Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/4969 E. 2023/7437 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4969
Karar No
2023/7437
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, gıyabi kararın sanığın bilinen en son adresine tebliğ edilmesi, bu adrese çıkartılacak tebligatın iade edilmesi halinde ise 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca MERNİS adresine tebligat yapılması gerekirken, sanığın mernis adresine doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 15.06.2016 tarihinde yapılan tebligat usulsüz olup, sanığın öğrenme üzerine 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/268 Esas, 2016/40 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca neticeten 5 ... hapis ve 1.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. GEREKÇE Dava konusu kaçak eşya hakkında mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür. Sanık hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde, 12.02.2013 tarihli ve 2012/282 Esas, 2013/211 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 18.04.2013 tarihinde kesinleştiği kabul edilerek, sanığın denetim süresinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûmiyet kararının kesinleşmesi üzerine, ihbarda bulunulması ile duruşma açılarak sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiş ise de, 12.02.2013 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanığın en son bildirdiği adresinde mernis şerhi ile doğrudan 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ edildiği cihetle, yapılan tebliğin usulsüz olduğu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği ve zamanaşımı süresinin durmadığı gözetilerek; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında kaldığı, anılan Kanun uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suçun işlendiği 06.03.2010 tarihinden itibaren temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/268 Esas, 2016/40 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Tebliğname'ye aykırı olarak oy çokluğuyla, 27.09.2023 tarihinde karar verildi. KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 4733 sayılı Yasaya aykırılık suçundan suçundan kurulan hükmün, sanığın temyizi üzerine sayın çoğunluğun bozma ve zamanaşımı nedeniyle düşmeye ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 12.02.2013 tarihli karar, sanığa MERNİS şerhi ile doğrudan 7201 sayılı Yasanın 21/2 inci maddesine göre tebliğ edilmiş olup ancak bu tebligatın usulüne uygun olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği, yoklukta verilen kararın sanığa usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 12.02.2013 tarihli kararın usulüne uygun olarak henüz kesinleşmediği, kesinleştiğinin kabulü ile denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlediğinden bahisle dosya ele alınarak hükmün açıklanmasına ilişkin verilen 14.01.2016 tarihli kararın hukuki değerden yoksun yok hükmünde olması nedeniyle temyizi kabil bir karar niteliğinde olmaması ve bu nedenle de zamanaşımının ancak itiraz merciince değerlendirilmesinin mümkün olması karşısında, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi gereğince (REDDİNE), 12.02.2013 tarihli kararın kesinleşmesi hususunun mahallinde takdir ve ifasına karar verilmesi yerine, yerel mahkemenin yok hükmünde olması nedeniyle temyizi mümkün olmayan 14.01.2016 tarihli kararının bozulmasına ve zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 27.09.2023

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/4969, K. 2023/7437, T. 27.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-4969-e-2023-7437-k-583cc1e5f0bd