Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/15431 E. 2024/8050 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/15431
- Karar No
- 2024/8050
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/302 E., 2022/177 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın hükmü temyiz sebebi göstermeden temyiz ettiği anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kolluk görevlileri tarafından 10.10.2012 tarihinde Ankara ilinde bulunan Cebeci tren istasyonu girişinde kaçak sigara satışı yapıldığı ihbarının alınması üzerine, olay yerine intikal eden görevlilerce sanığın üzerinde 3 paket kaçak sigara bulunan tezgahta satış yaparken görülerek, elinde bulunan mavi renkteki poşette ise 33 paket kaçak sigara olduğunun tespit edilerek, toplamda 33 paket kaçak sigara ile yakalandığı, 01.11.2012 günü ise aynı şekildeki ihbar üzerine ise sanığın aynı noktada üzerinde 3 paket kaçak sigara bulunan tezgahta satış yaparken görüldüğü, yapılan müdahale sırasında görevlilere şifahen tezgahın yanındaki çantada da kaçak sigara olduğunu söylemesi üzerine ise bahse konu çantada ise 63 paket olmak üzere toplamda 66 paket kaçak sigara ile yakalandığı anlaşılmıştır. Bu olaylar nedeniyle sanık hakkında 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un (4733 sayılı Kanun) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ve 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle ayrı ayrı kamu davaları açılmıştır. Sanık her iki olaya ilişkin savunmalarında; ikrarda bulunmuştur. Yargılama aşamasında her iki olaya ilişkin olarak ayrı açılan kamu davaları aralarındaki irtibat nedeniyle birleştirilmiştir. Mahkemece 03.05.2016 tarihinde sanığın zincirleme biçimde 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 2 yıl 1 ay hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Anılan kararın sanık tarafından süresinde temyizi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7242 sayılı Kanun'un 61 ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş sanığın lehine olabileceğinden, 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme gereği mahkemesine iade edilmiştir. Sanığa 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkralanın uygulanması ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınmıştır. Bozma üzerine; sanığa 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un beşinci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca usulüne uygun biçimde etkin pişmanlık ihtaratında bulunulduğu, bu kapsamda sanığa her iki olayda soruşturma evresinde alınan ifadeleri sırasında etkin pişmanlık ihtarında bulunulması nedeniyle dava konusu eşyaların gümrüklenmiş değerlerinin toplamının iki katı tutarı oluşturan 1.247,50 TL yi ödemesi halinde, cezasında 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtildiği ancak sanığın ödeme gücü olmadığından bahisle ödemeye yapmayacağını belirttiği anlaşılmış olup, sanığa yapılan etkin pişmanlık ihtaratının usulsüz olduğundan bahisle bozma isteyen Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Dava konu iki olayda, sanığın kaçak sigara satışı sırasında suçüstü yakalanması ve ikrarına göre, atılı suçun sübuta erdiği belirlenmekle, sanık hakkında zincirleme suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Sanık hakkında tayin olunan cezadan 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının son cümlesi gereği 2/3 oranında indirim yapıldıktan sonra 1 yıl 3 ay hapis ve 2 gün adlî para cezası yerine, 2 yıl hapis ve 2 gün adlî para cezasına, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldıktan sonra ise 1 yıl 15 gün hapis ve 1 gün adlî para cezası yerine, 1 yıl 3 ay hapis ve 1 gün adlî para cezasına hükmedilerek hesap hatası yapılması suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini ve erteli hapis cezası yönünden sonuç cezaya göre belirlendiği anlaşılan denetim süresinin de fazla belirlenmesi, isabetli bulunmamış olup, söz konusu hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği; hükmün (4) numaralı bendine yer alan ''2 yıl hapis ve 2 gün'' ibarelerinin ''1 yıl 3 ay hapis ve 2 gün'', hükmün (6) numaralı bendinde yer alan ''1 yıl 3 ay hapis ve 1 gün'' ibarelerinin ''1 yıl 15 gün hapis ve 1 gün'', (7) numaralı bendinde yer alan'' 1 yıl 3 ay hapis ve 20 TL'' ibarelerinin ''1 yıl 15 gün hapis ve 20,00 TL'', (10-b) numaralı bendinde yer alan ''1 yıl 3 ay'' ibarelerinin, ''1 yıl 15 gün'' olarak değiştirilmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.10.2024 tarihinde karar verildi.