Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/3562 E. 2025/1129 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3562
Karar No
2025/1129
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/106 E., 2021/1352 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 07.01.2013, 28.01.2013, 17.02.2013, 21.02.2013, 21.03.2013 tarihli eylemler yönüyle Tarım ve Orman Bakanlığının, 17.04.2013 tarihli eylem yönüyle ise Gümrük İdaresinin suçtan zarar gördüğü, davaya katılma hakkı bulunan ve bozma öncesi katılan sıfatı kaldırılan Tarım ve Orman Bakanlığının temyiz dilekçesindeki katılma talebinin kabulü ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237/2. maddesi gereğince anılan kurumun davaya katılmasına karar verilerek temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği şekilde, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işlendikleri yer ve işlenme tarih aralıkları, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirildiğinde; Sanık hakkında birleştirilerek görülen dosyalarda 07.01.2013, 28.01.2013, 17.02.2013 ve 21.02.2013 tarihli eylemler 18.03.2013 tarihli iddianame ile hukukî kesintiye uğradığından 07.01.2013, 28.01.2013, 17.02.2013 ve 21.02.2013 tarihli eylemlerin kendi aralarında, 21.03.2013 ve 17.04.2013 tarihli eylemlerin kendi aralarında ayrı bir zincirleme kaçakçılık suçunu oluşturdukları gözetilerek sanık hakkında iki defa 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi kapsamında hüküm kurulması yerine inceleme konusu dosyadaki eylemlerin tek bir zincirleme kaçakçılık suçuna vücud verdiğinden bahisle 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında tek hüküm kurulması, 2. Sanığın çalıştığı tütüncü dükkanının sahibi olan ve sanığa atılı suça iştirak ettiğinden bahisle hakkında kamu davaları açılmış olup sonrasında tefrik edilen temyiz dışı sanık ... 'nın 07.01.2013, 28.01.2013, 17.02.2013, 21.03.2013 tarihli eylemleri ile sanığın aynı tarihli eylemleri arasındaki fiili ve hukukî irtibat nedeniyle delillerin birlikte değerlendirilmesi bakımından tefrik edilen dosya ya da dosyaların akıbetinin araştırılması, kesinleşmiş ise dosya aslı getirtilerek incelenmesi, kesinleşmemiş ise birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile hüküm kurulması, 3. Sanığa atılı 17.04.2013 suç tarihli eylem yönünden hakkında soruşturma yürütülen dava dışı suça sürüklenen çocuk Emce ... Yıldız ve hakkında suça iştirak ettiğinden bahisle kamu davası açılıp sonrasında tefrik edilen temyiz dışı sanık ... Teber'in eylemi ile sanığın iş bu eylemi arasındaki fiili ve hukukî irtibat nedeniyle delillerin birlikte değerlendirilmesi bakımından tefrik edilen dosya ya da dosyaların akıbetinin araştırılması, suça sürüklenen çocuk hakkında kamu davası açılmış ve henüz kesinleşmemiş olması halinde dosyaların birleştirilmesi, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olması halinde dosyanın onaylı örneğinin celp edilmesi, temyiz dışı sanık ... Teber hakkındaki dosya kesinleşmemiş ise birleştirilmesi, dosyalar kesinleşmiş ise dosya aslı getirtilerek incelenmesi ve sonucuna göre 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesinde düzenlenen toplu kaçakçılık suçu yönünden kanuni koşullar da değerlendirilerek sanığın hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile hüküm kurulması, 4. Suç tarihi, suçun işleniş biçimi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığa atılı eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması nedeniyle atılı eylemin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla 3/5, 3/10 ve 3/23. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetilerek, sanığın anılan Kanun hükümlerine göre cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra somut olaya tatbiki mümkün bulunmayan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması suretiyle hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılanlar Gümrük İdaresi vekili ve ... vekillerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/3562, K. 2025/1129, T. 21.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-3562-e-2025-1129-k-05f78fbd9e8f