Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/8440 E. 2023/10953 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/8440
Karar No
2023/10953
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/55 E., 2022/72 K. SUÇ : 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi ret, kısmi onama Katılan vekilinin temyiz isteği yönünden Kararın katılan vekilinin yokluğunda verildiği, gerekçeli kararın katılan vekiline 27.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, katılan vekili tarafından 1 haftalık yasal süresinden sonra 08.03.2022 tarihinde sunulan temyiz dilekçesinin 5320 sayılı Yasanın 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi uyarınca süresinde olmadığı anlaşılmıştır. Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.01.2016 tarihli ve 2015/145 Esas, 2016/5 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'na (5411 sayılı Kanun) muhalefet suçundan mahkumiyet hükmü kurularak neticeten 2 yıl 1 ... hapis ve 41 gün karşılığı 820,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Anılan kararın sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 27.01.2021 tarihli ve 2020/5739 Esas, 2021/932 Karar sayılı ilâmıyla; "... Somut olayda, mudi ...'nin kredisini kapatmak için getirdiği paranın sanık tarafından mudinin hesabına yatırıldıktan sonra Yücel Irak'a kullandırılması, bu kredinin 10 taksitinin bu şahıs tarafından geri ödendiğinin belirlenmesi, mudinin sanığın olmadığı bir anda bankaya kredi taksiti ödemek için geldiğinde hesabında eksiklik olduğunun fark edilmesi şeklinde gerçekleşen eylemde; para çekilişlerine ilişkin tediye fişlerinde mudinin kendi imzasının bulunduğu hususunun hem kriminal rapor hem de mudinin kabulüyle sabit olduğu, sanığın mudi kredi hesabını kapatmaya geldiğinde parasını başka şekillerde değerlendirip kredi taksitlerini elde edeceği getiri ile ödeyebileceğini, zaman zaman hesabından para çekileceğini söylediği beyanı karşısında mudinin, sanığın beyanını doğrulayarak sanığın daha yüksek getiri vadettiğini ve bilgisi dahilinde olmak üzere hesaplarından para çekilişleri olacağı hususunda kendisini bilgilendirdiğini ifade etmesi karşısında mudinin baştan itibaren parasının kontrolünü rızasıyla sanığa devrettiğinin anlaşılması nedeniyle sanığın ... isimli mudiye yönelen eylemleri zimmet suçu kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğinin gözetilmemesi, dosya kapsamında mudiler ... ve ... adına düzenlenen ve zimmet kapsamında değerlendirilen toplam 3 tediye fişinin fotokopilerinin bulunduğu, ancak yine zimmet kapsamında değerlendirilen ... adına sanık tarafından imzalanan tediye fişlerinin asıl veya fotokopilerinin bulunmadığı, mahkemenin denetime elverişli şekilde mudilerin hesap kartonetlerindeki imzaları ile sanık tarafından mudiler adına imzalanan tediye fişlerini karşılaştırarak tutanağa geçirmediğinin anlaşılması karşısında; sahte imzalı tediye fişleri ile yapılan her bir işlem yönünden; sanığın eylemlerinin belirtilen kriterlere göre, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının belirlenmesi, mudilere ait hesap kartonetlerinde bulunan imzalarla sahte mudi imzası taşıyan fişlerdeki imzalar karşılaştırılıp aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının mahkemece saptanması, denetime imkan verecek şekilde tutanağa geçirilmesi, işlemlerin çokluğu ve duraksama halinde mahkemeye yardımcı olma ve aydınlatma bakımından bankacılık işlemleri konusunda uzman bir bilirkişinin görüşüne başvurulup her bir işlem bakımından duraksamaya yer bırakmayacak şekilde, eylemlerin ayrı ayrı basit ya da nitelikli zimmet olup olmadıklarının tespit edilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, adli para cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince alt sınırının 5 gün olduğu ve sanık hakkında temel cezanın alt hadden tayin edildiği belirtilip hürriyeti bağlayıcı ceza alt hadden tayin edildiği halde adli para cezasının gerekçe gösterilmeden alt hadden uzaklaşılarak tayini,..