Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/18267 E. 2023/3877 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/18267
Karar No
2023/3877
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/329 E., 2021/252 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, sanığın gıyabında verilen hükmün son fıkrasında tebliğden itibaren 15 gün içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere karar verildiğinin belirtilmesi suretiyle Kanun yoluna başvurmada sanığın yanıltıldığı, bu itibarla 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.03.2014 tarihli ve 2013/468 Esas, 2014/265 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan neticeten; 2 yıl 6 ... hapis ve 200,00 TL adlî para cezasına, hak yoksunluklarına ve eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. 2.İşbu kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 17.06.2020 tarihli ve 2019/8236 Esas, 2020/7182 Karar sayılı ilâmıyla; 7242 sayılı Kanun'un 61 inci ve 62 nci maddeleri ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 5 inci maddelerinde sanık lehine hükümler içeren değişikliklerin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. 3.... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2020/329 Esas, 2021/252 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan neticeten; 1 yıl 3 ... hapis ve 40,00 TL adlî para cezasına, hak yoksunluklarına, hapis cezasının ertelenmesine ve eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; eylemin suç olduğunu bilmediğine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.İhbar üzerine sanığın sevk ve idaresindeki araçta yapılan önleme aramasında, 245 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık aşamalarda değişmeyen savunmasında, sigaraları içmek için aldığını, ticari amacı olmadığını beyan etmiş, atılı suçu kabul etmemiştir. 3.Bilirkişi tarafından düzenlenen 21.03.2014 tarihli raporda, suça konu sigaraların bandrolsüz ve kaçak olduğu belirtilmiştir. IV. GEREKÇE Sanığın uhdesinde Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 245 karton kaçak sigara ele geçirildiği gibi içmek amacıyla sigaraların bulundurulduğuna yönelik savunmada bulunulmuş ise de sigaraların miktar itibarıyla kişisel kullanım sınırının üzerinde olması nedenleriyle sanığın aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışında sübuta yönelen temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 14.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 27.09.2013 olduğu, Yapılan UYAP sorgulamasında, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin, 03.06.2020 tarihli ve 2019/16552 Esas, 2020/5306 Karar sayılı ilâmıyla bozulmasına karar verilen ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2014 tarihli ve 2014/22 Esas, 2014/885 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 25.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin 06.12.2013 olduğu, Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar, 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, derdest ise dosyaların birleştirilmesi, kesinleşmiş ise dosya aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınması ile mahsubun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde bu husus nazara alınmadan hüküm kurulması, 2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı ... Hazinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, dosyanın bozulması üzerine, mahkemece sanığa yapılan etkin pişmanlık ihtaratında suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının ... Hazinesine ödendiği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının ihtar edilmesi gerekirken, sanığa 1/3 oranında indirim yapılacağı ihtar edilmek suretiyle sanığın yanıltılması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması, 3.Suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delâletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları ile 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının ilgili tüm hükümlerinin somut olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle, lehe kanunun denetime imkân sağlayacak şekilde belirlenerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, suç tarihinde yürürlükte olan ve sonradan yürürlüğe giren kanun maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanmadan lehe kanun belirlenmek suretiyle 6545 sayılı Kanun'la değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delâletiyle aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları gereği sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2020/329 Esas, 2021/252 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.04.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/18267, K. 2023/3877, T. 18.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-18267-e-2023-3877-k-5b21204415eb