Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/5348 E. 2024/6334 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5348
- Karar No
- 2024/6334
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/3657 E., 2022/3443 K. SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Esastan ret Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle birlikte, sanık hakkında hükmolunan cezanın nevi ve miktarına göre, sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un ( 5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereğince reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz sebepleri; sanığın şirketin yetkilisi olduğuna, şikâyete konu ürünlerin daha önce katılan firma tarafından sanığın yetkilisi olduğu şirkete satışının yapıldığına, taraflar arasında önceden kalan borç olup, şikâyetin bu nedenle yapıldığı kanaatinde olduklarına, şirket tarafından, yüksek kilogramlı peynirlerin Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği Peynir Tebliği'ne uygun olarak küçük paketler haline getirilip satıldığına, üreticilerin de küçük paketlere yapıştırılmak üzere temin ettikleri etiketleri firmalara teslim ettiğine, etiketteki bilgilerin ve ürün içeriğinin örtüşmesi gerektiğine, o dönemde 10 un üzerinde şubesi olup 100 ün üzerinde çalışanı olan şirketin müdürü olan sanık tarafından, hangi peynire hangi etiketin yapıştırıldığını bilmesinin mümkün gözükmediğine, Yargıtay'ın bozma ilâmında yer verilen gerekçenin Mahkeme yerine geçerek karar verilmesi niteliğinde ve hukuka aykırı olduğuna, sanığın denetim esnasında olay yerinde bulunmadığına, suçun manevi unsuru kast olduğundan sanığın kastından söz edilemeyeceğine, etiketlemenin sanık tarafından yapılmadığına, çalışanlara bu yönde bir talimatının da dosya kapsamında bulunmadığına, göstermiş oldukları tanıkların dinlenmediğine, taklit ambalajlara ait fotoğrafların sanığın iş yerinde çekilmediğine dair sanık beyanı olmadığı yönündeki gerekçenin ceza yargılamasının temel ilkeleri ile çeliştiğine, fotoğrafların çekildiği yer hususunda da Yargıtay tarafından kanaat getirilemediğine, sanığın dosya kapsamında tevilli ikrarının dahi bulunmadığına, fotoğrafların iş yerinde çekilip çekilmediğinin re'sen araştırılması gerektiğine, aslı olmayan bir ambalaj ile orijinal olduğu iddia edilen ambalajın kıyaslamasının Daire kararları ile de yapılamayacağının sabit olduğuna, raporların iltibas incelemesine dayanak alınamayacağına, dosya kapsamında ele geçen ürünlerin bulunmadığına, sadece katılan tarafından sunulan ürünlerin bulunduğuna, ele geçen ürünler ile orijinal ürünler arasında karşılaştırma yapılmasının zorunlu olduğuna, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 07.12.2021 tarihli ve 2021/5703 Esas, 2021/16755 Karar sayılı ilâmının da bu yönde olduğuna, belirtilen nedenler ile kararın bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Sanığın yetkilisi olduğu iş yerinde Ankara Valiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü yetkilileri tarafından yapılan denetimlerde, satışa sunulan ... markalı peynirin Türk Gıda Kodeksine uygun olmadığının belirlenmesi üzerine, Ankara Valiliği İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından katılana yapılan bildirim sonrasında, katılan vekili şikâyet dilekçesi ile sanığın işlettiği ...isimli iş yeri hakkında, hak sahibi olduğu tescilli markalı ürünlerin, marka haklarına tecavüz edilerek satışa arz edildiği iddiası ve arama yapılması talebi ile şikâyetçi olmuştur. Sanık hakkında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A-1 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu' nun (5237 sayılı Kanun) 53. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında; şirket yetkilisi olduğunu, ürünlerin kendileri tarafından üretilmediğini, yanlış etiket yapıştırıldığını tespit ettiklerini, katılandan en son 3 yıl önce eski kaşar peyniri aldıklarını, ürünlerin balya halinde ve etiket olmadan geldiğini, ürün ve etiketlerin ayrı gönderildiğini, ürünler geldikten sonra kesip, paketleyerek ve üzerine katılan şirket tarafından gönderilen etiketleri yapıştırarak sattıklarını, 7 şubede yapılan denetimde sadece 1 şubede satılan eski kaşarda katılanın etiketinin bulunduğunu, bu etiketin şubede çalışan eleman tarafından kendilerinin bilgisi dışında ürünün üzerine yapıştırıldığını, söz konusu ürünün ... firmasından alındığını, bu ürün üzerindeki etiketin ise katılan firma tarafından gönderilen etiket olduğunu, etiketin orijinal olduğunu, Bakanlık tarafından eş numune istenmesine rağmen, kendilerine borcu olduğu gerekçesi ile katılan firma tarafından eş numune gönderilmediğini beyan etmiştir. Dosyada mevcut 29.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda; katılan adına tescilli markaya tecavüz edildiği yönünde görüş bildirilmiştir. Yargılama giderinin 744,80 TL yerine 744.80,00 TL olarak gösterilmesi maddi hata olarak kabul edilmiştir. Bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi.