Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/26432 E. 2024/7693 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/26432
Karar No
2024/7693
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1004 E., 2020/1284 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında kanun iadesi sonrası kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I.TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; nakil aracının iadesine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir.

II.OLAY VE OLGULAR 1.05.10.2013 tarihinde saat 22.30 sıralarında, devriye sırasında dur ihtarına uymayıp kaçan ve takip sonucunda sanıklar ..., ... ve ...'ın içerisinde bulunduğu, sanık ... adına kayıtlı olan Ford Transit 350 Van model panelvan tipi kamyonetin kaza yapması ile bagaj

kapağının açılması sonucunda içerisinde motorin bulunan bidonların görülmesi üzerine, Cumhuriyet savcısının derkenar arama kararına istinaden araç içerisindeki 50 adet bidondaki toplam 2.800 litre gümrük kaçağı motorin ele geçirilmiştir.

2.Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ile 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasına aykırılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

3.Sanık ... soruşturma aşamasında; suça konu motorinin kendisine ait olduğunu, nakil aracını sanık ...’tan kiraladığını, sanık ...’nın yolda el kaldırması üzerine araca bindiğini, diğer sanıkların suça konu motorin ile ilgisinin bulunmadığını, kovuşturma aşamasında; sanık ...’nın komşusu olduğunu, ücret karşılığı yardımcı olduğunu, nakil aracının da şoförlüğünü sanık ...’nın yaptığını, suça konu motorinin sanıklar ... ve ...’a ait olduğunu, soruşturma sırasında para karşılığında suçu üstlendiğini, mahkemedeki savunmasının doğru olduğunu, kanun iadesinden sonra ise, önceki savunmalarını tekrar ettiğini, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmiştir.

4.Sanık ... soruşturma aşamasında; suçta kullanılan araca el kaldırarak yolda bindiğini, diğer sanıkları tanımadığını, kaçak motorinle ilgisinin bulunmadığını, kovuşturma aşamasında; araçta yolcu olarak bulunduğunu, suça konu motorinin kime ait olduğunu bilmediğini, sanık ...’ı önceden tanıdığını, sanık ...’ın mahkemedeki savunmasının doğru olmadığını, kendisinden 2.000,00 TL para istediğini, vermeyince sanık ...’ın savunmasını değiştirdiğini, kanun iadesinden sonra ise, önceki savunmalarını tekrar ettiğini, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmiştir.

5.Sanık ... aşamalarda; adına kayıtlı nakil aracını sanık ...’ın kiraladığını, motorinin kaçak olduğunu bilmediğini, sanık ...’nın araca yolda bindiğini, sürücü belgesi bulunmadığı için kolluk görevlilerinden kaçtığını, kanun iadesinden sonra ise, önceki savunmalarını tekrar ettiğini, suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmiştir.

6.Suça konu akaryakıta ilişkin dosyaya eklenen 06.01.2014 tarihli İnönü Üniversitesi Pal analiz raporunun, sanıklar ve suça konu motorinle ilgisi bulunmadığı anlaşılmıştır.

7.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır.

III.GEREKÇE 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve sanıkların savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından fikir ve ... birliği içerisinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden reddedilmiştir.

2.Dosyada mevcut olay tutanağına göre, sanıkların içinde bulunduğu kapalı kasa kamyonetin kaza yapması üzerine motorin bidonlarındaki toplam 2.800 litre kaçak motorin ele geçirildiği olayda; mahkûmiyet hükmüne esas alınan 06.01.2014 tarihli İnönü Üniversitesi Pal analiz raporunun, sanıklar ve suça konu motorinle ilgisinin bulunmadığının belirlenmesi karşısında; dava konusu akaryakıt numunelerinin yeterli düzeyde ulusal marker içerip içermediği, akaryakıt tanımına uygun bulunup bulunmadığının tespiti açısından İnönü Üniversitesi'nden Pal analiz raporunun getirtilmesinden sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

3.Suç tarihine ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası yollamasıyla beşinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

4.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı ve 16.05.2017 tarihli ve 2015/398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanıklar ... ve ...'ın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmedikleri ve haklarında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 05.10.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 07.10.2013 olduğu, UYAP kayıtlarının incelenmesi sonunda; Sanık ... hakkındaki; Hassa 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/68 Esas sırasında kayıtlı dosyasında suç tarihinin 19.09.2013, iddianame düzenleme tarihinin 12.11.2013 olduğu, Sanık ... hakkındaki; Hassa 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2024/482 Esas sırasında kayıtlı dosyasında suç tarihinin 26.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin 28.11.2013 olduğu, Bu dosyadaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre, adı geçen sanıklar ... ve ...'ın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanıklar ... ve ...'ın hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

5.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanıklara soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının sanıklara bildirilmesi gerekirken indirim oranının 1/3 olarak bildirilmek suretiyle sanıkların yanıltılması,

6.Sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulur iken, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası gereği belirlenecek ... cezada, aynı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği artırım yapılmasından sonra 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası gereği cezada indirim uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,

7.Suça konu kaçak eşya hakkında 08.10.2013 tarihinde tasfiye kararı verildiğinin anlaşılması karşısında, eşya tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irat kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

8.Kanun iadesi öncesinde suçta kullanılan nakil aracının müsaderesine karar verildiği gözetilerek, suça konu eşyanın ve nakil aracının değeri itibarıyla, aracın müsaderesinin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereği işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurup doğurmayacağının tespiti bakımından, suça konu eşyanın miktar ve hacim bakımından, taşındığı nakil aracının tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturup oluşturmadığı tespit edilerek, sonucuna göre nakil aracının müsaderesi ya da iadesi yönünden bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verilmesi,

9.24.11.2020 tarihinde yürürlüğe geren A.A.Ü.T.'ne göre katılan kurum lehine 4.080,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, eksik vekalet ücretine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

IV.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.11.2020 tarihli ve 2020/1004 Esas, 2020/1284 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/26432, K. 2024/7693, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-26432-e-2024-7693-k-1d8e477171c7