Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/1877 E. 2025/2111 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1877
- Karar No
- 2025/2111
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/787 E., 2022/293 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, Tebliğname'nin (1) numaralı fıkrasında belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir. Her ne kadar Mahkemenin temyiz incelemesine konu 21.02.2022 tarihli kararında "Bozmaya konu kararda aracın müsadere talebinin reddine ve araç üzerindeki şerhin kaldırılmasına karar verildiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına önceki kararda şerhin kaldırılması için kesinleşmesinin beklenilmesinden bahsedilmediğinden şerhin kaldırılması için daha önce işlem yapılmamış ise işlem yapılmasına" şeklinde karar verilmiş ise de; Mahkemenin bozma öncesi kurulan 04.02.2015 tarihli hükmünün sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 18.06.2020 tarihli ilamıyla bozulmasına karar verildiği, nakil aracı yönünden onama kararı verilmediği gözetilerek, iddianamede müsaderesi talep edilen nakil aracı hakkında mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Gün adlî para cezasının paraya çevrilmesi sırasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddesi yerine aynı Kanun'un 52. maddesinin yazılması suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi ve suça konu kaçak sigaraların müsaderesi ile yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği hükmün yedinci bendindeki ''52" ifadesinin çıkartılarak yerine "52/2" ifadesinin eklenmesi ve hükmün suça konu kaçak sigaraların müsaderesine ilişkin bendinden "tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin hazineye irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise," ifadesinin çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.02.2025 tarihinde karar verildi.