Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/14157 E. 2024/9456 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/14157
Karar No
2024/9456
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/566 E., 2021/401 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu kabul edilmiş, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; suçta kullanılan nakil aracının müsaderesi gerektiğine ilişkindir. 2.Sanığın temyiz isteği; verilen cezayı haketmediğine ve basit yargılama usulüne ilişkin hükümlerden yararlanmak isteğine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tarihinde kolluk güçlerince yapılan uygulama noktasında durdurulan ve sürücülüğünü sanık ...'nun yaptığı 44 KU... plakalı açık kasa kamyonetin kasa kısmında görünür şekilde 34 adet 60 litrelik bidonda toplam 2.040 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği ve sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında; söz konusu akaryakıtı kullanmak için aldığını beyan etmiştir. 04.08.2014 tarihli TÜBİTAK-MAM raporunda; alınan numunenin ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu, numunenin teknik düzenlemede yer alan özelliklere aykırı olduğu ve tağşiş edilmiş olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Malen sorumlu beyanı, tanık ... beyanı ile araç ruhsat sureti dava dosyasında yer almaktadır. İddianamede müsaderesi talep edilen aracın, ... adına kayıtlı bulunan ..... plakalı 1992 model, ..... marka kamyonet olduğu, sicili üzerine tedbir şerhi konulduğu, ...'ın aracı ...'e olaydan önce sattığını ancak devrini vermediğini beyan ettiği, tanık olarak dinlenen ...'in de aracı olaydan önce satın aldığını ve sanık ...'ya emaneten verdiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Uyap kayıtlarının incelenmesinde suçta kullanılan nakil aracının, İslahiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/157 Esas sayılı dosyasında aynı nevi suçta 09.03.2014 tarihinde ... tarafından kullanıldığı görülmüştür. Ele geçirilen kaçak akaryakıtın Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olmasına göre sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Suç tarihi, suçun işleniş biçimi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığa atılı eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası kapsamında kaldığı, suç tarihinden sonra ise, yürürlüğe giren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları kapsamında bulunduğu, dava konusu eşyanın değerinin pek hafif olması nedeniyle de sanığın suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası yollamasıyla aynı maddenin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında somut olaya tatbiki mümkün bulunmayan suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının (7423 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrası) uygulanması suretiyle karma uygulama yapılarak yazılı şekilde eksik ceza tayini, nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Suça konu kaçak eşya yönünden dosya arasında bulunan ve soruşturma aşamasında Gümrük İdaresi tarafından hesaplanan kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında suç konusu eşyanın toplam CIF değerinin 3.706,51 TL, 22.07.2014 tarihli bilirkişi raporunda ise toplam CIF değerinin 7.364,40 TL olarak belirtildiği anlaşılmakla, suça konu eşya yönünden hesaplanan CIF değerlerine yönelik aradaki çelişki giderildikten sonra belirlenecek gümrüklenmiş değer miktarının iki katının, soruşturma aşamasında sanığa etkin pişmanlığa yönelik ihtarat yapılmadığı da gözetilerek, ödenmesi halinde cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının usulüne uygun ihtaratla bildirilmesi gerekirken, bahse konu çelişki giderilmeden, bilirkişi raporundaki gümrüklenmiş değerin bildirilmesi suretiyle, ödeme yapılmadığından bahisle etkin pişmanlık hükmünün sanık hakkında uygulanamayacağına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 3.Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasına mahkûmiyetin yasal sonucu olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 4.5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkrada sanık hakkında hem adlî para cezası hem de hapis cezası verildiği, adlî para cezası için anılan 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanık hakkında anılan Kanun'un 58 inci maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi, 5.Mahkemece aracın suçta bilerek kullanılmadığı gerekçesi ile nakil aracının iadesine karar verilmiş ise de; suç konusu kaçak eşyanın miktarı itibarıyla nakil aracının ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, araç ve eşyanın değeri itibarıyla aracın müsaderesinin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmayacağı, temyize konu olaydan kısa bir süre önce aynı aracın 09.03.2014 tarihinde aracı haricen aldığını beyan eden malen sorumlu ... tarafından kaçakçılık suçunda kullanıldığı, buna ilişkin İslahiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/157 Esas sayılı dosyasının mevcut olduğu UYAP üzerinde yapılan incelemede anlaşılmakla, nakil aracının suça tahsis edilmiş olduğu ve malen sorumlunun iyi niyetinden bahsedilemeyeceği gözetilerek müsadere koşulları oluşan nakil aracının müsaderesi yerine yazılı şekilde iadesine hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ile sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 24.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/14157, K. 2024/9456, T. 24.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-14157-e-2024-9456-k-65c8412e60a9