Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/16190 E. 2024/10331 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/16190
- Karar No
- 2024/10331
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/212 E., 2021/674 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Suça sürüklenen çocuk hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi, suça sürüklenen çocuk hakkında eksik cezaya hükmolunmasının ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun yolcu olarak bulunduğu yolcu otobüsünde, Pasinler Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/350 Değişik İş sayılı arama kararına istinaden yapılan aramada, suça sürüklenen çocuğa ait valizde toplam 600 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiş olup, suça sürüklenen çocuğun 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Ele geçen gümrük sigaralar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının dosya arasına alındığı ve sigaraların gümrüklenmiş değerinin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk savunmasında, ele geçen sigaraların bir kısmını kendisinin tüketeceğini, bir kısmını ise arkadaşlarına para karşılığında kâr elde etmeksizin vereceğini beyan etmiştir. Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa yüklenen suç için öngörülen cezanın türü ve üst haddine göre davanın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, aynı maddenin ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 10 yıllık olağan, 15 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılan tarih arasında da zamanaşımı süresinin duracağı anlaşılmakla, Tebliğnamedeki zamanaşımı süresinin dolduğuna dair görüşe iştirak olunmamıştır. Olayın oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, katılan vekilinin aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen "Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir" şeklindeki düzenleme gereği fiili işlediği tarihte 18 yaşından küçük olan ve adlî sicil kaydı bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan kısa süreli hapis cezasının, seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Arama işlemine dayanak olan Pasinler Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/350 Değişik İş sayılı arama kararının dosya arasına alınması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.11.2024 tarihinde karar verildi.