Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/3617 E. 2023/7549 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/3617
- Karar No
- 2023/7549
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/230 E., 2016/251 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE 1.Kaçağa konu eşyanın, gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması halinde, isnat edilen eylemin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına muhalefet suçunu oluşturacağı, bu madde kapsamında belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü,
2.Yargılama sırasında Gümrük İdaresinin davadan ve duruşmadan haberdar edildiği, usulüne uygun tebligat üzerine Kurumca, 30.01.2009 tarihli dilekçe ile düzenlenen iddianamenin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na (5015 sayılı Kanun) muhalefete ilişkin olduğu belirtilerek davaya müdahil olmayacaklarının ifade edildiği,
3.Sanık hakkında 16.06.2009 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 15.09.2009 tarihinde kesinleştiği, bu tarihten itibaren ihbar edilen yeni suç tarihi olan 16.09.2010 tarihine kadar zamanaşımı süresinin 1 yıl 1 gün durduğu, suç tarihinden itibaren durma süresi de olağanüstü zamanaşımı süresine ilave edildiğinde, zamanaşımını kesen başkaca bir sebep de bulunmadığından, 17.12.2021 tarihinde, incelemeye konu hükümden sonra, temyiz inceleme gününde olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu anlaşılmıştır.
II. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2016 tarihli ve 2016/230 Esas, 2016/251 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle 28.09.2023 tarihinde karar verildi.