Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/2426 E. 2024/10413 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2426
Karar No
2024/10413
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/947 E., 2022/547 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve suçta kullanılan nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanığın temyiz sebepleri; lehe hükümlerin dikkate alınmadığına, etkin pişmanlık ve samimi ikrar gibi cezaya etki edecek taleplerin dikkate alınmadığına, savunma hakkı kısıtlanmadan adil yargılanma imkanının sağlanması gerektiğine, sigaraları ihtiyacı için aldığına, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Kaçak sigara getirileceği ihbarı üzerine ihbara konu sanığın sevk ve idaresindeki aracın önleme araması kararına istinaden durdurularak yapılan aramasında, bagaj ve arka koltuklarından 475 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddelerine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında; üzerine atılı suçu ikrar etmiştir. Her ne kadar Tebliğname'de, sanığa soruşturma evresinde usulüne uygun ihtarat yapılmamış olması nedeniyle suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katını kovuşturma aşamasında ödemesi halinde, cezasında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerekirken, sanığa ödeme halinde yapılacak indirim oranı 1/3 olarak belirtilmek suretiyle yanıltılarak ihtarat yapılması suretiyle usulsüz ihtaratta bulunulduğu ve usulünce yapılmayan ihtarata uyularak ödeme yapılmadığından bahisle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı gerekçesiyle hükmün bozulması talep edilmiş ise de; Dairemizce benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.12.2023 tarihli ve 2023/7-229 Esas, 2023/650 Karar sayılı karar içeriği doğrultusunda sanığın 21.03.2022 tarihli celsede yapılan etkin pişmanlık ihtaratı üzerine Mahkeme huzurunda kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarı ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını beyan ettiği anlaşılmış olup, ödeme gücü olmadığını ifade eden sanık hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden Tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır. Sanığın uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette 475 karton kaçak eşyanın ele geçirilmiş olması, sanığın üzerine atılı suçu ikrar etmesi ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan ... İdaresi vekili ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/3. maddesi uyarınca, mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan Kanun'un 53/1-(c) maddesinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hak yoksunluğuna ilişkin hüküm fıkrası çıkarılarak yerine "24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-(a),(b),(c),(d) maddelerinin tatbikine, 5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesi uyarınca mahkûm olduğu uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan Kanun'un 53/1-(c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" bendinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/2426, K. 2024/10413, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-2426-e-2024-10413-k-a9d7b1a2e751