Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/9719 E. 2024/12015 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9719
- Karar No
- 2024/12015
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/41 E., 2015/255 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil araçlarının iadesi Hükümde kanun yolu gösterilirken sürenin tefhim ve tebliğden başladığı belirtilmek suretiyle sanık ...'ın yanıltıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Katılan ... İdaresi vekilinin araç müsaderesine yönelik, Cumhuriyet savcısının ise sanıklar lehine temyiz talebinde bulunduğu kabul edilerek yapılan temyiz incelemesinde; Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık ... hakkında, tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Ancak; 1.Mahkemeye gelmemiş olan sanık hakkında duruşma yapılamayacağına ilişkin temel kuralın istisnalarından biri olarak öngörülen ve ancak derhal beraat kararı verilebilecek hallerle sınırlı olarak uygulama yeri bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 193. maddesinin söz konusu olayda uygulamasının mümkün bulunmadığı da nazara alınıp, sanık ...'un usulünce sorgusu yapılıp savunması alınmadan yargılama sonlandırılıp sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 147. ve 191. maddelerine aykırı davranılması, 2.Sanıkların eyleminin toplu kaçakçılık suçunu oluşturduğu cihetle, sanıkların cezasında artırım yapılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini, 3.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3.maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 4.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtilmekle; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 09.09.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 20.01.2014 olduğu, Sanık ...'a ilişkin Kızıltepe 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/13 Esas sayılı derdest dosyasında suç tarihinin 10.04.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 11.10.2013 olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyanın celp edilerek incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 5.Katılan lehine vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsili yerine yazılı şekilde hüküm tesisi, 6.Hükmün özünü oluşturan kısa kararda ve gerekçeli kararda dökümü yapılan yargılama giderlerinin sanıklardan ayrı ayrı tahsiline karar verilmiş ise de; yargılama giderlerinin dökümü yapılmadan hüküm tesisi, 7.Nakil araçları hakkında açılmış dava bulunmadığı halde iade kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili, o yer Cumhuriyet savcısı, sanıklar ..., ... ve ... müdafi ile sanıklar ..., ... ve ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanıkların cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 19.12.2024 tarihinde karar verildi.