Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/9237 E. 2025/16221 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/9237
Karar No
2025/16221
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2020/418 E., 2020/520 K. SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM: Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek Onama

Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden; katılana tefhim yoluyla 08.12.2020 tarihinde tebliğ edilen hükme yönelik, yasal süresinden sonra 07.01.2021 tarihinde temyiz talebinde bulunulduğu, temyiz isteminin süresinde olmadığı,

Sanık ...'ın temyiz istemi yönünden; sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Katılan ... İdaresi vekilinin yüzüne karşı 08.12.2020 tarihinde verilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 07.01.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinde yer alan “Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında,

b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır.” şeklindeki düzenleme karşısında, etkin pişmanlık hükümlerinin kovuşturma aşamasında uygulanmasının mümkün olduğu anlaşılmakla, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı da yapılmadığı gözetilerek; talimat Mahkemesince sanığa çıkartılan tebligat ekinde iddianame olduğunun belirtildiği, bu haliyle sanığa eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını yatırması halinde hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca yarı oranında indirim yapılacağı ihtarı yapılarak sonucuna göre hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken, usulüne uygun etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayarak savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine engel hali bulunmayan ve alınan savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmasını talep eden sanığa, kamu zararının 27.05.2015 tarihli talimat duruşmasında fazla olarak bildirildiği anlaşılmakla; sanığa bilirkişi raporu doğrultusunda yeniden alınan mevcut kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında yazılı, dava konusu eşyanın Gümrük İdaresince hesaplanan eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve eş etkili vergiler ile diğer mali yükler toplam tutarı olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre gerektiğinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/9. maddesi de gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, kurum zararının karşılanmadığı şeklindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Kabule göre de; 1.Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53/4. maddesi delâletiyle aynı Kanun'un 53/1. maddesinde belirtilen hak yoksunluklarının uygulanmayacağı belirtilmesi gerekirken, Mahkemece delâlet maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi olarak gösterilmesi, 2.Ele geçen kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 15.12.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/9237, K. 2025/16221, T. 15.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-9237-e-2025-16221-k-8e96e052dee1