12.03.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, C. Sanıkların ve Üst Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemleri Yönünden; Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle, sanıklar ve üst Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.