Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/26707 E. 2025/5457 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/26707
- Karar No
- 2025/5457
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/1259 E., 2019/752 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir oldukları, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Anayasanın 129/5. maddesi ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun 8. ve 95. maddeleri uyarınca; asker kişilerin askeri suçları ile bunların asker kişiler aleyhine yahut askerlik hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlar hakkında soruşturma yapılması, teşkilatında askeri mahkeme kurulan kıta komutanı veya askeri kurum amirinin iznine bağlı kılındığı, dolayısıyla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/7. maddesi gereğince basit yargılanma usulünün uygulanamayacağı ve sanığın firarda kaldığı sürenin 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 73. maddesinde düzenlenen 6 haftalık süreyi geçtiği, dolayısıyla 73. maddenin uygulanma imkanının bulunmaması karşısında Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. Firar suçuna yönelik kurulan hüküm yönünden yapılan inceleme; 14.11.2012-19.06.2013 tarihleri arasındaki firar suçuna ilişkin hüküm fıkrasında temel ceza belirlendikten sonra yalnızca 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesi uyarınca indirim yapılmasına rağmen gerekçeli karar içeriğinde sanığın 1632 sayılı Kanun'un 73. maddesinde belirtilen süre içinde döndüğünden bahisle cezasından indirim yapıldığı belirtilerek kısa karar ile gerekçe arasında çelişki oluşturulması, Yakalanmakla son bulan mehil içi firar suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan inceleme; Yargıtayın denetim işlevini yerine getirebilmesi için; kararların dayandığı tüm delillerin, bu delillere göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan gerekçesiz hüküm kurulmak suretiyle Anayasa'nın 141/3, 5271 sayılı Kanun'un 34, 230/1 ve 289/1-g maddelerine muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.