Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/4789 E. 2024/3897 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4789
- Karar No
- 2024/3897
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/337 E., 2022/120 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; adlî arama işleminin usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına, aracın müsaderesine ve re'sen nedenler ile hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay günü saat 06.30 sıralarında sanık ...'ın sevk ve idaresinde yanında mahkûmiyet hükmü kesinleşen ...'ın bulunduğu aracın kolluk görevlilerince dur ikazında bulunulması üzerine kaçtığı, yapılan takip sonucu aracın lastiklerine ateş açılması sonucu durdurulduğu, aracın arka camlarının filmli olduğu, ön camlarından arka kısmının görüldüğü ve arka koltuk üzerinde sigara kolilerinin görülmesi üzerine, Cumhuriyet savcısının arama kararı uyarınca yapılan aramada 11.180 paket gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigara ele geçirilmiş, sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un ( 4733 sayılı Kanun) 8/4. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ... 'ın savunmalarında; aracı ...'in, dükkânına ait eşya yükleyeceğini söylemesi üzerine verdiğini, ...'in tek başına bu eşyaları yüklediğini , daha sonra birlikte yola çıktıklarını, araçta sigara olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre " normal " aralığında olduğu anlaşılmıştır. İddianamede müsadere talebi bulunan sanık ... adına kayıtlı, suçta kullanılan ... plaka sayılı nakil aracının 1999 model ... marka otomobil olup soruşturma aşamasında sicili üzerine tedbir şerhi konulduğu görülmüştür. 15.04.2013 tarihli araç bilirkişi raporuna göre, araçta gizli bölme bulunmadığı, sigaraların miktar veya hacim olarak aracın ağırlıklı bölümünü tutmadığı, kasko değerinin 12.400,00 TL olduğu bildirilmiştir. Sanığa, Dairemizin bozma ilâmı sonrası 19.11.2021 tarihli celsede, kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını ödemesi halinde 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5/2. maddesi gereğince indirim yapılabileceğinin bildirildiği halde sanığın, maddi durumu iyi olmadığından dolayı ödeyemeyeceğini açık olarak beyan ettiği görülmekle Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 1.Kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51/3. maddesi uyarınca belirlenen denetim süresinin alt sınırının, mahkûm olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi, 2.Sanığın cezada kazanılmış hakkı gözetilerek cezasının 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, netice olarak 1 yıl 8 ay hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi ile yine aynı fıkrada uygulama maddesi olan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrasının gösterilmemesi ve kazanılmış hakkın uygulanmasında uygulama sırasına riayet edilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, isabetli bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde (1ve 2) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği, 1.Denetim süresine ilişkin hüküm fıkrasındaki "1 yıl" ibaresinin çıkartılarak yerine "1 yıl 11 ay 10 gün" ibaresinin eklenmesi, 2.Hükümde (2) numaralı fıkrada kazanılmış hakkın uygulanmasına ilişkin paragrafın (5) numaralı fıkra olarak değiştirilmesi ve sonrasında gelen fıkraların buna göre sirayet ettirilerek, (5) numaralı fıkrada "İLE CEZALANDIRILMASINA" ifadesinin çıkartılarak yerine "OLARAK İNFAZINA" ifadesinin eklenmesi yine aynı fıkrada "sanığın neticeten" ifadesinden önce gelmek üzere "1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereğince" ifadesinin eklenmesi yine devam eden (3) numaralı fıkranın (2) numaralı fıkra olarak değiştirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.04.2024 tarihinde karar verildi.