Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/3410 E. 2023/1945 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3410
Karar No
2023/1945
Karar Tarihi

T.C. Türk Milleti adına YARGITAY 7. Ceza Dairesi BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİ CEZA DAİRELERİ ARASINDAKİ KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE DAİR KARAR A- KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE DAİR BAŞVURU İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu, 21.01.2022 tarihli ve 2022/2 Karar sayılı kararıyla; 30.06.2021 tarihli 7329 sayılı Kanun ile 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nda köklü değişiklikler yapıldığı, bu kapsamda anılan Kanunun 18. maddesi ile 353 sayılı Askeri Mahkemelerin Kuruluş Yargılama ve Usul Kanunu'nun yürürlükten kaldırıldığı ve yine Ek 15. madde ihdas edilerek asker kişilerin askeri hizmet ve görevlerine ilişkin olarak işledikleri suçlarda soruşturma izni müessesesinin getirildiği, bu maddede hüküm bulunmayanlar yönünden ise 4483 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı, Ek madde 18 ile de askeri suçların soruşturma ve kovuşturmasına ilişkin olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 5271 sayılı CMK hükümlerinin uygulanacağının belirtildiği, Bu kapsamda, Bölge Adliye Mahkemelerinin ilgili Ceza Dairelerince 30.06.2021 tarihli Kanun değişikliği ile getirilen asker kişilerin askeri hizmete ilişkin suçlarında soruşturma izninin 30.06.2021 tarihinden önceki olaylara uygulanıp uygulanmayacağı noktasında farklı kararlar verildiği, özeti itibariyle; 1632 sayılı Kanun'un Ek 15. maddesindeki soruşturma izni müessesesinin usul hükmü olduğu, bu Kanunda yürürlük yönünden aksine dair bir hüküm olmaması nedeniyle usul hükümlerinin derhal yürürlüğü ilkesi gereğince 30.06.2021 tarihinden önce işlenen askeri suçlarda soruşturma izninin gerekmeyeceği, bu maddenin ancak 30.06.2021 tarihinden sonra işlenen suçlarda yahut soruşturmasına 30.06.2021 tarihinden sonra başlanan suçlarda uygulanacağı yönündeki hukuki görüş gerekçeleriyle usul hükümlerinin derhal yürürlüğü nedeniyle soruşturma iznine gerek olmadığı yönündeki İstanbul BAM 32.C.D.2021/344 Esas 2022/48 Karar, İstanbul BAM 32.C.D. 2020/5364 Esas 2021/4013 Karar, İstanbul BAM 32.C.D. 2020/5901 Esas 2021/4839 Karar, İstanbul BAM 31.C.D. 2020/5979 Esas 2021/4808 Karar, İstanbul BAM 31.C.D. 2020/5382 Esas 2022/4098 Karar, İstanbul BAM 31.C.D. 2020/4464 Esas 2021/3495 Karar, İstanbul BAM 31.C.D. 2020/5979 Esas 2021/4808 Karar, İstanbul BAM 31.C.D. 2020/5384 Esas 2021/4101 Karar, İstanbul BAM 31.C.D. 2020/4766 Esas 2021/3643 Karar, İstanbul BAM 14.C.D. 2020/4959 Esas 2021/3516 Karar, İstanbul BAM 14.C.D. 2021/2289 Esas 2021/3231 Karar, İstanbul BAM 16.C.D. 2021/2564 Esas 2021/6219 Karar, İstanbul BAM 16.C.D. 2021/2563 Esas 2021/6218 Karar, İstanbul BAM 16.C.D. 2021/2548 Esas 2021/6080 Karar, İstanbul BAM 16.C.D. 2021/897 Esas 2021/5569 Karar, İstanbul BAM 16.C.D. 2021/890 Esas 2021/5253 Karar, Adana BAM 17.C.D. 2021/720 Esas 2021/2654 Karar sayılı kararlarıyla, 1632 sayılı Kanun'un Ek 15. maddesindeki yeni getirilen düzenlemenin, maddi hukuka dair sonuçları olan usul hükmü olduğu, bu nedenle soruşturma izninin ceza yargılaması yönünden soruşturma ve kovuşturma şartı olduğu, ilgili kişi hakkında soruşturma izni verilmemesi halinde davanın kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceği gerekçeleri ile usul hükümlerinin geçmişe yürütülerek soruşturma iznine gerek olduğu yönündeki, İstanbul BAM 15.C.D. 2021/1229 Esas 2021/5205 Karar, İstanbul BAM 15.C.D. 2021/3617 Esas 2021/5200 Karar, İstanbul BAM 15.C.D. 2020/6406 Esas 2021/4856 Karar, Diyarbakır BAM 12.C.D. 2021/1620 Esas 2021/1672 Karar, Ankara BAM 9.C.D. 2020/2166 Esas 2021/5404 Karar, Ankara BAM 23.C.D. 2019/3552 Esas 2021/5005 Karar, Adana BAM 11.C.D. 2021/1316 Esas 2021/3303 Karar, Adana BAM 10.C.D. 2021/2419 Esas 2021/2939 Karar, Bursa BAM 11.C.D. 2020/3382 Esas 2021/3035 Karar, Antalya BAM 13.C.D. 2021/1026 Esas 2021/2576 Karar, Gaziantep BAM 13.C.D. 2020/814 Esas 2021/2897 Karar sayılı kararları arasında 30.06.2021 tarihli ve 7239 sayılı Kanun'la yürürlüğe giren Ek 15. maddedeki soruşturma izninin 30.06.2021 tarihinden önceki olaylara uygulanıp uygulanmayacağı noktasında uyuşmazlık bulunduğu belirtilerek; "...1632 sayılı Kanunun Ek 15. maddesindeki soruşturma iznine dair hükümlerin Ceza Usul Hukuku açısından usul hükmü olduğu ve usul hükümlerinin derhal yürürlüğü ilkesi ile 7329 sayılı Kanunda ve atıf yapılan 4483 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun'da usul hükümlerinin yürürlüğü ile ilgili aksine dair bir hüküm bulunmaması nedeniyle (Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2017/5-1019 Esas 2020/507 Karar 2020/7 Tebliğname nolu