Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/4578 E. 2025/2875 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4578
Karar No
2025/2875
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/244 E., 2016/351 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmi onama, kısmi bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; Sanık hakkında, 08.10.2015 tarihli eylemi nedeniyle 13.04.2016 tarihinde düzenlenen iddianame ile Erzurum 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/242 Esas, 2020/370 Karar sayılı dosyasında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun iadesi üzerine temyiz edilmeden kesinleşen mahkûmiyet hükmü verildiği, yine 11.09.2015 tarihli eylemi yönünden 08.01.2016 tarihinde düzenlenen iddianame ile Uşak 1.Asliye Ceza Mahkemesinin Yargıtay 7.Ceza Dairesinin 23.06.2020 tarihli 2020/1095 Esas, 2020/9940 Karar sayılı kararı ile verilen mahkumiyet hükmünün düzeltilerek onanmasına karar verildiği ve uyarlama yargılaması sonucunda sanığın bu eylemi yönünden 15.09.2021 tarihli ve 2020/523 Esas, 2021/467 Karar sayılı kararı ile kesinleşen Erzurum 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/242 Esas, 2020/370 Karar sayılı dosyasındaki eylemi yönünden zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından ; Anılan iki mahkemenin kararının Yargıtay denetiminden geçerek zincirleme suç hükümleri belirtilmeksizin kesinleşmesi karşısında anılan dosyaların temyiz incelemesine konu sanığın 16.08.2015 tarihli eylemi yönünden de tüm dosyaların birleştirilerek karar verilmesinin mümkün olmadığı, bu haliyle tayin edilecek cezanın, zincirleme suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi gereğince artırılmasına ve böylece bulunacak sonuç cezanın, zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı sonuç cezadan fazla olması halinde aradaki fark kadar ek cezaya hükmolunması, aksi halde ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeksizin, eylemin hükmü niteliği ceza tayin edilmeden yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

2. Sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

Açıklanan nedenlerle, katılan ... idaresi vekili ve sanık ...'in temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 20.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/4578, K. 2025/2875, T. 20.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-4578-e-2025-2875-k-d799abb0846a