Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/18081 E. 2024/9793 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/18081
Karar No
2024/9793
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/21 E., 2021/640 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'ın temyiz istemi, verilen kararı temyiz etme iradesine ilişkindir. II.GEREKÇE Suç tarihinde sanığın iş yerinde mahkemeden alınan adlî arama kararı uyarınca yapılan aramada 11 adet cep telefonu, 74 adet telefon bataryası ile 153 adet şarj aleti ve batarya ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında, cep telefonların ailesi tarafından kullanılan eski telefonlar olduğunu ve diğer malzemeleri ucuz olduğu için seyyar tezgahlardan satın aldığını beyan etmiştir. Suça konu cep telefonlarının kaçak olduğuna dair bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur. Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporu, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak, 1. Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un Geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 2. 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmesi için mahkemece kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında yer alan dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarı ödemesi hususunda ihtarat yapılması ve ödeme yapması halinde, soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca daha önce sanığa bu hususta ihtar yapılmamış olduğu da gözetilerek cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması, hukuka aykırı bulunmuştur. 3. 5237 sayılı Kanun 51. maddesi uyarınca sadece hapis cezasının ertelenebileceği, adlî para cezasının ise ertelenemeyeceği gözetilerek hüküm oluşturulması yerine, hangi cezanın ertelendiği hususunda infazda tereddüt oluşturabilecek şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 07.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/18081, K. 2024/9793, T. 07.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-18081-e-2024-9793-k-57982e9f17fa