Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/7324 E. 2025/3186 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7324
- Karar No
- 2025/3186
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/427 E., 2014/494 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaç ticareti HÜKÜMLER : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî incelenmeksizin iade, kısmî onama
Sanıklar hakkında bozulmuş veya değiştirilmiş gıda veya ilaç ticareti suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının aynı Kanun’un karar tarihinde yürürlükte bulunan 231/12. fıkrası gereği itiraz yoluna tabi olduğu; sanıklar hakkında diğer suçlardan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Sanık ...'ün Hakkında 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na Muhalefet Suçundan Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemi Yönünden 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak,
niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Sanık ...'ün, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 06.01.2019 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenle, sanık ...'ün temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği sanığın vefat etmesi nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
II. Sanıklar Hakkında Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararları Yönünden Sanıklar hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 231/12. maddesi gereği karar tarihi itibarıyla itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
III. Sanık ...'ın Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe hükümler içeren 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18, 3/22, 5/2. madde ve fıkraları somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukukî durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek,
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
2.Ele geçirilen eşyalar hakkında Gümrük İdaresince düzenlenecek kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının dosya arasına alınması gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Suç konusu kaçak eşyanın, 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 04.03.2025 tarihinde karar verildi.