Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/8964 E. 2025/16066 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/8964
Karar No
2025/16066
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI: 2020/641 E., 2020/471 K. SUÇ: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM: Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I- 01... Plaka Sayılı Nakil Aracının İadesi Yönünden Yapılan İncelemede; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracının iadesine ilişkin hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

II- Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Yapılan İncelemede; Olay günü trafik ekiplerince yapılan uygulama esnasında kontrol amaçlı durdurulan 01... plakalı aracın arka koltuk ve bagajında gümrük kaçağı sigara olduğunun görülmesiyle kaçak eşyaların ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanık veya kaçak eşya hakkında Mahkemece 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 116 ilâ 119. maddelerine göre verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmadığı cihetle; hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38/2. maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 206/2. maddesinin (a) bendi, aynı Kanun'un 217/2. maddesi ve 230/1. maddesine göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilerek sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 08.12.2025 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın sevk ve idaresindeki 01... plakalı aracının arka koltukları ve bagajında elde edilen toplam 800 karton bandrolsüz gümrük kaçağı sigaraları ile yakalandığı olayın yapılan yargılaması sonucu suçu sabit görülerek 5607 sayılı Kanun’un 3/18, 5237 sayılı TCK 62, 52/2, 52/4, 53/1, 51/1 maddeleri gereğince neticede 2 yıl 7 ay 20 gün hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sigaraların zoralımına, suçta kullanılan aracın sahibinin iadesine dair verilen kararın temyiz incelenmesinde Dairemizce aracın sahibine iadesine yönelik kararın onanmasına yönelik kısmına iştirak edilmiş, fakat mahkumiyete yönelik çoğunluk görüşünce sanıktan elde edilen sigaralardaki aramanın usulsüz olduğundan sanığın beraati gerekeceği yönünde verilen bozma kararına yapılan işlemlerinin usulüne uygun olduğundan iştirak edilmemiş, bunun yanında sanığın subüt bulan suçundan dolayı 5607 sayılı Kanun’un 5/2 maddesi uygulamasının hatalı olması nedeniyle kararın bozulması düşüncesiyle farklı gerekçeyle karşı oy yazmak gerekmiştir.

Çünkü; Sanık ...’a isnad edilen suçla ilgili olarak kolluk tarafından düzenlenen 25.04.2014 tarihli tutanağa göre yapılan trafik uygulamasında kontrol amaçlı durdurulan sanığın kullandığı 01... plakalı aracın arka koltuğunda gümrük kaçağı sigara olduğunun görülmesi üzerine yapılan aramada 800 karton (8000 paket) ... marka bandrolsüz ve faturasız gümrük kaçağı sigaraların ele geçirildiği olayda; Sanık yargılamanın hiçbir aşamasında yapılan işlemlere karşı bir itirazda bulunmadığı, buna rağmen Dairemiz çoğunluğunca kolluk tarafından yapılan işlemlerin kapalı alanda eşyanın ele geçirilmesine yönelik usulsüz arama faaliyeti olduğu değerlendirilmiştir. Oysa Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2016/7-466 E, 2018/166 K.; 2016/7-869 E, 2019/374 K. ve buna benzer kararları ile Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin yerleşik uygulamalarında yapılan hukuki değerlendirmeler ve varılan sonuçlarında belirtildiği gibi; 2559 sayılı PVSK'nın Ek 4. maddesi uyarınca hizmet branşı, yeri ve zamanına bakılmaksızın, bir suçla karşılaştığında suça el koymak, önlemek, sanık ve suç delillerini tespit edip muhafaza altına almakla görevli ve yetkili olan kolluk görevlilerinin gerçekleştirdikleri trafik uygulaması görevi sırasında, mesleki tecrübelerine ve içinde bulundukları durumdan çıkardıkları izlenime göre; aracın dışarıdan bakıldığında görülen arka koltuk kısmında sigaraların elde edilmesi amacıyla oluşan bu yeterli şüphe nedeniyle PVSK'nın 4/A maddesinin verdiği yetkiye dayalı olarak alınması gereken tedbirler kapsamında, sanığın aracının kontrol edildiğinde bir kısım suç konusu sigaraların ele geçirildiği, sanığın suçun konusu ve delili olan kaçak sigaralar ile birlikte yakalanması nedeniyle CMK'nın 2. maddesinin (j) bendi ile Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 4. maddesinde tanımı yapılan 'suçüstü' hâlinin mevcut olduğu, kolluk görevlilerin, gerçekleştirdikleri görev sırasında sanığa ya da suça ilişkin önceden alınmış bir ihbar ya da istihbari bilgi olmaksızın ilk defa işlenmekte olan bir suçla diğer bir anlatımla 'suçüstü' hâli ile karşılaşmaları nedeniyle CMK'nın 90/4. maddesi ile PVSK'nın 13/1-A ve Ek 6. maddelerinin verdiği yetkiye dayanarak, suç delillerinin kaybolmaması için derhal gerekli tedbirleri alıp sigaraları muhafaza altına aldıktan sonra, uyguladığı tedbirler ile somut olay hakkında Cumhuriyet savcısına bilgi verdikleri ve emirleri doğrultusunda soruşturma işlemlerinin başladığı, yine PVSK'nın Ek 6. maddesini açıklayıcı nitelikte olan Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği’nin 8. maddesinin (f) bendindeki düzenlemeye göre de; suçüstü halinde ayrıca bir arama emri ya da karar alınmasına gerek bulunmadığı, kaldı ki somut olayda sanık ..., görevlilerce sorulduğunda araçta kaçak sigara olduğunu söylemesi göz önüne alındığında, görevlilerce sigaraların bulunduğu yerden çıkarılıp elkonulmasının; 'gizlenmiş bir şeyi bulmaya çalışma ve araştırma' anlamlarına gelen arama işlemi olarak değerlendirilemeyeceği, dolayısıyla suçun delili ve konusunu oluşturan sigaraların ele geçirilip muhafaza altına alınmasının hukuka uygun olduğu ve hukuka aykırı bir delilden söz edilemeyeceği kabul edilmelidir. Kısaca kolluk tarafından kanundan kaynaklanan kimlik kontrolü yetkisi sırasında şüphe üzerine durdurulan kişinin mesleki bilgi ve tecrübesi ile şüphelendiği aracın görünür yerindeki eşyanın ne olduğunu sorması bir arama faaliyeti olmadığı gibi, ele geçirilen sigaraların miktarı ve çeşitliliği nazarıyla ticari mahiyet arz ettiğinden sanığın atılı suçtan cezalandırılması gerekeceği düşüncesiyle Dairemiz çoğunluğunun beraate yönelik bu bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.

Fakat; Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği, Mahkemece 11.11.2020 tarihinde savunması alınan sanığa etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 7242 sayılı Kanun kapsamındaki iade yazısının okunulması ile yetinildiği cihetle; sanığa suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı açıkça bildirilerek ödemesi halinde; soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapıldığı da gözetilerek cezasından 1/3 oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerekirken bu ihtarat yapılmadan hüküm kurulması hukuka aykırı bulunduğundan hükmün farklı gerekçe ile bozulması gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun kararlarına iştirak edilmemiştir. 20.11.2025

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/8964, K. 2025/16066, T. 08.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-8964-e-2025-16066-k-450fd18aa3d8