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2022 tarihli ve 2021/55 Esas, 2022/72 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında 5411 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkumiyet hükmü kurularak neticeten 4 yıl 2 ... hapis ve 1 gün karşılığı 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; banka müşterilerinin zararının olmadığına, eylemin zimmet kapsamında değerlendirilemeyeceğine, mahkumiyet hükmünün usul ve kanuna aykırı olduğuna, imzaların iğfal kabiliyetinin bulunmadığına, sanığın eyleminin görevi kötüye kullanma veya güveni kötüye kullanma suçları kapsamında değerlendirilebileceğine, atılı suçun kabulü halinde dahi eylemin basit zimmet kapsamında olduğuna ve kararın sanık lehine bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Katılan ... A. Ş. ... Şubesinde kıdemli servis yetkili yardımcısı olarak çalışan sanığın, banka müşterileri olan ...'nın iki ayrı hesabından bilgisi dışında çeşitli tarihlerde 720.500,00 TL ve 222.000,00 TL, ...'a ait hesaptan bilgisi dışında 06.04.2012 tarihinde 40.000,00 TL, ...'a ait hesaptan bilgisi dışında 04.03.2011 ve 26.08.2011 tarihlerinde 43.700,00 TL ve 26.000 USD karşılığı 45.526,00 TL para çekme işlemleri yaparak zimmetine geçirdiği, çekilen paraların tamamının soruşturma aşamasından önce sanık tarafından karşılandığı anlaşılmıştır. 2.Sanık savunmasında, mudilerin zaman zaman imzalı boş dekont bıraktıklarını, bazen de onların yerine imza attığını, imza atarken karaladığını, o an nasıl elinden geldiyse o şekilde imza attığını beyan etmiştir. 3.Bozma sonrasında dosyaya eklenen 27.09.2021 tarihli bilirkişi raporunda, mudiler ... ve ... elinden çıkmayıp sahte olarak atıldığı anlaşılan imzaların iğfal kabiliyetini haiz olmadıkları, mudi ... elinden çıkmayıp sahte olarak atıldığı anlaşılan imzaların genel şekil yönünden benzerlik göstermesi nedeniyle iğfal kabiliyetini haiz olduğu belirlenmiştir. 4. Mahkemenin 10.12.2021 tarihli oturumunda; -Mudi ...'a ait 43 adet dekont üzerinde yapılan incelemede; 41 adet dekont üzerindeki imzanın ... Bankası ... Şubesinde düzenlenmiş 25.07.2019 tarihli bankacılık hizmet sözleşmesi ve 17.10.2011 tarihli kredi kartı başvuru formundaki ve ... Emniyetince düzenlenmiş 25.06.2012 tarihli ifade tutanağındaki imzalarla benzer olduğu, 42 ve 43 numaralı dekontlarda imza bulunmadığı için inceleme yapılmadığı, -Mudi ...'a ait 06.04.2012 tarihli dekont üzerinde yapılan incelemede; dekonttaki imzanın Türkiye ... Bankası ... Şubesinde düzenlenmiş tarihsiz bankacılık hizmet sözleşmesi ile 13.10.2009 tarihli müşteri bilgi formu ve ekindeki evraklardaki imzalarla karşılaştırıldığında benzerlik göstermediği, -Mudi ...'a ait 26.08.2011 tarihli iki adet dekont üzerinde yapılan incelemede; dekonttaki imzanın ...'a ait dosyada bulunan Şubat 1997 tarihli sözleşme Bankacılık hizmet sözleşmesi ile kredi kart başvurusundaki imzalarla karılaştırıldığında benzerlik göstermediği, gözlemlenmiştir. 5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır. IV. GEREKÇE A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Kararın katılan vekilinin yokluğunda verildiği, gerekçeli kararın katılan vekiline 27.02.2022 tarihinde tebliğ edildiği, katılan vekili tarafından 1 haftalık yasal süresinden sonra 08.03.2022 tarihinde sunulan temyiz dilekçesinin 5320 sayılı Yasanın 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden 1.İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2022 tarihli ve 2021/55 Esas, 2022/72 sayılı kararında; olay tutanağı, sanık savunmaları, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 27.01.2021 tarihli ve 2020/5739 Esas, 2021/932 Karar sayılı bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın zincirleme biçimde nitelikli zimmet suçunu işlediğinin kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmasında isabetsizlik görülmemiştir. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2022 tarihli ve 2021/55 Esas, 2022/72 Karar sayılı kararırına yönelik katılan vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.02.2022 tarihli ve 2021/55 Esas, 2022/72 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/8440, K. 2023/10953, T. 07.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-8440-e-2023-10953-k-598da4b03735