Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/7242 E. 2025/517 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/7242
Karar No
2025/517
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/409 E., 2021/944 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil araçlarının müsaderesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında 7242 sayılı Kanun gereği dosyanın iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I-Katılan ... İdaresi Vekilinin Nakil Araçlarının İadesine Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil araçlarının iadesine ilişkin hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II-Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanıklar ..., ... ve ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükümlerine, Sanıklar ... ve ...'in ise Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Ele geçirilen kaçak eşyanın miktarına göre, temel cezada 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun ( 5607 sayılı Kanun ) 4/2. maddesi "Bu kanunda tanımlanan suçların üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır" hükmünü içermektedir. Madde metninde yer alan "birlikte" ibaresinden müşterek failliğin anlaşılması gerekmekte olup, suçun birden fazla kişinin birlikte suç işleme iradesi ile işlenmesi halinde müşterek failliğin varlığından bahsedilebilecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olaya baktığımızda; sanık ...'in kahvehanede otururken şoförlük yapma teklifi üzerine para karşılığında suça konu gümrük kaçağı sigaraların taşındığı araçta şoförlük yaptığının anlaşılması karşısında, 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesinin koşullarının oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde sanıklar hakkında fazla ceza tayini, 3.Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile sonradan yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile aynı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 4.7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı ... geldiği, sanıklara soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında gümrüklenmiş değerin iki katını hüküm verilinceye kadar ödemeleri halinde cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken sanıklar ... ve ... 'e duruşma gününe kadar süre verilmesi ve indirim oranının 1/3 olarak bildirilmesi suretiyle sanıkların yanıltılması , sanık ...'e ise ihtarın ve yasal sonuçlarının anlatılmaması ve ödemediklerinden bahisle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, 5.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı ilamlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanık ...'ın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 18.11.2013, iddianame düzenleme tarihinin 03.12.2013 olduğu, UYAP kayıtlarında yapılan incelemeye göre; sanık ... hakkında, Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/1 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 30.08.2013 , iddianame düzenleme tarihinin 24.12.2013 olduğu gözetilerek, Sanık ...'ın bu dosyalardaki eylemlerinin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, nedenleri hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin, sanık ... ile ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin , 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, mahkemenin 11.05.2016 tarihli hükmünü katılan ... İdaresi vekilinin nakil araçları yönünden sınırlı olarak temyiz ederek aleyhe temyiz bulunmadığı cihetle; sanıkların cezada kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 14.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/7242, K. 2025/517, T. 14.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-7242-e-2025-517-k-d4ad9787e1de