Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/10641 E. 2023/7289 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/10641
- Karar No
- 2023/7289
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/1672 E., 2014/1341 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracı iade TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2014 tarihli ve 2013/1672 Esas, 2014/1341 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında ayrı ayrı 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca neticeten 2 yıl 6 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, kaçak eşyanın müsaderesine, nakil araçlarının iadesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ...'nın temyiz istemi; soyut delille verilen hükmün usul ve kanuna aykırı olduğuna, beraatine karar verilmesi gerektiğine, bu nedenle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi; eksik soruşturma yapıldığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiği ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Suç tarihinde, dur ihtarına uymayarak kaçan, takip sonucu yakalanan sanık ...'ün sürücüsü olduğu araçta önleme araması kararı uyarınca yapılan aramada 19.500 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık ... kollukta alınan ifadesi ile Cumhuriyet savcısı tarafından müdafii huzurunda alınan ifadesinde sigaraların diğer sanık ...'ya ait olduğunu, para karşılığı taşıdığını, ...'nın da kendisine plakasını belirttiği araçla öncülük ettiğini beyan etmesi üzerine ... hakkında da soruşturma başlatılmıştır. 3.Suça konu sigaraların bandrolsüz ve kaçak olduğuna dair bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur. 4.Dava konusu sigaraların yakalandığı nakil aracının ... adına tescilli, 2003 model Ford marka kapalı kasa kamyonet olduğu, sanık ... tarafından öncü olduğu beyan edilen aracın ise sanık ... adına tescilli olduğu belirlenmiştir. 5.Sanık ...'ün savunmasında sanık ...'yı tanımadığını beyan ettiği, soruşturma aşamasında vermiş olduğu ifadelerini kabul etmediği anlaşılmıştır. 6.Sanık ...'nın aşamalardaki savunmasında, sanık ...'ü tanımadığını beyan ederek atılı suçu kabul etmediği anlaşılmıştır. 7.Sanıklar savunmalarında birbirlerini tanımadıklarını beyan etmiş iseler de; dosyada mevcut HTS kayıtlarına göre sanıkların suç tarihinde birden fazla telefonla görüşme ve mesajlaşma kayıtları bulunduğu tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Sanık ... adına tescilli nakil aracının öncü araç olması ve araçta ele geçirilen kaçak eşya bulunmaması karşısında, Mahkemenin nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin kabul ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümle delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları kapsamında bulunduğu, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek, Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının yollamasıyla 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereğince uygulama yapılması ve aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının da uygulama şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilip somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir. 3.Dava konusu kaçak eşyanın miktarına göre sanıklar hakkında temel cezada 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken alt sınırdan hüküm kurmak suretiyle eksik ceza tayini, ... plakalı aracın müsaderesi için gereken şartların gerçekleştiği ve 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca müsaderenin hakkaniyete uygun olduğu cihetle; nakil aracı üzerinde 26.09.2013 tarihli başka bir şerh daha bulunduğu da nazara alınarak, malen sorumlu usulüne uygun tebligat ile duruşmadan haberdar edilip, dinlenilmesinin ardından davaya katılma hakkı tanınarak iyiniyetli 3. kişi durumunda olup olmadığının tespit edilmesinden sonra aracın müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A.79 DK 037 Plakalı Nakil Aracının İadesi Kararına Yönelik Yapılan İncelemede; Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2014 tarihli ve 2013/1672 Esas, 2014/1341 Karar sayılı kararında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden nakil aracının iadesine dair kararın, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanıklar Hakkındaki Mahkûmiyet Kararlarına İlişkin Sanık ... Müdafiinin Ve Sanık ...'nın Temyizleri Yönünden; Gerekçe bölümünde (2, 3 ve 4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2014 tarihli ve 2013/1672 Esas, 2014/1341 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafiinin ve sanık ...'nın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.09.2023 tarihinde karar verildi.