benzer içtihadı ile Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 23.02.2021 gün 2020/11762 Esas 2021/1767 Karar nolu benzer içtihadı) asker kişilerin askeri hizmet ve görevlere ilişkin sırf askeri suçları ile askeri suçlarındaki soruşturma izninin 30.06.2021 tarihinden sonra işlenen ve ya soruşturmasına bu tarihten sonra başlanan suçlarda uygulanması,..." yönündeki kanaatiyle, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un "Başkanlar Kurulunun Görevleri" başlıklı 35. maddesi gereği, Yüksek Yargıtay İlgili Ceza Dairesi tarafından bu konuda bir karar verilerek giderilmesini istemiştir. B- KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE KONU KARARLAR 1) İstanbul BAM 32.C.D. 2021/344 Esas 2022/48 Karar sayılı Kararı, 2) İstanbul BAM 32.C.D. 2020/5364 Esas 2021/4013 Karar sayılı Kararı 3) İstanbul BAM 32.C.D. 2020/5901 Esas 2021/4839 Karar sayılı Kararı 4) İstanbul BAM 31.C.D. 2020/5979 Esas 2021/4808 Karar sayılı Kararı 5) İstanbul BAM 31.C.D. 2020/5382 Esas 2022/4098 Karar sayılı Kararı 6) İstanbul BAM 31.C.D. 2020/4464 Esas 2021/3495 Karar sayılı Kararı 7) İstanbul BAM 31.C.D. 2020/5979 Esas 2021/4808 Karar sayılı Kararı 8) İstanbul BAM 31.C.D. 2020/5384 Esas 2021/4101 Karar sayılı Kararı 9) İstanbul BAM 31.C.D. 2020/4766 Esas 2021/3643 Karar sayılı Kararı 10) İstanbul BAM 14.C.D. 2020/4959 Esas 2021/3516 Kararı sayılı Kararı 11) İstanbul BAM 14.C.D. 2021/2289 Esas 2021/3231 Karar sayılı Kararı 12) İstanbul BAM 16.C.D. 2021/2564 Esas 2021/6219 Karar sayılı Kararı 13) İstanbul BAM 16.C.D. 2021/2563 Esas 2021/6218 Karar sayılı Kararı 14) İstanbul BAM 16.C.D. 2021/2548 Esas 2021/6080 Karar sayılı Kararı 15) İstanbul BAM 16.C.D. 2021/897 Esas 2021/5569 Karar sayılı Kararı 16) İstanbul BAM 16.C.D. 2021/893 Esas 2021/5253 Karar sayılı Kararı 17) Adana BAM 17.C.D. 2021/720 Esas 2021/2654 Karar sayılı Kararı 18) İstanbul BAM 15.C.D. 2021/1229 Esas 2021/5205 Karar sayılı Kararı 19) İstanbul BAM 15.C.D. 2021/3617 Esas 2021/5200 Karar sayılı Kararı 20) İstanbul BAM 15.C.D. 2020/6406 Esas 2021/4856 Karar sayılı Kararı 21) Diyarbakır BAM 12.C.D. 2021/1620 Esas 2021/672 Karar sayılı Kararı 22) Ankara BAM 9.C.D. 2021/2166 Esas 2021/5404 Karar sayılı Kararı 23) Ankara BAM 23.C.D. 2019/3552 Esas 2021/5005 Karar sayılı Kararı 24) Adana BAM 11.C.D. 2021/1316 Esas 2021/3303 Karar sayılı Kararı 25) Adana BAM 10.C.D. 2021/2419 Esas 2021/2939 Karar sayılı Kararı 26) Bursa BAM 11.C.D. 2020/3382 Esas 2021/3035 Karar sayılı Kararı 27) Antalya BAM 13.C.D. 2021/1026 Esas 2021/2576 Karar sayılı Kararı 28) Gaziantep BAM 13.C.D. 2020/814 Esas 2021/2897 Karar sayılı Kararı. C-KARAR UYUŞMAZLIĞININ GİDERİLMESİNE KONU BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CEZA DAİRELERİ KARARLARI 1)İstanbul BAM 15.C.D. 2021/3617 Esas 2021/5200 Karar sayılı kararı ile; "...Asker kişilerin işledikleri -suçüstü hali olan ağır cezalık suçlar dışında- askeri suçların soruşturulması izne bağlanmış ve bu soruşturma izninin, ceza yargılaması yönünden soruşturma ve kovuşturma şartı niteliğinde olduğu gözetilerek; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereğince durma kararı verilerek, sanığa yüklenen suç yönünden, 7329 sayılı Askerî Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5. maddesi ile 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na eklenen ek 15. madde gereğince, sanığın üzerine atılı suç bakımından görevli ve yaptığı yetkili merciiden yöntemince soruşturma izni istenmesi; soruşturma izni verilmemesi durumunda davanın kovuşturma şartı yokluğu nedeniyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8 maddesi gereğince düşürülmesine, soruşturma izni verilmesi durumunda ise, yargılamaya devam edilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunmasının, bozmayı gerektirdiği ve istinaf başvurusunun bu nedenle yerinde görülmüş olduğu..." kanaatiyle, hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1(f) maddesi gereğince bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İstanbul BAM 15. Ceza Dairesinin 2021/1229 Esas 2021/5205 Karar sayılı, İstanbul BAM 15. Ceza Dairesinin 2020/6406 Esas 2021/4856 Karar sayılı, Antalya BAM 13. Ceza Dairesinin 2021/1026 Esas 2021/2576 Karar sayılı, Bursa BAM 11. Ceza Dairesinin 2020/3382 Esas 2021/3035 Karar sayılı, Adana BAM 17. Ceza Dairesinin 2021/720 Esas 2021/2654 Karar sayılı ve Adana BAM 17. Ceza Dairesinin 2021/348 Esas 2021/2540 Karar sayılı kararları da benzer yöndedir. 2)Gaziantep BAM 13. Ceza Dairesinin 2020/814 Esas 2021/2897 Karar sayılı kararı ile; "...Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında değişiklik öngören ve 16 Nisan 2017 tarihinde halk oylamasına sunularak kabul edilen 6771 sayılı Kanunun 27 Nisan 2017 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanması ile birlikte yüksek askeri yargı organları ile askeri mahkemeler ve nezdinde bulunan askeri savcılıkların kapatıldığı ancak, 353 sayılı Kanun'un 8 ile 95. maddesinin üçüncü fıkrasında; teşkilatında askerî mahkeme kurulu kıta komutanı veya askerî kurum amirinin soruşturma izni vermeye yetkili olduğu, Komutanın veya amirin soruşturma izni vermemesi hâlinde, yargılama hukuku anlamında soruşturmanın da başladığını kabul etmenin mümkün olmadığı, Askerî mahkemeler kaldırılmış ise de, bu durumun 353 sayılı Kanunun teşkilatında askerî mahkeme kurulu kıta komutanı veya askerî kurum amirine soruşturma izni verme yetkisine ilişkin söz konusu maddesinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği, pekala Anayasa değişikliği ile askeri mahkemeler kaldırılmazdan hemen önce nezdinde askeri mahkeme kurulu kıta komutanı veya askeri kurum amiri soruşturma izni hususunda yetkili olmakla birlikte, bu yetkinin sınırının aynı Kanun'un 95. maddesi ile belirlendiği gözetildiğinde, soruşturma emrini düzenleyen 353 sayılı Kanunun 95 inci maddesinin Anayasa değişikliği sebebi ile askeri mahkemeler kaldırılmış olduğundan uygulama olanağının kalmadığı, ancak Anayasanın 129/6 maddesi hükmü gereği 4483 sayılı Kanun hükümleri ile hem 4483 sayılı Kanunda ve hem de diğer Kanunlarla getirilen istisna hükümler de dikkate alınmak suretiyle uygulama yapılması gerektiği; buna göre, askerlerin ''görevleri sebebiyle'' işledikleri suçlardan dolayı soruşturulmaları için yasama organınca düzenleme yapılıncaya kadar, yani soruşturma izni verilip verilmemesi hususunda karar verecek makam belirleninceye kadar soruşturma yapılamayacak, soruşturma yapılamayacağı için kovuşturmaya da geçilemeyeceği, 30/06/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 7329 sayılı Yasanın 5. maddesi ile 1632 sayılı Kanun'a eklenen Ek madde 11'e göre, 1632 sayılı Kanun'da düzenlenen suçlar ile asker kişilerin askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri suçların askerî suç olduğu, 7329 sayılı Yasanın 5. maddesi ile 1632 sayılı Kanun'a eklenen Ek madde 15'e göre, Asker kişilerin işledikleri askerî suçların soruşturulmasının izne tabi olduğu, soruşturma iznini, asgari tugay komutanı veya eşidi askerî kurum amiri (Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarında eşidi) olmak üzere, asker kişinin görev yaptığı birlik komutanı veya askerî kurum amiri, bu kişilerin yokluklarında ise vekilleri tarafından bizzat verileceği, yetkili merci, soruşturma izni konusundaki kararını suçun işlenildiğinin öğrenilmesinden itibaren ön inceleme dâhil en geç otuz gün içinde verir. Bu süre, zorunlu hâllerde on beş günü geçmemek üzere bir defa uzatılabileceği gözetildiğinde, istinafa konu dosyanın incelenmesinde, sanık hakkında Askeri Eşyayı Gizlemek suçundan cezalandırılması istemi dava açıldığı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında değişiklik öngören ve 16 Nisan 2017 tarihinde halk oylamasına sunularak kabul edilen 6771 sayılı Kanun'un 27 Nisan 2017 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanmasından sonra, askeri mahkemelerin kaldırılmış olması nedeni ile, teşkilatında askerî mahkeme kurulu kıta komutanı veya askerî kurum amirinin bu tarihten sonra soruşturma izni vermeye yetkili olmadığı, 28.06.2013 tarihinde verilen soruşturma izninin yetkili kıta komutanı veya askeri kurum amirince verilmediğinden geçerli olmadığı, 7329 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile 1632 sayılı Kanuna eklenen ek madde 15'e göre, asker kişinin görev yaptığı birlik komutanı veya askerî kurum amiri, bu kişilerin yokluklarında ise vekilleri tarafından bizzat vereceği soruşturma izni istenip, davanın bu izin süresince durmasına karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla hüküm kurulması..." yasaya aykırı bulunarak istinaf itirazları bu itibarla yerinde görülmüş ve hükmün bu sebeplerden dolayı 5271 sayılı Kanun'un 289/1 maddeleri gereğince bozulmasına, dosyanın yeniden incelenerek ve hükmolunmak üzere hükmü veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3)Ankara BAM 9.Ceza Dairesinin 2021/2166 Esas 2021/5404 Karar sayılı kararı ile; "...30/06/2021 tarihli ve 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7329 sayılı Askeri Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 5. maddesi ile 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na eklenen Ek Madde-15 maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesi ile asker kişilerin işledikleri askeri suçların soruşturulması izne tabi tutulmuş, aynı Kanun'un 20. maddesinde de bu kanun hükmünün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğenin düzenlendiği, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2. maddesine göre maddi ceza hukukuna ilişkin yasal düzenlemelerde failin lehine