Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/14689 E. 2024/6430 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/14689
Karar No
2024/6430
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/223 E., 2022/806 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkumiyet, kaçak sigaraların müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; davanın zamanaşımına uğradığına, sanığın ticari amacını gösteren delil bulunmadığına, mahkûmiyet kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; sanığın kargo şirketinde çalışan olduğuna, diğer sanıkla iş nedeniyle diyaloğunun oluştuğuna, tanık beyanlarından sanığın emniyet güçlerine yardım ettiğinin ortada olduğuna ve sanık lehine olan kanun hükümlerinin de uygulanmaması nedenleriyle usul ve kanuna aykırı olan kararın bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Suç tarihi itibarıyla sanıklara isnat edilen eylemin ele geçen sigaralar yönünden 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı ve bu suçun cezanın türü ve üst sınırına göre davanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 67 nci maddelerinde öngörülen 15 yıllık olağan, 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunduğu cihetle, temyiz inceleme gününde henüz anılan suç yönüyle zamanaşımı sürelerinin dolmadığı gözetilerek tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; suç tarihinde emniyet ekiplerinin devriye görevi sırasında, sanık ...'nun cadde üzerinde "..." isimli iş yerinin yanında kargo kolileri ile beklediğinin görülmesi üzerine şüphelenilerek sanığa kolilerde ne olduğu sorulduğunda kaçak sigara olduğunu beyan ettiği, kendiliğinden koliyi açarak görevlilere gösterdiği, göndericisi ..., alıcısı ise ... olarak gözüken koliler içerisinde muhtelif markalarda toplam 1578 paket gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigara ele geçirildiği olayla ilgili olarak sanık ...'nin soruşturma aşamasında alınan ifadelerinde kargo kolilerinde yer alan alıcı ve gönderici bilgilerinin hayali olduğunu, yakalanmamak için bu şekilde isimler yazdığını, kendi kimlik bilgileri ile farklı isim bilgileri ile gelen kargoları kargo şubesinden alabildiğini ifade etmesi ve kargo kolileri üzerinde yer alan bilgilerin araştırılmasında alıcı ve gönderici olan kişilerin tespit edilememesi üzerine; kargo çalışanı olan sanık ...'in, diğer sanık ...'ye farklı bilgilerde olan kargo kolilerini içlerinde kaçak sigara olduğunu bilerek teslim ettiği ve birlikte atılı suçu işledikleri iddiası ile sanıklar hakkında kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Sanık ... bozma öncesi 26.12.2013 tarihli celsede atılı suçlamayı ikrar etmiş, bozma sonrası ise suça konu sigaraları içmek için aldığını, kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarı ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Sanık ... savunmalarında; atılı suçlamayı kabul etmemiştir. Bozma sonrası kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katındaki tutarı ödeyecek ekonomik durumunun olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır. Tanık beyanları dava dosyasında yer almaktadır. Sanık ... tarafından suç tarihinde kullanıldığı tespit edilen GSM hattına ilişkin HTS kayıtları dava dosyasında yer almaktadır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE 10.07.2013 tarihinde sanık ...'nun cadde üzerinde "..." isimli iş yerinin yanında kargo kolileri ile beklediğinin görülmesi üzerine şüphelenilerek sanığa kolilerde ne olduğu sorulduğunda sigara olduğunu beyan ettiği, kendiliğinden koliyi açarak görevlilere gösterdiği, göndericisi ..., alıcısı ise ... olarak gözüken koliler içerisinde toplam 1578 paket gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigara ele geçirildiği olayla ilgili olarak sanık ... hakkında adli işlem yapılmıştır. Sanık ... ile kargo çalışanı olan sanık ...'in, diğer sanık ...'ye farklı bilgilerde olan kargo kolilerini içlerinde kaçak sigara olduğunu bilerek teslim ettiği iddiası ile sanıklar hakkında kamu davası açılmıştır. Sanık ... yönünden; Temyize konu olayda Mahkeme veya Cumhuriyet savcısı tarafından verilmiş bir arama kararı bulunmadığı görülmüştür. 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 9 uncu maddesinin birinci fıkrasındaki düzenleme; “Kaçak eşya, her türlü silâh, mühimmat, patlayıcı ve uyuşturucu maddelerin bulunduğundan şüphe edilen her türlü kap, ambalaj veya taşımaya yarayan diğer araçlar ile kişilerin üzerlerinde yapılacak arama ve elkoymalar, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca yerine getirilir.” şeklindedir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) Birinci Kitap, "Koruma Tedbirleri" başlıklı Dördüncü Kısımda, "Arama ve elkoyma" başlıklı Dördüncü Bölümde düzenlenen "Şüpheli veya sanıkla ilgili arama" başlıklı 116 ncı maddesi arama işleminin yapıldığı tarihte; “Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir” hükümlerini içermektedir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 119 uncu maddesi; “Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler. Ancak, konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. Kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir” hükümlerini içermektedir. Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 5 inci maddesinde adli arama; "bir suç işlemek veya buna iştirak veyahut yataklık etmek makul şüphesi altında bulunan kimsenin, saklananın, şüphelinin, sanığın veya hükümlünün yakalanması ve suçun iz, eser, emare veya delillerinin elde edilmesi için bir kimsenin, özel hayatının ve aile hayatının gizliliğinin sınırlandırılarak konutunda, etrafı çevrili diğer mahallerinde, üzerinde, özel kâğıtlarında, eşyasında, aracında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer kanunlara göre yapılan araştırma işlemidir” şeklinde tanımlanmıştır. Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin “Karar alınmadan yapılacak arama” başlıklı 8 inci maddesinde; “Aşağıdaki hâllerde ayrıca bir arama emri ya da kararı aranmaz: a) Hakkında tutuklama kararı veya yakalama emri veya zorla getirme kararı bulunan kişi ile hakkında gıyabî tutuklama kararı verilen kaçak yakalandığında üstünde, yakalanması amacıyla konutunda, işyerinde, yerleşim yerinde, bunların eklentilerinde ve aracında yapılacak aramada, b) Hâkim kararı veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile veya kolluk tarafından doğrudan yakalanan kişinin, kendisine, başkalarına veya yakalama işlemini yapan kolluk görevlilerine zarar vermesini önlemek amacıyla yapılacak kaba üst aramasında, c) Gözaltına alınan kişinin, nezarethaneye konmadan önce yapılan üst aramasında, d) Herhangi bir sebeple hukuka uygun şekilde yakalandıktan sonra kolluk güçlerinin elinden kaçmakta olan kişilerin veya işlenmekte olan veya henüz işlenmiş olan veya pek az önce işlendiğini gösteren belirtilerin olduğu suçun failinin yakalanması amacıyla takibi sırasında girdikleri araç, bina ve eklentilerinde yakalanması amacıyla yapılacak aramalarda, e) 1) 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında gümrük salonları ve gümrük kapılarında kaçak eşya sakladığından kuşkulanılan kişilerin üzeri, eşyası, yükleri ve araçlarının gümrük kontrolü amacıyla gümrük görevlilerince aranmasında, 2) 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 9 uncu maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında Gümrük Kanunu gereğince belirlenen kapı ve yollardan başka yerlerden girilmesi, çıkılması ve geçilmesi yasak olan gümrük bölgesinde rastlanacak kişi ve her nevi taşıma araçlarının yetkili memurlar tarafından durdurularak bu kişilerin eşya, yük ve üzerleri ile varsa taşıma araçlarının aranmasında, f) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24 üncü maddesindeki kanunun hükmü ve âmirin emrini yerine getirme, 25 inci maddesindeki meşru savunma ve zorunluluk hâli ve 26 ncı maddesindeki hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası ile diğer kanunların öngördüğü hukuka uygunluk sebepleri ve suçüstü hâlinde yapılan aramalarda, toplum için veya kişiler bakımından hayatî tehlikeyi ortadan kaldırmak amacıyla veya kapalı yerlerden gelen yardım çağrıları üzerine, konut, işyeri ve yerleşim yeri ile eklentilerine girmek için.” hükümlerine yer verilmiştir. Kolluk görevlilerinin yaptıkları işlem kargo kolilerinde yapılan aramadır. Bu durumda arama yapılabilmesi için 5271 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesi gereğince hakim kararı veya Cumhuriyet savcısının yazılı veya sözlü talimatı ya da kolluk amirinin yazılı emir vermesi zorunludur. Makul şüphe olup olmadığını değerlendirmek yetkisi kolluk memurlarında değildir. 5271 sayılı Kanun’da rızaen aramaya yer verilmemiştir. Suç delillerinin elde edilebileceği makul şüphe hallerinde kolluk görevlilerinin kendiliğinden arama yapabilecekleri de Ceza Muhakemesi Kanunu’nda düzenlenmemiştir. Sanığın aracında yapılan arama, Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 8 inci maddesinde düzenlenen “karar alınmadan arama yapılacak haller” kapsamına girmemektedir. Kolluk görevlileri 5271 sayılı Kanun'un 116 ıncı ve 119 uncu maddelerine, Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin 5 inci ve 8 inci maddelerine uymadan arama yapmışlardır. 5271 sayılı Kanun'daki düzenlemelere uymadan arama yapılması nedeniyle deliller usulsüz elde edildiğinden hükme esas alınmamalıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2014/166 Esas, 2014/514 Karar sayılı kararında, usulsüz aramada elde edilen eşya olmadan, eşyanın suç oluşturduğuna dair inceleme yapılamayacağı için ikrarın da bir öneminin olmadığı vurgulanmıştır. Usulsüz arama nedeniyle elde edilen delillerin kullanılamayacağı gözetilerek sanık ... hakkında hukuka aykırı elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyetine karar verilmesi nedeniyle, yukarıda açıkladığımız sebeplerle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği görüşüyle; Sanık ... yönünden ise; olay tutanağı, sanık savunması, tanıkların beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'in aşamalardaki değişmeyen beyanlarında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini, dava konusu kargo kolilerinin içlerinde kaçak sigara olduğunu bilmeden emniyet görevlilerinin istemi üzerine diğer sanık ...'ye teslim ettiğini belirtmesi, sanık ...'ye ait GSM hattından, kargo çalışanı olan sanık ... ile yaptığı görüşme kayıtlarının tek başına dava konusu eşyaya ilişkin yapılan bir görüşme ve delil olup olmadığı konusunda ortada şüpheli bir durumun söz konusu olduğu, yine tanık olarak beyanına başvurulan ...'in atfı cürüm niteliğindeki beyanlarının sanığın mahkûmiyetine yeterli görülmediği kaldı ki kolilerde arama yapılmasına dayanak teşkil eden mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı da gözetilerek, kargo çalışanı olan sanık ...'nın mahkûmiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığından sanık ... hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği görüşüyle; Sayın çoğunluğun sanıklar ... ve ... hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına dair görüşlere katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/14689, K. 2024/6430, T. 13.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-14689-e-2024-6430-k-0969c6aa5f3a