Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/30498 E. 2025/7281 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/30498
- Karar No
- 2025/7281
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/200 E., 2021/156 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi EK KARAR : Temyiz talebinin sıfat yokluğu nedeniyle reddi ASIL KARARI TEMYİZ EDEN : Sanık EK KARARI TEMYİZ EDEN : Şikâyetçi ... vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Şikayetçi ... vekilinin temyiz isteminin reddine ilişkin 24.06.2021 tarihli ek kararın ve sanık hakkında bozma üzerine kurulan asıl hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin asıl hükmü ve ek kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I-Şikâyetçi ... Vekilinin Ek Karara Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesinde; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre yargılama konusu suç yönünden şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığının suçtan zarar gören sıfatının bulunmadığı, bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237/1. maddesi uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 315/1. maddesinde yer verilen; "Temyiz isteği kanuni sürenin geçmesinden sonra yapılmış veya temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmişse veya temyiz edenin buna hakkı yoksa, hükmü temyiz olunan mahkeme bir karar ile temyiz dilekçesini reddeder." şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, ek kararda herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteği yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenle, şikâyetçi ... vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, şikâyetçi ... vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle ek kararın, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, II- Sanığın Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İsteminin İncelenmesine gelince; Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; .Suç tarihi, suçun işleniş biçimi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığa atılı eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması nedeniyle atılı eylemin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla 3/5, 3/10 ve 3/23. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetilerek, sanığın anılan Kanun hükümlerine göre cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişiklikten sonraki 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması, 2.5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanığa, gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını hüküm verilinceye kadar ödemesi halinde 1/2 oranında ceza indirimi uygulanacağının ihtar edilmesi gerekirken, 1/3 oranında ceza indirimi uygulanacağı ihtar edilerek sanığın yanıltılması ve ödemediğinden bahisle hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması, 3.Sanık hakkında doğrudan hükmedilen 5 gün temel adlî para cezasından 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapıldıktan sonra, 1 gün adlî para cezası yerine hesap hatası sonucu 2 gün adli para cezasına hükmolunması, 4. 5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesi hükmüne aykırı olarak, sanık hakkında kasıtlı suçtan 10 ay hapis cezasına hükmolunduğu halde, 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 20.05.2025 tarihinde karar verildi.