Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/867 E. 2025/12211 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/867
Karar No
2025/12211
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1245 E., 2021/193 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18-son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapıldıktan sonra sırası ile 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi ve 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasının

uygulanması ve buna göre netice cezanın belirlenmesi gerekirken, uygulama sırasında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,

2. Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 19.05.2015, iddianame düzenleme tarihinin 01.06.2015 olduğu,

Ankara 32. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/176 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 08.04.2015 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin ise 01.06.2015 olduğu anlaşılmakla,

Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı görülmüştür.

Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 09.10.2025 tarihinde karar verildi.

KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE

Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık, 65 45... sayılı Kanunlarla değişik 5607 sayılı Kanunun 3/18.- son maddesi yollamasıyla 3/5, 3/10. maddeleri uyarınca uygulama yapıldıktan sonra sırasıyla 5607 sayılı Kanunun 3/23, TCK’nun 43/1.ve 62/1. maddesi uygulanarak cezanın belirlenmesi suretiyle hüküm kurulmasının isabetli olup olmadığına ilişkindir. Şöyle ki;

10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması

halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenleme ile eşyanın değerinin hafif veya pek hafif olması halinde cezada indirim imkanı getirilmiştir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “Cezanın belirlenmesi” kenar başlıklı 61. maddesinin 4. ve 5. fıkraları ise; "…(4) Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda; temel cezada önce artırma sonra indirme yapılır. (5) Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir…"şeklinde düzenlenmiştir.

Daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hallerin yanında suçun konusu bazen daha az cezayı gerektiren nitelikli halleri oluşturabilir. Daha az cezayı gerektiren nitelikli hallerde yine aynı şekilde suçun temel şekli gerçekleştirilmekte ancak suça eklenen bazı unsurlarla failin daha az cezalandırılması amaçlanmaktadır. Burada suçun temel şekli ile daha az cezayı gerektiren şekli arasında nitelik olarak herhangi bir farklılık bulunmamakta yalnızca nicelik farkı bulunmakta yani eylemin haksızlık içeriği azalmaktadır.(... ...,Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 15. Baskı, 2019, s. 228vd) Örneğin hırsızlık, yağma ve zimmet suçlarında suçun konusunun değerinin az olması hali daha az cezayı gerektiren nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.(... /... /...,Ceza Hukuku Genel Hükümler,2020,s.382,.../...,Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, 2017,s.567-5 69... ) Nitekim, Yargıtay 5.ve 6. Ceza Dairelerinin uygulamaları da benzer yöndedir.

Buna göre; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun “Cezanın belirlenmesi” kenar başlıklı 61. maddesinin 4. fıkrası uyarınca belirlenen temel ceza üzerinden suçun daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli halleri uyarınca artırım veya indirim yapılacak, daha sonra belirlenen ceza üzerinden anılan maddenin 5.fıkrası uyarınca sırasıyla teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenecektir.

Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesinin 4. ve 5. fıkra hükümleri gözetildiğinde, 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanunun 3/23. maddesinin TCK'nun 43/1. maddesinden önce uygulanması gerekirken sonra uygulanması usul ve yasaya uygun bulunmadığından sayın çoğunluğun bu yöndeki görüşüne katılmıyorum. 09.10.2025

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/867, K. 2025/12211, T. 09.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-867-e-2025-12211-k-eff953be2cc8