Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/29211 E. 2024/7560 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/29211
- Karar No
- 2024/7560
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/77 E., 2020/425 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2020/77 Esas, 2020/425 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanması suretiyle izin tecavüzü suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-b, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 25.11.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.07.2021 tarihli ve 94660652-105-34-5513-2021-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.09.2021 tarihli ve KYB - 2021/94629 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.09.2021 tarihli ve KYB - 2021/94629 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “ Dosya kapsamına göre, sanığın 66. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında er olarak görev yaptığı sırada 23/08/2016 tarihinde 5 günlük kanuni izne ayrıldığı, devamında 10 günlük ve 3 günlük iş görememezlik raporu aldığı, son raporun bitiş tarihi olan 15/09/2016 tarihinden 1 günlük yol süresi ile birlikte 16/09/2016 tarihinde birliğine katılış yapması gerekirken dönmediği ve 01/10/2016 tarihinde birliğine katıldığı anlaşılmakla, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 73/1. maddesindeki “Kaçak, kaçtığından altı hafta, seferberlikte bir hafta içinde kendiliğinden geri gelirse yukarıki maddelere göre verilecek cezalar yarısına kadar indirilir….” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın kaçtıktan sonra altı haftalık süre içerisinde kendiliğinden birliğine katılış yaptığı, bu nedenle anılan Kanun maddesi gereğince indirim yapılmak suretiyle cezanın belirlenmesi gerekirken sanık hakkında yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.10.2020 tarihli ve 2020/77 Esas, 2020/425 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca; hükmün ikinci paragrafından sonra gelmek üzere "sanığın 6 hafta içerisinde kendiliğinden Birliğine katıldığı anlaşıldığından cezasından 1632 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapılarak 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ibarelerinin eklenerek, hükümden "sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına" ilişkin bölümün tamamen çıkartılarak diğer hususların yerinde bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.09.2024 tarihinde karar verildi.