Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/3084 E. 2024/10795 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3084
- Karar No
- 2024/10795
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/285 E., 2014/1062 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKÎ SÜREÇ Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.06.2014 tarihli, 2014/285 Esas, 2014/1062 Karar sayılı kararı ile sanıkların ayrı ayrı kaçakçılık suçundan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci, 52 nci, 53 üncü maddeleri, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; münhasıran nakil aracının müsaderesi gerektiği belirterek hükmün nakil aracı ile sınırlı bozulması istemine ilişkindir. 2.Sanık Yılmaz Tunç'un temyiz isteği; atılı suçu işlemediğine, eksik soruşturma ile karar verildiğine, beraatine karar verilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulması istemine ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR 1.22.01.2014 tarihinde, otoban dinlenme tesislerinde, sürücüsü sanık ..., yanında sanık ...’ın olduğu halde, bagaj kısmı açık poşetle sarılı kolilerin bulunduğu, malen sorumlu adına kayıtlı, 1987 model binek araçta önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, bagaj kısmındaki koliler içindeki toplam 608 karton bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık hakkında, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına aykırılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 3.Sanık ... savunmasında; nakil aracını malen sorumludan emanet aldığını, otobüsle gelen sanık ...’a ait kolileri aracın bagajına koyduğunu, suça konu sigaralardan haberi bulunmadığını beyan etmiştir. 4.Malen sorumlu; nakil aracını komşusu olan sanık ...'a emaneten teslim ettiğini suça konu sigaralardan haberi bulunmadığını beyan etmiştir. 5.Sanık savunmalar, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre dava konusu eşyanın kaçak olduğu anlaşılmıştır. 6.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. IV.GEREKÇE A.Katılan ... İdaresi Vekilinin Nakil Aracının İadesine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Katılan vekilinin temyiz dilekçesinin kapsamına göre; nakil araçlarının iadesine ilişkin sınırlı temyiz isteminde bulunduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır. Sanık savunması, malen sorumlunun beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, nakilde kullanılan vasıtasının kayıt malikinin iyiniyetli üçüncü kişi durumunda bulunması ve kaçak eşyanın değeri ile müsaderesine karar verilen nakil vasıtasının değeri göz önüne alındığında, müsaderesinin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında hakkaniyete de aykırı olacağı gözetilerek, nakil aracının hak sahinine iadesi ve şerhin kaldırılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. B.Sanık ...'un Temyiz İstemi Yönünden Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanıkların savunması, bilirkişi raporu içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre sanık ...'un eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık ... hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 3.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ve katılma hakkı bulunmayan Tarım ve Orman Bakanlığının (kapatılan TAPDK) davaya katılan olarak kabul edilip lehine vekalet ücretine hükmolunması, 4.Katılan ... İdaresi lehine hükmolunan vekalet ücretinin, atılı suçu birlikte işleyen sanıklardan eşit olarak alınacağının belirtilmesi yerine, yazılı şekilde ayrı ayrı alınmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V.KARAR A.Katılan ... İdaresi Vekilinin Nakil Aracının İadesine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracına ilişkin hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanık ...'un Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, sanık ...'un temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2024 tarihinde karar verildi.