Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/26102 E. 2024/7945 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/26102
Karar No
2024/7945
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/195 E., 2021/144 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kanun iadesi üzerine üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, suça konu sigaraları ticari amaçla bulundurmaması ve hükmedilen adlî para cezasını ödeyecek gücü olmaması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde kolluk görevlileri tarafından önleme araması kararına istinaden durdurulan yolcu otobüsünün bagajında yapılan aramada, otobüste yolcu olarak bulunan sanığa ait valizler içerisinde 188 karton gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı belirlenmiştir. Sanık savunmasında, suça konu sigaraları içmek amacıyla satın aldığını, ticari amacının bulunmadığını beyan etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit vakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Sanıktan ticari miktarda ve mahiyette kaçak sigara ele geçirilmiş olması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 17.12.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 15.09.2015 olduğu, - Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi sorgulamasında, kesinleşen Tatvan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/45 Esas, 2016/201 Karar sayılı dosyasındaki suç tarihinin 23.10.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 29.01.2015 olduğu, - Dairemizin 2023/16541 Esas sırasında kayıtlı olan Bingöl 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/350 Esas, 2023/326 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 13.12.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 23.02.2015 olduğu görülmekle, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi, kesinleşen dosya aslının ya da onaylı örneğinin dosya arasına alınması, eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında kaldığının kabul edilmesi halinde kesinleşen karar yönünden mahsubun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi, 2. Ele geçirilen kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, nedenleriyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 26.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/26102, K. 2024/7945, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-26102-e-2024-7945-k-a21b0f4c39e5