bir düzenleme yapılmış ise bu düzenlemenin yargılamanın her aşamasında, hüküm kesinleşmiş ise infaz hukukunda, hatta infazı tamamlanmış olmakla birlikte bir başka suç veya ceza yönünden etkisi var ise o durumda da dikkate alınacağının düzenlendiği, bunun aksine usul kanunlarının zaman bakımından uygulanmasında kuralın, kanunda aksi açıkça düzenlenmedikçe, "derhal uygulama" ilkesi gereğince, usuli işlemlerinin, yapıldıkları sırada yürürlükte bulunan muhakeme kanunu hükümlerine tabi olacağı esas alındığı, dolayısıyla usul kanununda yapılan değişikliklerin önceden usule uygun yapılan işlemleri usulsüz kılmadığı gibi sonradan getirilen usul hükümleri de usulüne uygun şekilde yapılmış işlemlerin tekrarlanmasını gerektirmediği, ancak, bazı müesseselerin usul hukuku hükmü olarak düzenlenmesine karşın içeriği itibarı ile maddi ceza hukuku ile de doğrudan bağlantılı olması halinde bununda maddi ceza hukuku normu gibi dikkate alınması gerektiği, bu durumda yasa ile düzenlenen soruşturma izni müessesesinin maddi ceza hukuku hükmü mü yoksa usul hükmü mü olduğu üzerinde durulması gerektiği, soruşturma emrinin suç ve ceza yönünden fail lehine suçun unsurlarını ya da cezanın nevi ve süresini değiştiren bir maddi ceza hukuku hükmü niteliğinde olmadığı, uzlaştırma gibi maddi ceza hukukunu doğrudan ilgilendiren bir usul hükmü niteliği de taşımadığı, yapılan yasal düzenleme ile de bu hükmün Resmi Gazete'de yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğinin açıkça düzenlenmiş bulunması birlikte gözetildiğinde yasanın yürürlüğe girmesinden önce işlenen suçlarla ilgili olarak soruşturma izni alınmasına gerek olmadığı belirlenerek yapılan incelemede; dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, diğer istinaf nedenleri yerinde görülmeyerek istinaf başvurusunun reddine" karar verilmiştir. İstanbul BAM 32.Ceza Dairesinin 2021/344 Esas 2022/48 Karar sayılı, Adana BAM 10. Ceza Dairesinin 2021/2419 Esas 2021/2939 Karar sayılı, Ankara BAM 23. Ceza Dairesinin 2019/3552 Esas 2021/5005 Karar sayılı, Diyarbakır BAM 12. Ceza Dairesinin 2021/1620 Esas 2021/672 Karar sayılı, İstanbul BAM 32. Ceza Dairesinin 2020/5364 Esas 2021/4013 Karar sayılı, İstanbul BAM 32. Ceza Dairesinin 2020/5901 Esas 2021/4839 Karar sayılı, İstanbul BAM 31. Ceza Dairesinin 2020/4766 Esas 2021/3643 Karar sayılı, İstanbul BAM 31. Ceza Dairesinin 2020/5384 Esas 2021/4101 Karar sayılı, İstanbul BAM 31. Ceza Dairesinin 2020/4464 Esas 2021/3495 Karar sayılı, İstanbul BAM 31. Ceza Dairesinin 2020/5382 Esas 2022/4098 Karar sayılı, İstanbul BAM 16. Ceza Dairesinin 2021/893 Esas 2021/5253 Karar sayılı, İstanbul BAM 16. Ceza Dairesinin 2021/897 Esas 2021/5569 Karar sayılı, İstanbul BAM 16. Ceza Dairesinin 2021/2548 Esas 2021/6080 Karar sayılı, İstanbul BAM 16. Ceza Dairesinin 2021/2563 Esas 2021/6218 Karar sayılı, İstanbul BAM 16. Ceza Dairesinin 2021/2564 Esas 2021/6219 Karar sayılı, İstanbul BAM 14. Ceza Dairesinin 2021/2289 Esas 2021/3231 Karar sayılı, İstanbul BAM 14. Ceza Dairesinin 2020/4959 Esas 2021/3516 Kararı sayılı ve İstanbul BAM 31. Ceza Dairesinin 2020/5979 Esas 2021/4808 Karar sayılı kararları da benzer yöndedir. D- KARAR UYUŞMAZLIĞI HAKKINDA YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞININ GÖRÜŞÜ VE TALEBİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.04.2022 tarihli, UG-2022/24852 sayılı "Uyuşmazlık talebinin değerlendirilmesi " konulu yazısında; "...Usul hukukunda yapılan değişiklikliklerin "derhal uygulanma prensibine" tabi olduğu ancak bu durumun yasa yürürlüğe girmeden evvel verilen "kesinleşmemiş ve kesin olarak verilmemiş" hükümler bakımından derhal uygulanabileceği, bu tarihten evvel kesinleşmiş yahut kesin olarak verilmiş hükümlerde uygulama imkanının bulunmadığı kabul edilir. Zira Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2021/1767 karar sayılı kararı da bu yöndedir. "...7249 sayılı yasa 10. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Yasası 59. maddeye eklenen; "Avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesinin ikinci fıkrası uygulanmaz." şeklindeki yasal düzenlemenin 11.07.2020 tarihinde yürürlüğe girdiği, usul hukukunda yapılan değişiklikliklerin "derhal uygulanma prensibine" tabi olduğu ancak bu durumun yasa yürürlüğe girmeden evvel verilen "kesinleşmemiş ve kesin olarak verilmemiş" hükümler bakımından derhal uygulanabileceği, bu tarihten evvel kesinleşmiş yahut kesin olarak verilmiş hükümlerde uygulama imkanının bulunmadığı, ayrı bir yasal düzenleme ile Avukatlık Yasası'nda kesin olarak verilmiş hükümlere de uygulanabileceği yönünde bir istisna yer almadığı, bu kapsamda 7249 sayılı yasa 10. maddesi ile gelen değişikliğin 11.07.2020 tarihinden sonra verilen hükümler için derhal uygulanır olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; 