Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/14563 E. 2024/9507 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14563
- Karar No
- 2024/9507
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/602 E., 2022/455 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi, münhasıran nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık müdafiin temyiz sebebi, sanık hakkında hükmolunan mahkûmiyet kararı usul ve kanuna aykırı olduğundan kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE A. Katılan ... Vekilinin Nakilde Kullanılan Aracın İadesi Hükmüne İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin suçta kullanılan nakil aracının iadesine ilişkin karara yönelik olduğu gözetilerek buna hasren yapılan incelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı kanun) 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki ''Suçta kullanılan eşyanın müsadere edilmesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında, müsaderesine hükmedilmeyebilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil vasıtasının müsaderesinin hakkaniyete uygun olmadığı dikkate alınarak nakil aracının iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanığın Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Olay tutanağına göre, suç tarihinde kolluk kuvvetlerince yapılan yol kontrolünde sanığın sevk ve idaresindeki 27 AF 315 plakalı araçta Hassa Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/363 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın zula niteliğindeki gizli deposundan 2.500 litre, aracın büyütülen yakıt deposundan 600 litre olmak üzere toplam 3.100 litre kaçak motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasına muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında, araçta şoförlük yaptığını ve ucuz olduğu için kaçak olduğunu bilmediği akaryakıtı aracında kullanmak için aldığını beyan etmiştir. Malen sorumlu beyanında, şirket adına kayıtlı aracında sanığın şoförlük yaptığını ve olayla ilgisinin olmadığını beyan etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Bozma sonrası talimat mahkemesince savunması alınan sanığın, gümrüklenmiş değerin iki katını ödeyecek maddi gücünün olmadığını açıkça beyan etmesi nedeniyle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanık hakkında sonuç olarak verilen 2 gün adlî para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca günlüğü 20,00 TL'den 40,00 TL adlî para cezası olarak tesis edilmesi gerekirken, hesap hatası sonucu sanığın neticeten 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Tüm dosya kapsamına göre sanığın sürücülüğünü yaptığı araçta 3.100 litre kaçak akaryakıt ele geçirilen olayda, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamış, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; Tekerrüre esas alınan Harran Sulh Ceza Mahkemesinin, 2007/10 Esas ve 2007/34 Karar sayılı ilâmında verilen 6 ay hapis cezasının 1 yıl süre ile ertelendiği ve kararın 20.06.2007 tarihinde kesinleştiği ve 20.06.2008 tarihinde infaz edilmiş sayılacağı, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, önceden işlenen suçtan dolayı hükmedilen bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren 3 yıl geçtikten sonra yeni suç işlenmesi halinde tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimi ile denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Katılan ... Vekilinin Nakilde Kullanılan Aracın İadesi Hükmüne İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebebi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle, nakil aracına yönelik hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanığın Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin 12 no'lu bendin çıkartılması ve hükmün diğer yönlerinin aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.11.2024 tarihinde karar verildi.