Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/14438 E. 2023/1446 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/14438
- Karar No
- 2023/1446
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1062 E., 2021/1576 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEMYİZ EDENLER : Sanık, katılan vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2015 tarihli ve 2013/1502 Esas, 2015/403 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 1.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, suça konu kaçak eşyaların 54 üncü maddesi gereğince müsaderesine, karar verilmiştir. 2.Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.02.2015 tarihli ve 2013/1502 Esas, 2015/403 Karar sayılı kararının sanık müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 17.06.2020 tarihli ve 2019/22504 Esas, 2020/7000 Karar sayılı ilâmıyla; ...Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete' de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen '' Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.'' şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun' un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun' un 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK' nin 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu... nedenleriyle sair yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma uyarınca yapılan yargılama sonrasında Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2020/1062 Esas, 2021/1576 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası delaleti ile beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1.240,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarına, 51 inci maddesi gereği sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının ertelenmesine, suça konu kaçak eşyaların 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine, karar verilmiştir. 4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 23.11.2022 tarihli ve 2021/141446 sayılı bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanığın Temyiz Sebepleri; 1.Dosya kapsamında yer alan deliller uyarınca hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2.Suçsuz olduğuna, kartvizitleri dükkana kendisinin koymadığına, dükkana girmediğine, 3.Katılan lehine hükmolunan vekalet ücretinin fazla olduğuna, ilişkindir. B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri; 1.Sanığa 3 yıldan az ceza verilmesinin mevzuata aykırı olduğuna, 2.Tamamen soyut takdiri indirim nedenleri ile ceza miktarının indirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3.Aracın müsadere edilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Hatay (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 24.10.2013 tarih ve 2013/1356 Değişik İş sayılı kararı ile suça konu iş yerinde arama yapılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 2.Anılan karar uyarınca iş yerine gidilmiş, iş yerinde kimsenin bulunmadığının anlaşılması üzerine çilingir marifeti ile kapı açılmış ve yapılan aramada toplam 7000 litre ulusal marker seviyesi geçersiz motorin cinsi akaryakıt, sanığa ait kartvizitler ve arama yapılan iş yerine yakın mesafede park etmiş vaziyette içinde bidonlar bulunan sanığa ait araç tespit edilmiştir. 3.Sanık, aşamalarda alınan savunmalarında, tırların bakım işi ile uğraştığını, aynı zamanda tır şoförlüğü yaptığını, ele geçen yakıtın kendisine ait olmadığını, kendisinin böyle bir deposu bulunmadığını, ele geçen kartvizitlerin kendisine ait olduğunu ancak bunları olaydan önce çöpe attığını, kendisine bu olay nedeni ile iftira atıldığını beyan etmiştir. 4.Sanık müdafi tarafından bozma öncesinde sunulan 02.06.2014 tarihli yazılı savunmada, gerek iş yeri gerekse iş yerinde ele geçen akaryakıt ile müvekkilinin ilgisi bulunmadığını, sanığın olay tarihinde kaportacıya aracını tamir için bıraktığını, yapılan çevre araştırmasında iş yerinin müvekkili tarafından kullanıldığına dair hiçbir delil elde edilemediğini, tır şoförü olması nedeni ile müvekkiline ait kartvizitlerin sanayi esnafında olmasının doğal olduğunu, sırf kartvizit ele geçti diye suçu işlediğinin kabul edilemeyeceğini, aynı olay kapsamında iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçu bakımından açılan dava nedeni ile kaportacı Erol'un tanık sıfatı ile dinlendiğini ve sanık savunmalarını doğruladığını, boş bidonlarda zeytinyağı olduğunun da tanık anlatımı ile sabit olduğunu, kanaatlerince, iş yeri sahibinin dava dışı üçüncü kişilere kiralandığını ve tahliye edilemeyince de iş yeri sahibi tarafından sırf tahliye amacı ile ihbarda bulunulduğunu, müvekkiline ait sosyal ve ekonomik durum araştırmasında sigortalı ve maaşlı şoför olması dışında başkaca herhangi bir iş ile uğraştığına dair bilgi ve belge bulunmadığını, yaptıkları harici araştırma uyarınca iş yerinin Suriye'li şahıslarca kullanılmış olduğunu tespit ettiklerini, sabıkası bulunmayıp maddi durumu da yerinde olan müvekkili tarafından atılı suçun işlendiğine dair dosya kapsamında delil bulunmadığı ifade edilerek hakkında beraat kararı verilmesini talep etmiştir. 5.Sanığa, soruşturma aşamasında 25.10.2013 tarihinde etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmış ise de, anılan ihtarat usulüne uygun olmadığından, bozma sonrasında, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirimin "yarı oranında" olacağının bildirilmesi gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtildiği görülmüştür. IV. GEREKÇE A.Nakil Aracının Müsadere Edilmesi Gerektiğine Yönelik Katılan Vekilinin Temyiz Talebi Yönünden; İddianamede, nakil aracının müsaderesi konusunda herhangi bir talep bulunmadığı gibi, yerel mahkemece de mahkûmiyet hükmü ile birlikte bu hususta verilmiş bir karar da bulunmadığından, nakil aracının müsaderesine yönelik katılan vekilinin temyiz talebi inceleme dışında bırakılmıştır. B. Mahkûmiyet Kararı Yönünden ; Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının, Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasına eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının son cümlesi kapsamında, Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda yapılan ihtaratın usulüne uygun olmadığı anlaşılan sanık hakkında, mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirimin "yarı oranında" olacağının bildirilmesi gerekirken, indirim oranının 1/3 olarak gösterilmesi sureti ile sanığın yanıltılması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2020/1062 Esas, 2021/1576 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2023 tarihinde karar verildi.