Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/47 E. 2024/6488 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/47
- Karar No
- 2024/6488
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/184 E. 2021/188 K. SUÇLAR : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanuna ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî temyiz isteminin reddi, kısmî düzeltilerek onama Şikâyetçi Gümrük İdaresi duruşmadan haberdar olduğu halde katılma talebinde bulunmadığından hükmü, temyize hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık ... ve müdafii ile sanık ...'un temyizleri yönüyle; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi; nakil aracınının müsaderesine karar verilmesi ve kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık ... ve müdafiinin temyiz istemleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve bozulması talebine ilişkindir. 3.Sanık ...'un temyiz istemi; lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Suçtan zarar gören Gümrük İdaresinin usulüne uygun davetiye ile dava ve duruşmadan haberdar olmasına rağmen katılma talebinde bulunmadığı bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Sanık ... ve Müdafii ile Sanık ...'un Temyiz İstekleri Yönünden Suç tarihinde sanık ...'nın sevk ve idaresindeki aracın ön koltuğunda kaçak sigaraların görülmesi üzerine müteakip takiple durdurulan araçtan 920 paket bandrolsüz sigara ve 130,6 kg kaçak çay ele geçirilmiştir. Sanıklar hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçlarından cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ... savunmalarında; kaçak eşyaları kardeşine ait büfede satmak amacıyla kaçak olduğunu bilmeden alacağına karşılık sanık ...'den satın aldığını beyan etmiştir. Sanık ... savunmalarında; sanık ...'ya olan borcuna karşılık 4 karton ... marka sigarayı çalıştığı büfeden alıp verdiğini, yakalanan diğer kaçak eşyalarla ilgili bilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir. Dosya arasında bulunan KEMT varakasında suça konu sigaraların gümrüklenmiş değerinin suç tarihi itibari ile 4.185,94 TL, suça konu çayların gümrüklenmiş değerinin suç tarihi itibari ile 364,62 TL olduğu tespit edilmiş, gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamına göre ticari miktar ve mahiyette bandrolsüz kaçak sigara ve kaçak çay ele geçirilmesi karşısında, sanıkların atılı suçu işlediklerinin sabit kabul edilip haklarında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; Sanıklar hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen 5237 Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ödenmeyen adlî para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, infaz aşamasında tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adlî para cezasınının ödenmemesi halinde Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, iki saat çalışılması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceği, günlük çalışma süresinin, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirleneceği, hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uyulmaması halinde, çalışılan günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamının açık ceza infaz kurumunda yerine getirileceğinin ihtarına, karar verilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık ... ve Müdafii ile Sanık ...'un Temyiz İstekleri Yönünden Gerekçe bölümününde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... ve müdafii ve sanık ...'un temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’un (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 9 uncu bendinde yer alan ''... taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi durumunda ödenmeyen adlî para cezasının tamamının tek seferde tahsil edileceğinin ve 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesi uyarınca, infaz aşamasında tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasınının ödenmemesi halinde Cumhuriyet Savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, iki saat çalışılması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceği, günlük çalışma süresinin, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirleneceği, hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uyulmaması halinde, çalışılan günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamının açık ceza infaz kurumunda yerine getirileceğinin İHTARINA,'' ibaresi çıkarılarak yerine ''...5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ödenmeyen adlî para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarına," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25.06.2024 tarihinde karar verildi.