Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/2545 E. 2024/8075 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/2545
Karar No
2024/8075
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/725 D. İş SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.01.2018 tarihli ve 2017/689 Esas ve 2018/31 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, söz konusu karara karşı Hava Kuvvetleri Komutanlığı tarafından yapılan itiraz üzerine Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2020 tarihli ve 2020/725 Değişik İş sayılı kararıyla, itirazın kesin olarak reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 23.12.2021 tarihli ve 94660652-105-05-5447-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.01.2022 tarihli ve KYB - 2021/161937 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.01.2022 tarihli ve KYB - 2021/161937 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1-7329 sayılı Askerî Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 1632 sayılı Kanun'na eklenen Ek- 14/2. maddesindeki "Asker kişilerin işlediği askerî suçlarla ilgili olarak kabul edilen iddianamenin bir örneğini mahkeme, kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda ise kararın bir örneğini savcılık soruşturma iznini veren komutanlığa veya askerî kurum amirliğine gönderir." şeklindeki düzenleme karşısında, 21/01/2017 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen ve 16/04/2017 tarihli halk oylaması ile kanunlaşarak yürürlüğe giren 6771 sayılı Kanun ile askerî savcılık ve mahkemelerin kaldırıldığı ve teşkilatında askerî mahkeme bulunan kıt'a komutanı veya kurum amirine tanınan yetkilerin Kuvvet Komutanlıklarının Milli Savunma Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü nezdinde Hukuk Hizmetleri Başkanlığına devredildiği gözetildiğinde, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Hukuk Hizmetleri Başkanlığının asker kişilerle ilgili mahkemesince verilen kararlara itiraz etme hak ve yetkisinin bulunduğu, somut olayda, Merzifon 5. Ana Jet Üs Komutanlığında er olarak görev yapan sanığın 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66/1-a maddesine muhalefet eylemi nedeniyle Hava Kuvvetleri Komutanlığının suçtan zarar gören sıfatının bulunduğu cihetle, Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinin 10/01/2018 tarihli kararına karşı itiraz hakkının bulunduğu gözetilip işin esasına geçilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 07/09/2021 tarihli ve 2021/18102 esas, 2021/10905 karar sayılı ilâmında yer alan, "... Adli sicil kaydında CMK'nun 231. maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan sanığın yüklenen suçu 6722 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'na eklenen Ek 4/1-A maddesindeki "sırf askeri bir suçtan dolayı 6 ay ve daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerinin uygulanamayacağı" şeklindeki hükmün yürürlük tarihi olan 14/07/2016 tarihinden önce işlediğinin anlaşılması karşısında; CMK'nın 231/6. maddesi uyarınca kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulup, yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda bir değerlendirme yapılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında HAGB yasağı öngörüldüğü gerekçesine dayanılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,...BOZULMASINA..." şeklindeki açıklamalar karşısında, Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinin 10/01/2018 tarihli kararı sırasında 353 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu, 24/06/2021 kabul ve 30/06/2021 yürürlük tarihli 7329 sayılı Askeri Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 18. maddesi ile 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'nun yürürlükten kaldırıldığı, ancak anılan Kanun'un mülga olmasını müteakip, 7329 sayılı Kanun'un 7. maddesi ile 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na eklenen 17. maddesinde yer alan, "4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, aşağıdaki hâller hariç askerî suç ve cezalar hakkında da uygulanır: a) Sırf askerî bir suçtan dolayı altı ay veya daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi. b) Fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar meydana getirmesi. c) Fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi. " şeklindeki düzenleme nazara alındığında, 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu'na 23/06/2016 tarihli ve 6722 sayılı Kanun'un 14. maddesi ile eklenen 4. maddede yer alan "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, aşağıdaki hâller hariç askeri suç ve cezalar hakkında da uygulanır: a) Sırf askeri bir suçtan dolayı altı ay veya daha fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi..." şeklindeki düzenleme gereğince, somut olayda sanığın anılan düzenlemenin yürürlük tarihi olan 14/07/2016 tarihinden sonra 22/12/2016 tarihinde gerçekleştirdiği eylemi nedeniyle anılan Mahkemesince 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na göre uygulanan izin tecavüzü suçunun sadece askerî şahıslar tarafından işlenebilecek “sırf askerî suçlar” kapsamında olduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.12.2020 tarihli ve 2020/725 D. İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/2545, K. 2024/8075, T. 01.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-2545-e-2024-8075-k-2642f662010d