Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/5172 E. 2025/4806 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5172
- Karar No
- 2025/4806
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/199 E., 2021/164 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Katılan ... İdaresi Vekilinin Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracının iadesine ilişkin hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden 1.Sanığın üzerine atılı suçu inkar etmesi karşısında, olay tutanağında, aramanın dayanağı olarak gösterilen Uludere Sulh Ceza Mahkemesinin 20.04.2015 tarihli ve 2015/172 Değişik İş sayılı önleme araması kararı dosyaya getirtilip, aramanın hukuka uygun olup olmadığı belirlenerek sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.Hükmün gerekçesinde belirtilmesine rağmen hüküm fıkrasında temel cezanın belirlenmesi sırasında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5. maddesine yer verilmemesi, 3.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesinin "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" hükmünü içermesi karşısında, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının "1/2" olacağı ihtar edilmesi gerektiği gözetilmeden, indirim oranı belirtilmeden ihtarat yapılması, 4.Sanığın tekerrüre esas alınan adlî sicil kaydının 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan Uludere Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/82 Esas ve 2014/82 Karar sayılı ilâmıyla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı Mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinin gerektiğinin gözetilmemesi, 5.Sanığın adlî sicil kaydında kasıtlı suç nedeniyle 3 aydan fazla süreli hürriyeti bağlayıcı cezaya ilişkin sabıkasının bulunduğu anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 51/1-a maddesinde sayılan objektif koşulun gerçekleşmediği dolayısıyla sanık hakkında tayin edilen cezanın ertelenemeyeceğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.03.2025 tarihinde karar verildi.