7249 sayılı yasanın 10.maddesinin 11.07.2020 tarihinden sonra verilen hükümler için temyiz yolunu açtığı, 17.10.2018 tarihli hükmün karar tarihi itibarı ile kesin nitelikte olup temyizi kabil olmadığı, sanık müdafinin 13.07.2020 tarihinde hükmü temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz taleplerinin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi gereğince REDDİNE..." Yine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08/12/2020 tarihli ve 2020/507 Karar sayılı kararında "...Bununla birlikte, usul kanunlarında yapılmış olsalar dahi kanuni değişiklikler fail ile devlet arasında ceza ilişkisini sona erdiriyorsa, başka bir anlatımla maddi ceza hukukuna ilişkin ise failin lehine sonuçlar doğurması kaydıyla geçmişe etkili olarak uygulanabilirler. TCK'nın "Zaman bakımından uygulama" başlıklı 7. maddesinin ikinci fıkrasında "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki düzenlenme ile ceza hukuku kurallarının yürürlüğe girdikleri andan itibaren işlenen suçlara uygulanacağına ilişkin ileriye etkili olma prensibinin istisnasını oluşturan "Failin lehine olan kanunun geçmişe etkili olması", "Geçmişe etkili uygulama" veya "Geçmişe yürürlük" ilkesine yer verilmiştir...." şeklinde kabuller mevcuttur. Mülga 25/10/1963 tarihli ve 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'nun düzenlemelerinde asker kişilerin askeri hizmet ve görevleriyle ilgili işledikleri iddia olunan askeri suçların soruşturulmasına dair "soruşturma emri", 30.06.2021 tarihli ve 7329 sayılı Kanun ile 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununda değişikliklerle "soruşturma izni" şeklinde düzenlenmiştir. Anılan 7329 sayılı Kanun'un 18. md ile 353 sayılı Askeri Mahkemelerin Kuruluş Yargılama ve Usul Kanun'u yürürlükten kaldırılmış ve yine 5. md. ile de; Ek 15. md. ihdas edilerek asker kişilerin askeri hizmet ve görevlere ilişkin olarak işledikleri suçlarda "soruşturma izni" müessesesi getirilmiştir. 353 sayılı mülga Kanun'da yer almayan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanununa Ek 15. madde ile "soruşturma izni" düzenlemesi henüz soruşturma ve kovuşturma aşamasında olanlar yönünden şüpheli ve sanık lehinedir. Yukarıda değinilen yüksek Yargıtay Ceza Dairesi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarından da anlaşıldığı üzere şüpheli ve sanık lehine getirilen usul düzenlemeleri failin lehine sonuçlar doğurması kaydıyla geçmişe etkili olarak uygulanabilirler. Açıklanan nedenlerle 1632 sayılı Kanun'a eklenen Ek 15. madde "asker kişilerin işledikleri askerî suçların soruşturulması izne tabidir." düzenlemesi uyarınca 7329 sayılı Kanun'un 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği 30/06/2021 tarihinden önce işlenen ve bu tarih itibariyle soruşturma veya kovuşturma aşamasında olan suçlarda da 1632 sayılı Kanun'un Ek 15. maddesi uyarınca soruşturma izni alınması gerektiği..." belirtilerek 696 sayılı KHK m.92/2 ile değişik 5235 sayılı Kanun'un 35/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlar Kurulunun 21/01/2022 tarihli ve 2022/2-2 Esas ve Karar numaralı kararına istinaden kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. E- KARAR UYUŞMAZLIĞI İLE İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER 1)Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 129'uncu maddesinin 5. fıkrasında; memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri iddia edilen suçlardan ötürü ceza kovuşturması açılmasının, kanunla belirlenen istisnalar dışında, kanunun gösterdiği idari merciin iznine bağlı olduğu belirtilmiştir. 2) 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. maddesinde; Bu Kanunun amacının, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı yargılanabilmeleri için izin vermeye yetkili mercileri belirtmek ve izlenecek usulü düzenlemek olduğu belirtildikten sonra "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde "Bu Kanun, Devletin ve diğer kamu tüzel kişiliklerinin genel idare esaslarına göre yürüttükleri kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevleri ifa eden memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlar hakkında uygulanır. Görevleri ve sıfatları sebebiyle özel soruşturma ve kovuşturma usullerine tabi olanlara ilişkin hükümleri ile suçun niteliği yönünden kanunlarda gösterilen soruşturma ve kovuşturma usullerine ilişkin hükümler saklıdır..." hükmüne yer verilmiştir. 