Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/7481 E. 2025/5064 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7481
- Karar No
- 2025/5064
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/34 E., 2014/567 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü ve Nakil Aracının Müsaderesi Yönünden 1.Olay tutanağına göre, ruhsatı sanık ...'a ait olan sanık ...'ın sevk ve idaresindeki araçta usulüne uygun olarak yapılan aramada 827 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği olayda, sanık ...'ın aşamalarda sigaraların kendisine ait olduğunu, aracı abisi ...'tan emaneten aldığını ve abisinin sigaralardan haberinin olmadığını beyan ettiği, sanık ...'ın da aracı emaneten kardeşine verdiğini, sigara taşıyacağını bilmediğini savunduğu cihetle, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde sanık ...'ın savunmasının aksine suça iştirak ettiğine ilişkin cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, 2.Suçun işlenmesinde kullanılan...laka sayılı nakil aracının kayden malikinin sanık ... olduğu ve aracın suçu ikrar eden sanık ...'a suçta kullanılacağı bilinmeden, emanet olarak verildiğinin her iki sanık beyanı ile sabit olduğunun anlaşılması karşısında, dosyada iyiniyetli olduğunun aksine delil bulunmayan sanık ...'a ait nakil aracının müsaderesinin hakkaniyete aykırı olacağı da dikkate alınarak hak sahibine iadesi yerine yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık ...'ın temyiz istemi yerinde görüldüğünden anılan sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmü ile nakil aracının müsaderesine ilişkin hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, II. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık ... hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2.Dava konusu kaçak sigaraların tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaleti ile 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık ...'ın temyiz istemi yerinde görüldüğünden anılan sanık hakkında kurulan hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.04.2025 tarihinde karar verildi.