Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/9173 E. 2024/9355 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/9173
Karar No
2024/9355
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/401 E., 2020/408 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kanun iadesi sonrası kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanıklar hakkındaki hapis cezasının ertelenmesine, teşdiden ceza verilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir. 2.Sanık ...'in temyiz sebepleri; eksik soruşturma sonucunda karar verildiğine, suça konu motorini alacağına karşılık aldığına, kaçak olduğundan haberinin bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, cezanın ve avukatlık ücretinin haksız olduğuna, lehine hükümlerin uygulanmadığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir. II.OLAY VE OLGULAR 1.18.05.2014 tarihinde, kamyon garajında park halindeki sanık ...’in sürücüsü olduğu çekici kamyondan, sanık ...’in sürücüsü olduğu kamyona kaçak motorin nakledildiğinin görülmesi üzerine, kolluk görevlileri tarafından müdahale edilerek bidonlar içerisindeki toplam 1.050 litre kaçak motorin ele geçirilmiştir. 2.Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasına aykırılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 3.Sanık ... kanun iadesi öncesindeki savunmasında; şoförlük yaptığını, suça konu motorini aracında kullanma için yurt dışından aldığını, arkadaşı olan sanık ...’in aracının yakıtı bitmesi nedeniyle emanet olarak verdiğini, suçlamayı kabul etmediğini, beyanetmiş kanun iadesi sonrasında ise, davetiye tebliğine rağmen duruşmaya katılmamıştır. 4.Sanık ... kanun iadesi öncesindeki savunmasında; aracının motoru hava yaptığı için, aracında kullanmak amacıyla, arkadaşı ...’den emanet olarak motorin aldığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş, kanun iadesi sonrasında ise, ihtaratlı davetiye tebliğine rağmen duruşmaya katılmamıştır. 5.Suça konu akaryakıtın gümrük kaçağı olduğuna dair analiz raporu dava dosyasında mevcuttur. 6.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. III.GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ile sanık ...'in temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddedilmiştir. Ancak; 1.Suç tarihine ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası yollamasıyla beşinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanık ...'e soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre sanık ...'in hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, 3.Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği anılan maddenin birinci fıkra hükmünün uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, 4.Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ile sanık ...'in temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/9173, K. 2024/9355, T. 23.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-9173-e-2024-9355-k-d643f6036225