3) Mülga 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'nun "Genel görev" başlıklı 9. maddesinde "Askeri mahkemeler kanunlarda aksi yazılı olmadıkça, asker kişilerin askeri olan suçları ile bunların asker kişiler aleyhine (...) yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidirler." hükmü; 8. maddesinde "Nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amiri bir suçun işlendiğini öğrendiklerinde refakatlerindeki askeri savcıya soruşturma açtırır ve yapılmakta olan soruşturma hakkında askeri savcıdan her zaman bilgi isteyebilirler." hükmü, "Bir suç işlendiğinin öğrenilmesi ve ilk tedbirler" başlıklı 95. maddesinde "Cumhuriyet savcılıklarına veya zabıta makam ve memurlarına yapılacak askeri yargıya tabi suç ihbar şikayetleri şüphelinin amiri olan makama gönderilir. Askeri birlik komutanı veya askeri kurum amiri maiyetinden birinin kendisine ihbar veya şikayet olunan veyahut diğer bir suretle öğrendiği, askeri mahkemelerin görev alanına giren suçları hakkında şüphelinin kimliğini, isnat olunan suçu ve bu suçun delillerini gösterir vak'a raporu düzenler ve adli yönden bağlı bulunduğu askeri mahkemenin teşkilatında kurulduğu kıt'a komutanı veya askeri kurum amirine gönderir. Teşkilâtında askerî mahkeme kurulan kıt’a komutanı veya askerî kurum amiri, suç evrakını inceledikten sonra askerî savcıya gönderir ve şüphelinin tutuklanmasını isterse bu husustaki istemini de bildirir. Ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlar veya gecikmesinde sakınca umulan hallerde askeri savcılar derhal soruşturmaya başlarlar. Zorunluluk halinde bu soruşturma bir disiplin subayı tarafından da yapılabilir. Bu hallerde durum derhal yetkili askeri mahkemenin teşkilatında kurulduğu komutan veya askeri kurum amirine bildirilir..." hükmü düzenlenmiştir. Öte yandan 16 Nisan 2017 tarihinde yapılan halk oylaması ile kabul edilen 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 17. maddesiyle, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına eklenen geçici 21. maddenin (E) fıkrasıyla, bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarih itibariyle Askeri Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve Askeri Mahkemeler kaldırılmıştır. Müteakiben 30/06/2021 tarihli ve 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 24/6/2021 tarihli ve 7329 sayılı Kanun'un 5. maddesiyle 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na eklenen Ek 15. maddede; "Asker kişilerin işledikleri askerî suçların soruşturulması izne tabidir. Ancak, ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü hâllerinde soruşturma genel hükümlere göre yürütülür. Soruşturma izni, asgari tugay komutanı veya eşidi askerî kurum amiri (Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarında eşidi) olmak üzere, asker kişinin görev yaptığı birlik komutanı veya askerî kurum amiri, bu kişilerin yokluklarında ise vekilleri tarafından bizzat verilir. Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet Komutanlıkları ve Milli Savunma Üniversitesi hariç, Millî Savunma Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı ve ilgili kurum ve kuruluşlarda görev yapan asker kişiler hakkında soruşturma izni Millî Savunma Bakanı tarafından verilir. General ve amiraller hakkındaki soruşturma izni ise görev yeri dikkate alınarak ilgisine göre Genelkurmay Başkanının veya ilgili Kuvvet Komutanının teklifi üzerine ya da re'sen Millî Savunma Bakanı tarafından verilir. Bir askerî birlik veya askerî kurumda geçici olarak görevlendirilen veya harekât komutasına verilen asker kişiler hakkında soruşturma izni, bu görevlerinin devamı süresince, geçici olarak görevlendirildikleri veya harekât komutasına verildikleri askerî birlik veya askerî kurumun bağlı bulunduğu soruşturma izni vermeye yetkili birlik komutanı veya askerî kurum amiri tarafından verilir. Kanunlarda aksi yazılı olmadıkça, bir askerî birlik veya askerî kurum dışında görevlendirilen asker kişiler hakkında soruşturma izni, bu görevlerinin devamı süresince, Millî Savunma Bakanı tarafından verilir. Uluslararası anlaşmalar gereğince yabancı asker kişilerin askerî suçları hakkında soruşturma izni Millî Savunma Bakanı tarafından verilir. Bunlar hakkında altıncı ve yedinci fıkra hükümleri uygulanmaz. Millî Savunma Bakanı, general ve amiraller hariç subay veya astsubaylara ilişkin soruşturma izni verme yetkisini, Personel Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu bakan yardımcısına devredebilir. Subay ve astsubaylar hariç diğer kişilerin işledikleri askerî suçlara ilişkin soruşturma izni verme yetkisi, bu izni vermeye yetkili komutan veya askerî kurum amiri tarafından teşkilatında bulunan hukuk sınıfından olan ya da 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun geçici 45 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca atanmış olan hukuk hizmetleri başkanı veya birim amirine, Millî Savunma Bakanı tarafından merkezde Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü veya yardımcısına, taşrada ve bağlı kurum ve kuruluşlarda ise asgari alay eşidi kurum amirine devredilebilir. İzin vermeye yetkili merci, ihbar veya şikâyetin işleme konulması hâlinde bir ön inceleme