Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/4462 E. 2025/2382 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4462
- Karar No
- 2025/2382
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/54 E., 2016/7 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
Üst yer Cumhuriyet savcısının temyizi yönünden; hükmü süresinden sonra temyiz ettiğinden 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olmadığı, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.
Katılan ... İdaresi vekili ve sanıkların temyiz istemine yönelik; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, (Sanık ...'in gıyabında verilen kararın, bilinen en son adresi olan ve yargılama aşamasında bildirilen adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 10. maddesi hükmüne uygun olarak tebliğ edilmesi, bu adrese çıkartılacak tebligatın bila-tebliğ edilmesi halinde ise 6099 sayılı Kanun ile değişik 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesi uyarınca mernis adresine tebligat yapılması gerekirken, doğrudan mernis adresine yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından, öğrenme üzerine yapılan temyiz isteğinin süresinde olduğunun kabulü ile), temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. Üst Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden Üst yer Cumhuriyet savcısının, 25.02.2016 tarihli hükmü, bir aylık kanunî süre geçtikten sonra 28.03.2016 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından üst yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Katılan ... İdaresi Vekilinin Münhasıran Vekâlet Ücretine Yönelik Olarak ve Sanıkların Temyiz İstemleri Yönünden Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyaların miktar ve mahiyeti ile eşyaların yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
2.Sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi gereğince kamu davası açıldığı anlaşılmakla, sanığa ek savunma hakkı verilmeksizin aynı Kanun'un 3/5 ve 3/10 ve 3/10-son maddeleri gereğince karar verilmek suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 226. maddesine aykırı davranılması,
3.Sanıkların ayrı ayrı yolculuk yaptığı trenin farklı vagonlarında yapılan aramada sanıklara ait suça konu gümrük kaçağı sigaralar ele geçirilmiş olup, sanıklar arasında birlikte yargılanmayı gerektirecek hukuki ve fiili bir bağlantı bulunmadığı halde yargılamalarının birlikte yapılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması,
4.Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan ... İdaresi lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesine göre maktû vekâlet ücretine hükmolunması gerekirken yazılı şekilde dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili ile sanıkların temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 17.02.2025 tarihinde karar verildi.