Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/7398 E. 2025/767 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/7398
Karar No
2025/767
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/274 E., 2015/317 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık ... vasi adayının 06.10.2015 tarihli temyiz talebinin reddi kararına ilişkin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kısıtlılık kararı verilmeden vasi adayı sıfatıyla kararın temyiz edilemeyeceği anlaşıldığından vasinin temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yönünden; katılan kuruma usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı kanunî süre geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunulduğu, sanık ... müdafiin asıl karara ilişkin temyiz isteği yönünden; sanığa usulüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, kanunî süre geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunulduğu, sanık ...'ın temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I-Sanık ... Adayının Temyiz İsteğinin Reddine Dair 06.10.2015 Tarihli Ek Karara İlişkin Temyiz İsteği Yönünden Sanık ...'nın yokluğunda verilip 24.03.2015 tarihinde usulüne uygun biçimde tebliğ edilen karara karşı süresinde temyiz isteğinde bulunulmadığından sanık ...'nın temyiz isteğinin 06.10.2015 tarihli ek karar ile reddine karar verilmiş olup Silvan Sulh Hukuk Mahkemesinin 26.11.2015 tarihli ve 2015/229 Esas, 2015/291 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında kısıtlama kararı verilmeden önce 10.11.2015 tarihinde ek kararı temyiz eden sanık vasinin kararı temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle; sanık ... vasisinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II-Katılan ... İdaresi Vekili ve Sanık ... Müdafiin 06.03.2015 Tarihli Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İstekleri Yönünden Katılan ... İdaresi ve sanık ...'nın yokluğunda verilip katılan kuruma usulüne uygun şekilde 12.03.2015 tarihinde, sanığa ise usulüne uygun şekilde 24.03.2015 tarihinde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra anılan kurum vekili tarafından 11.12.2015 tarihinde, sanık müdafi tarafından ise 25.12.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafiin temyiz istemlerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, III-Sanık ...'ın Hakkındaki 06.03.2015 Tarihli Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden 1. Sanık ... hakkında iletişimin tespiti kapsamında kayıt altına alınan konuşmalara dayalı olarak kamu davası açılmış ise de; sanığın savunmasında, atılı suçlamayı kabul etmediğini, sigaralarla ilgisi bulunmadığını, 541 404 30 65 nolu GSM hattını kullandığını, ancak suça ilişkin konuşmaları bu davanın sanığı olmayan ...'ın yapmış olabileceğini beyan etmesi karşısında tape kayıtlarının tutulduğu CD'ler temin edilip Mahkeme huzurunda sanık ...'ın sesi kayda alınarak iletişimin tespiti kapsamında kayıt altına alınan ve sanığa ait olduğu iddia olunan ses kaydı ile mukayese incelemesinin yaptırılması, Bu dosyadan ayrı yürütülen bir soruşturma sonucunda Gevaş Cumhuriyet Başsavcılığınca 02.12.2013 tarihli ve 2013/475 Esas sayılı iddianame ile aynı eyleme iştirak ettiğinden bahisle hakkında ayrı bir kamu davası açılan, Gevaş Asliye Ceza Mahkemesince 25.09.2014 tarihli ve 2013/546 Esas, 2014/438 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verilen ve bu kararın temyizi üzerine Dairemizin 2021/9156 Esasına kayıtlı dosyadaki sanık ...'ın yakalanmamak için direndiği esnada göle attığı telefon ile üstünden çıkan diğer telefona ait İMEİ numaraları üzerinden suç gününe ait HTS kayıtları getirtilip ...'ın ...'la birlikte hareket edip etmediğinin belirlenmesi açısından ortak baz istasyonu kullanıp kullanmadıklarının tespiti ile delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre sanık ...'ın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, 2. Gevaş Cumhuriyet Başsavcılığınca 02.12.2013 tarihli ve 2013/475 Esas sayılı iddianame ile haklarında kamu davası açılan ve bu davanın sanıkları olmayan ... ve ...'ın içinde bulundukları nakil aracından 3.700 karton kaçak sigaranın ele geçirilmesi, iletişimin tespiti kapsamında kayıt altına alınan ve reddedilen konuşmalara istinaden sanığın yakalanan araca öncülük ettiğinin anlaşılması karşısında sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37/1. maddesi uyarınca müşterek fail olarak cezalandırılması gerektiği gözetilmeden eyleminin yardım eden olarak kabulü ile hakkında eksik ceza tayini, 3. Sanık ... hakkında açılan kamu davası haricinde dava dışı sanıklar ... ve ... hakkında aynı eyleme iştirak ettiklerinden bahisle Gevaş Cumhuriyet Başsavcılığınca 02.12.2013 tarihli ve 2013/475 Esas sayılı iddianame ile ayrı bir kamu davası açıldığı, bu sanıklar yönünden Gevaş Asliye Ceza Mahkemesince 25.09.2014 tarihli ve 2013/546 Esas, 2014/438 Karar sayılı kararı ile mahkûmiyet hükmü kurulduğu, bu kararın temyizi üzerine Dairemizin 2021/9156 Esasına kayıtlı olduğu anlaşılmakla; 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesinde düzenlenen toplu kaçakçılık suçu yönünden kanuni koşullar değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine bu husus gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı ... geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanık ...'ın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 14.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/7398, K. 2025/767, T. 14.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-7398-e-2025-767-k-5ef90fd22cd9