başlatır, ön incelemeyi bizzat yapabileceği gibi, izin vermeye asıl yetkili merciin emrinde olan ve hakkında inceleme yapılanın üstü konumundaki asker kişilerden birine de yaptırabilir. İzin vermeye yetkili merci, emrinde olan ve hakkında inceleme yapılanın üstü konumundaki en az üç asker kişiden oluşan bir heyet de görevlendirebilir. İzin vermeye yetkili merciin zorunlu gördüğü hâllerde, heyette yer alanların çoğunluğunun, hakkında inceleme yapılanın rütbe veya kıdemce eşidi veya üstü konumunda, heyet başkanının ise hakkında inceleme yapılanın üstü konumunda olması gerekir. Yetkili merci, soruşturma izni konusundaki kararını suçun işlenildiğinin öğrenilmesinden itibaren ön inceleme dâhil en geç otuz gün içinde verir. Bu süre, zorunlu hâllerde on beş günü geçmemek üzere bir defa uzatılabilir. Yetkili merci, belirtilen süreler içinde soruşturma izni verilmesi veya verilmemesi konusunda karar verir ve kararını Cumhuriyet başsavcılığına, hakkında inceleme yapılana ve varsa şikayetçiye bildirir. Bu kararlara karşı on gün içinde itiraz edilebilir. Sırf askerî suçlara ilişkin verilen soruşturma iznine itiraz edilmesi, soruşturma işlemlerini engellemez. İtiraz, general ve amiraller için Danıştay Birinci Dairesine, diğer asker kişiler için ise yetkili merciin yargı çevresinde bulunduğu bölge idare mahkemesine yapılır. İtirazlar, öncelikle incelenir ve en geç üç ay içinde karara bağlanır. Verilen kararlar kesindir. General ve amiraller hakkındaki soruşturma Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı veya Başsavcıvekili tarafından yapılır. Hâkim kararı gerektiren işlemlere dair Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının talepleri ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara yapılan itirazlar hakkında, soruşturma konusu suçların en ağırına bakmakla görevli Yargıtay ceza dairesini numara itibarıyla izleyen ceza dairesi başkanı tarafından karar verilir. Suçun son numaralı ceza dairesinin görevine girmesi hâlinde talebi ve itirazı inceleme yetkisi Birinci Ceza Dairesi Başkanına aittir. Hâkim kararı gerektiren işlemlerde Başkanın verdiği kararlara karşı yapılan itirazı numara itibarıyla izleyen ceza dairesi başkanı inceler. Son numaralı daire başkanının kararı, Birinci Ceza Dairesi Başkanı tarafından incelenir. İddianame hazırlanması hâlinde kovuşturma Yargıtay ilgili ceza dairesince yapılır. 19/04/1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununun 17 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan suçları işleyen asker kişiler hakkında soruşturma ve kovuşturma genel hükümlere göre yapılır. Bu maddede hüküm bulunmayan hâllerde 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 18. maddesiyle 353 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış, 19. maddesinde de bu Kanun'un yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. F) İNCELEME, DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Dairemize gönderilen karar uyuşmazlığının giderilmesine dair başvuru evrakı incelendi: Bölge Adliye Mahkemeleri Ceza Daireleri arasında ortaya çıkan ve Dairemizce çözümlenmesi talep edilen uyuşmazlığın konusu, 30.06.2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7329 sayılı Kanun ile 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na eklenen ve soruşturma izni ve soruşturma izni vermeye yetkili mercileri düzenleyen Ek 15. madde gereğince asker kişilerin işledikleri askeri suçlarda 7329 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 30.06.2021 tarihinden önce işlenen ve bu tarih itibariyle soruşturma veya kovuşturma aşamasında olan suçlar bakımından da soruşturma izninin alınıp alınmayacağıdır. Mülga 353 sayılı Kanun'un 8. maddesinde; "Nezdinde askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirinin bir suçun işlendiğini öğrendiklerinde refakatlerindeki askeri savcıya soruşturma açtıracağı ve yapılmakta olan soruşturma hakkında askeri savcıdan her zaman bilgi isteyebileceği"; aynı Kanun'un 95. maddesinde de "Cumhuriyet savcılıklarına veya zabıta makam ve memurlarına yapılacak askeri yargıya tabi suç ihbar şikayetleri şüphelinin amiri olan makama gönderileceği, askeri birlik komutanı veya askeri kurum amirinin maiyetinden birinin kendisine ihbar veya şikayet olunan veyahut diğer bir suretle öğrendiği halde ise askeri mahkemelerin görev alanına giren suçları hakkında şüphelinin kimliğini, isnat olunan suçu ve bu suçun delillerini gösterir vak'a raporu düzenleyeceği ve adli yönden bağlı bulunduğu askeri mahkemenin teşkilatında kurulduğu kıt'a komutanı veya askeri kurum amirine göndereceği, ....Ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçlar veya gecikmesinde sakınca umulan hallerde askeri savcıların derhal soruşturmaya başlayacağı, zorunluluk halinde bu soruşturmanın bir disiplin subayı tarafından da yapılabileceği, bu hallerde durumun derhal yetkili askeri mahkemenin teşkilatında kurulduğu komutan veya askeri kurum amirine bildirileceği" düzenlenmiş iken 30/06/2021 tarihli ve 31527 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 24/6/2021 tarihli ve 7329 sayılı Kanunun 18. maddesiyle 353 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun'un 5. maddesiyle 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na eklenen Ek 15. madde ile asker kişilerin işledikleri askeri suçların soruşturulmasının izne tabi olduğu belirtilerek soruşturma izni vermeye yetkili merciler belirlenmiştir. Somut olayda olduğu gibi, sorunun usul yasalarının zaman bakımından uygulanması ile ilgili ilkeler çerçevesinde çözümlenmesi gerekmektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 29/12/2021 tarihli ve 2017/12-885; 2021/693 sayılı Kararı ve duraksamasız uygulamasına göre; "Usul kanunlarının zaman bakımından uygulanmasında asıl olan, aksi açıkça düzenlenmiş olmadıkça "hemen (derhal) uygulama" ilkesidir. Bu ilke uyarınca usul işlemleri, yapıldıkları sırada yürürlükte bulunan yargılama usulü hükümlerine tabi olacaktır. O hâlde, ceza yargılaması sırasında, yasada değişiklik olduğunda veya dayanılan bir usul kuralına ilişkin yasanın Anayasa Mahkemesince iptal edilmesi hâlinde, yeni yasa ya da iptal sonucu ortaya çıkan usul prosedürü hemen uygulanmalıdır. Ancak, 5320 sayılı Kanun'un 4/2. maddesinde de ifade edilen bu durum, önceki kanunun yürürlükte bulunduğu dönemde, o yasaya uygun biçimde yapılmış işlemlerin geçersizliği sonucunu doğurmayacağı gibi yenilenmesini de gerektirmez. Bu ilkenin sonucu olarak; a- Usul işlemleri kural olarak yürürlükteki kanuna göre yapılacaktır. b-Yürürlükte olan kanuna göre yapılmış işlemler sonradan yürürlüğe giren bir kanun nedeniyle geçerliliğini yitirmeyecektir. c-Yeni kanunun yürürlüğünden ya da Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra yapılması gereken usul işlemleri ise yeni kanuna ya da iptal kararıyla ortaya çıkan usule tabi olacaktır. d-Muhakeme usulüne ilişkin çıkarılan yeni kanunun uygulanmasında, bu kanun veya değişikliğin sanığın lehine ya da aleyhine sonuç doğurmasına bakılmayacaktır. Yine Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 05/07/2011 tarihli ve 2011/6-156; 2011/164 sayılı Kararına göre de; gerek öğretide gerekse yerleşmiş yargısal kararlarla, yeni yürürlüğe giren yargılama kurallarının yapılacak yargılama işlemlerinde derhal uygulanması ilkesi benimsenmiş, bu suretle de ülkede aynı anda birden çok yargılama yasasının uygulanmasının önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Bu ilkenin istisnası da ancak yeni yürürlüğe konulan yasada geçici maddelerle yapılan düzenlemeler ile ayrık tutulan hallerde ortaya çıkmaktadır. Bu bilgiler ışığında uyuşmazlık konusu olay değerlendirildiğinde; 7329 sayılı Kanun'la 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na eklenen Ek 15. maddesindeki "soruşturma iznine" ilişkin hükümler usul hükmü olup, ceza muhakeme hukukunda geçerli bulunan "derhal uygulanma" ilkesi uyarınca, Kanun yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılması söz konusu olan usul işlemleri bakımından uygulanılması zorunludur. Derhal uygulama ilkesinin doğal sonucu olarak muhakeme işlemleri yapılacağı sırada yürürlükte olan muhakeme kanunu hükümlerine tabi olacak ve ceza muhakemesi sırasında, Kanunda değişiklik olduğu zaman yeni kanun hemen uygulanacak ve fakat bu durum önceki kanunun yürürlükte bulunduğu esnada o kanuna göre usulüne uygun yapılmış işlemlerin geçersizliği sonucunu doğurmayacağı gibi tekrarlanmasını da gerektirmeyecektir. G-SONUÇ Yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda 7329 sayılı Kanun'la 1632 sayılı Askeri Ceza Kanun'a eklenen Ek 15. maddesindeki "soruşturma iznine" ilişkin hükümlerin Kanun'un yürürlük tarihi olan 30.06.2021 tarihinden sonra işlenen veya soruşturmasına bu tarihten sonra başlanan asker kişiler tarafından işlenen askeri suçlarda uygulanması gerektiği, 7329 sayılı Kanun'da ve bu Kanun ile atıf yapılan 4483 sayılı Kanun'da aksine bir hüküm veya bir istisnanın yer almadığı, dolayısıyla 30.06.2021 tarihinden önce işlenen suçlarda bu hükmün uygulanma imkanı bulunmadığı belirlenerek, bu kapsamda uyuşmazlığın "7329 sayılı Kanun'la 1632 sayılı Askeri Ceza Kanun'a eklenen Ek 15. maddesindeki "soruşturma iznine" ilişkin hükümlerin Kanun'un yürürlük tarihi olan 30.06.2021 tarihinden sonra işlenen veya soruşturmasına bu tarihten sonra başlanan asker kişiler tarafından işlenen askeri suçlarda uygulanması gerektiği" şeklinde giderilmesine, 02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/3410, K. 2023/1945, T. 02.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-3410-e-2023-1945-k-dd5443823f2a