Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/18060 E. 2025/6526 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/18060
Karar No
2025/6526
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/130 E., 2019/12 K. ŞİKAYETÇİ : ... SUÇ : 5809 sayılı Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet

Dicle Asliye Ceza Mahkemesinin 30.01.2019 tarihli ve 2018/130 E., 2019/12 K. sayılı kararı ile sanığın 5809 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 18.08.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/93899 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2023 tarihli ve KYB - 2023/93899 sayılı kanun yararına bozma isteminin;“Dosya kapsamına göre; 1-1982 Anayasasının 141. maddesinde “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 34/1. maddesinde “Hâkim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy dahil, gerekçeli olarak yazılır. Gerekçenin yazımında 230. uncu madde göz önünde bulundurulur. Kararların örneklerinde karşı oylar da gösterilir.” şeklinde yer alan düzenlemeler ile,

Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 19/12/2022 tarihli ve 2022/11598 esas, 2022/10098 karar sayılı ilamında yer alan "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; Van de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya

09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3, 5271 sayılı CMK'nin 34. ve 230. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.05.2015 tarih ve 2014/145 Esas, 2015/145 Karar sayılı kararı gereğince mahkemenin gerekçeli kararında iddia, savunma, tanık beyanları ve diğer deliller somut olarak açıklanarak suçun öğeleri, kanıtlandığı kabul edilen olaylar denetime elverişli şekilde gösterilerek ve deliller tartışılarak mahkemenin ulaştığı sonuç sanık, mağdur, Cumhuriyet savcısı ve diğer okuyan herkesi tatmin edici olması gerekirken, eksik ve yetersiz gerekçe ile 5271 sayılı CMK'nin 34. ve 230. maddelerine aykırı karar verilmesi" şeklindeki açıklamalara yer verildiği,

Somut incelemeye konu dosyada, sanığın 5809 sayılı Kanun'a aykırılık eylemi nedeniyle Dicle Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, sanığın suç oluşturduğu kabul edilen fiili, bunun nitelendirilmesi ve maddi olayın oluş şekli ile elde edilen kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçlar ortaya konularak denetime ve incelemeye esas bir karar verilmesi gerekirken, "suçun unsurları itibari ile oluştuğu" şeklindeki yetersiz gerekçeyle hüküm kurulmak suretiyle karar verilmesinde,

2-Mahkemesince işlenen suçun kanunî tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel ceza belirlendikten sonra, belirlenen cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç cezanın belirlenmesi gerektiği cihetle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesindeki takdiri indirim hükmünün uygulanmasının mümkün olup olmadığının gerekçeli kararda tartışılmamasında, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309-310. maddelerinde düzenlenen “kanun yararına bozma” olağanüstü kanun yollarındandır.

Kanun yararına bozma yasa yolu; istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş hüküm ve kararlara karşı gidilmesi sebebiyle dar kapsamlı olup her türlü hukuka aykırılığın öne sürülüp incelenmesine elverişli bir denetim yolu değildir.

Kanun yararına bozma, ülke sathında uygulama birliğini sağlamak ve farklı uygulamalar sebebiyle oluşabilecek kayıpların önlenmesi açısından kabul edilmiş bir olağanüstü kanun yolu olup, ikinci bir temyiz yolu değildir.

26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ve bu karar esas alınmak suretiyle verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Özel Dairelerin süreklilik arz eden kararlarında, eylemin subutuna yönelik delillerin değerlendirilmesi ve takdire yönelik konular ile şahsi hakka ilişkin konularda kanun yararına bozma olağanüstü kanun yoluna başvurulamayacağı kabul edilmiştir.

Bu itibarla gerekçeye ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesinde düzenlenen takdiri indirim nedeninin uygulanmamasına dair Mahkemenin takdirine yönelik kanun yararına bozma talepleri yerinde görülmemiştir.

III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünceler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/18060, K. 2025/6526, T. 05.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-18060-e-2025-6526-k-a8cbd0ae36a5